İzmir'de Yeni Asır Gazetesi, Sevilen şarapları, Özsüt gibi kuruluşların iddialı oldukları gibi, Türk Kalp Vakfı da tenise güzellikler ve fayda katarak değişik bir iddiayı devam ettiriyor. Tenis sevgisinin ülkemizde de her geçen gün gittikçe arttığını, tenisin çok önemli bir spor dalı olduğunu, genç tenisçilerimizin de hevesle bu cazip spora sarılarak başarılı olmaya başladıklarını bildiren Türk Kalp Vakfı yöneticileri bu sporu Kalp Haftaları programına aldı. Bunda Nejat Müldür paşamızın emeği büyük. Zevkli, çekişme ve heyecan beklenen turnuvalarda, bu yıl da Türk Kalp Vakfı mobil sağlık ekibi, tenisçi ve tenisseverlerin şeker, kolesterol ve tansiyon ölçümlerini yapacak. İşte turnuvayı cazip kılan değişik uygulamalar.
Vakfın gelenekselleşmiş Club Sporium Puanlı Tenis Turnuvası, Turkcell ve Point Hotel'in isim, Türk Ekonomi Bankası, Suzuki A.Ş., Doğa Koleji ve Banat A.Ş.'nin de ana sponsorluğuyla 15 Haziran'da başladı. Her sene büyük yeniliklere tenis camiası karşısına çıkan Türk Kalp Vakfı, turnuvanın tanıtım programına bu sene ünlü manken Özge Ulusoy'un, tenis hocası Korhan Akın'dan alacağı 10 dakikalık tenis dersi gösterisinin ardından, A Milli Takım Bayan tenisçilerimizden Çağla Büyükakçay, Pemra Özgen, Başak Eraydın ve Melis Sezer'in muhteşem gösteri maçı da olaya çok renk katacak. Evet, Tenis her türlü yeniliğe açıktır ve hep de açık olacaktır.
Küçük Kulüp turnuvaları
İzmir'in hala yaşayan en eski tenis kulübüdür Küçük Kulüp. Diğer bir ismi de "Alyans Kulüp"tür... Bir zamanlar levantenlerin oynadığı bu güzide kulübümüzün yalnızca 2 adet kortuna rağmen, kulüp olarak kendilerine has ve İzmir'in en ilgi çeken turnuvalarını düzenlemekte üstüne yoktur. Biri herkese açık Jim Giraud Çift Erkekler Turnuvası (70 yaş sınırından başka sınır yok), diğeri ise Karışık Çiftler Turnuvası. Kulüp içi iki turnuvasını ise hiç saymıyorum. Hepsi de artık sabırsızlıkla beklenen geleneksel turnuvalar haline geldi. Turnuva katılım payı almazlar, her maçta yeni top açarlar, tüm maçlar hakemli oynanır, hafta sonu katiyen maç konulmaz, maçlar programına göre yapılır ve daima gününde biter. Su gibi ihtiyaçlar ise sınırsız olup, her katılana muhakkak bir şapka ve tişört hediye ederler. Böyle olunca da katılan oyuncular gibi seyirciler de İzmir'in her köşesinden gelir ve turnuvanın son günü (hep Perşembe'dir ) final maçının ardından tüm sporcuların katıldığı şık, neşeli ödül töreninde sporcular özel kupalarını kaldırır. İzmir'in önemli bir tenis olayı da hafızalardaki yerini alır. Teşekkürler Küçük Kulüp, umarım bu zevkli olayı daima yaşatırsınız.
İstanbul Cup
Uluslararası en büyük turnuvamız olan 200 bin dolar toplam ödüllü WTA İstanbul Cup Tenis Turnuvası'nda beklenen konsansüs nihayet sağlandı ve Cem Bayram turnuva direktörü olarak atandı. İlk defa bir otelin tesislerinde, sonrasında ise Tekstil Kent bünyesindeki kortlarda yapılan turnuva, geçen sene büyük bir yatırım ve federasyonumuzun kanalize ettiği maddi destek ile ENKA tesislerinde yapılmış ve göçebelikten kurtulmuştu.
Üç sene boyunca İstanbul'da yapılması imza altına alınmış, ilki gelecek yıl gerçekleşecek olan ve ilk sıradaki 8 oyuncunun katılabileceği WTA Championsships yılsonu turnuvaları boyunca, İstanbul Cup yapılmayacak. Bu bakımdan İstanbul Cup'ın 3 sene sonra tekrar yapılmaya başlandığında cazibesini kaybetmemesi için, bu seneki organizasyonun çok iyi geçmesi şart. Gelinen noktada işbirliği ve konsansüsün devamını diliyorum. Yeter ki, hangi büyük oyuncu katılırsa katılsın, turnuva gerçekleşsin ve tribünler tıklım tıklım dolsun.
