Hantavirüs enfeksiyonları son günlerde bir gemide görülen vakalar sonrası yeniden gündeme gelirken, uzmanlar özellikle kemirgenlerle temasın yoğun olduğu alanlarda dikkatli olunması gerektiği konusunda uyardı.

Kanamalı ateş grubunda yer alan hantavirüslerin çoğunlukla kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salgıları aracılığıyla bulaştığı belirtilirken, hijyen kurallarına uyulmasının ve riskli ortamlarda korunma önlemleri alınmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Hantavirüs enfeksiyonlarının özellikle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında daha sık görülebildiği aktarıldı. Hastalığın iki farklı klinik tabloya yol açabildiği belirtilirken, akciğer tutulumu ile seyreden formun daha çok Amerika kıtasında görüldüğü, böbrek yetmezliği bulgularıyla ortaya çıkan formun ise Türkiye'de özellikle Karadeniz Bölgesi'nde görüldüğü kaydedildi.

Uzmanlar, hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama belirtileriyle ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Türkiye'de ilk vakaların 2000'li yıllarda Zonguldak ve Giresun'da bildirildiği belirtilirken, son dönemde gündeme gelen Andes alt tipinin nadir durumlarda insandan insana bulaşabileceği ifade edildi. Tedavi sürecinin ise genellikle destekleyici yöntemlerle yürütüldüğü bildirildi.

Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiği vurgulanırken, özellikle açık ve sulak alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve gerekli korunma önlemlerinin alınması gerektiği belirtildi. Uzmanlar ayrıca mevcut bilgiler doğrultusunda hantavirüsün COVID-19 benzeri küresel bir pandemiye yol açmasının beklenmediğini ifade etti.