Aile tenisi
Barometre Gazetesi tarafından düzenlenen, ne yazık ki işlevini tamamlamadan terk edilen Barometre İş İnsanları Turnuvası, ilk kez veteran tenisiyle 91 yılında tanışan İzmirli tenisçilerin seslerini Türk tenis dünyasına duyurmasına vesile olmuştur. İzmirliler de bu şampiyona bırakılana kadar giderek artan katılımlarıyla, millilikle taçlanan başarılar elde etmişlerdir.
İzmir, İstanbul'da öncü olarak faaliyet göstermiş ve maalesef kendini tasfiye etmiş olan VTB örneğini göz önüne alarak 1993'te tüm İzmirli kulüplerin konsansüsü ile kendi yasal veteran derneği olan Egeli Tenis Veteran Derneğini (ETV) kurdu. Böylece İzmir'de veteran tenisi ile ilgili ciddi ve giderek artan faaliyetlerin, tenisin küçüklü büyüklü fertlerine sıçrayıp moda olması, yakında 90+ guruplarını da görmeye başlayacağımız ve yıllar boyu sürecek "aile tenisi" uygulamalarının başlamasını sağladı.
Her ne kadar ETV, federasyonumuzca performansa yer vermediği için tenis faaliyeti yapmıyor gibi algılansa da, tesislerinde sabahtan başlayarak gece yarılarına kadar oynanan maçlarla İzmir tenisine her yaşta (18+'dan 75+'ya) oyuncu kattı. Sayısız kadın/erkek hakem ve hakem adayını, çok sayıda seyirciyi İzmir tenisine kazandırdı. Ve bugün de İzmir tenisinde yayılma ve gelişmenin örneği durumunda...
Ustalar buluştu
Eskileri yabana atmayın. Fransız Guy Forget, file oyunu ile ün kazanmış Fransız Yannick Noah'ın Roland Garros'u kazanmasının seneyi devresinde, oyunu meslek edinmiş, Muster, Lendl, Edberg, Wilander, John McEnroe gibi, tenisin altın yıllarını yaşadığı 1980'lerin efsane tenisçilerini "Coubertin TrophLagardSenior Tour" çerçevesinde bir araya getirmeyi başardı. John McEnroe tenisteki çeşitli denemeleriyle kortlardan hiç kopmadı... Kendine göre tenisi yorumlamaya devam ettiği gibi New York'ta kurduğu akademisinde kendi görüş ve anlayışıyla eğitim veriyor.
Mats Wilander tenisle ilgili medya danışmanlığı yapıyor. Davis Cup'ta bir deneme yaşayan Wilander, McEnroe gibi kendisini unutturmamaya çalışıyor.
Uzun süre eline raket almayan Lendl ise tekrar kortlara ilgi duymaya başlamış gibi... Umarız bu ustaların düşünceleri ve yaptıkları her geçen gün tenis gündeminde daha çok yer alır... Duraklayan tenisin galiba bu şekilde geçmişten ders almaya ihtiyacı olacak...
Nereden nereye
Yıl 2010... Veteran olgusunu anlamaya başladıktan neredeyse yirmi yıl sonra kulüp sayısı, kort sayısı, oyuncu sayısı artan İzmir, kaliteli veteran oyuncularıyla turnuvalarda, sağladığı yüksek katılımlarla artık çekinilen ve daha güzeli veteran camiası tarafından sevilen insanlarıyla bugün karşımızda.
Umarız İzmirli veteranların bu başarı grafiği performansa ağırlık vermiş olan kulüplerimize sıçrar. Et ve tırnak gibi birbirlerine yakışan "performans ve veteranlık" olgusu içinde federasyonla kurulacak ciddi ve uygulanabilir bir konsansüsle veteranlar hak ettikleri değeri bulur. Kulüpler de onlarla beraber her bakımdan zenginleşir, performans oynayan başarılı çocukları İstanbul'a kaptırmazlar ve eski başarılı günlere dönerek hiçbir transfere ihtiyaç duymadan, kendi öz çocuklarıyla, gerek ferdi gerekse de takım şampiyonalarına ağırlıklarını tekrar koymaya başlarlar.
