Hayvancılık sektörü, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Süt ve besi sığırcılığı en önemli hayvancılık faaliyetlerinin başında gelmektedir. Sürekli artan nüfusun gıda talebini karşılamanın yanı sıra istihdam ve ihracat potansiyeli de yüksek olan süt ve besi sığırcılığı ülkemizde her geçen gün devlet desteğiyle de büyük bir ivme kazanmaktadır. Ancak yatırım yapmak isteyen girişimciler için 'besi hayvancılığı mı yoksa süt hayvancılığı mı daha karlı?' sorusu sıklıkla sorulur.

AYRILDIKLARI NOKTALAR
Bu yazımızda amaç sığırcılıkta iki modeli, sermaye, nakit akışı, emek, risk, pazar ve işletme büyüklüğü açısından yan yana koyup, çiftçiye hangisinin daha uygun olduğunu net biçimde ele almaktır. Besi hayvancılığı, büyükbaş hayvanların et üretimi amacıyla yetiştirilmesidir. Bu modelde hayvanlar kısa süreli yoğun yemleme dönemlerinden geçirilerek hızlı kilo alımı sağlanır ve ardından kesime gönderilir. En yaygın tercih edilen ırklar arasında Şarole, Limuzin ve Simental gibi et verimi yüksek ırklar yer alır. Süt hayvancılığı, süt üretimi amacıyla yapılan hayvancılık türüdür. Bu işletmeler genellikle uzun vadeli bir üretim döngüsüne sahiptir. Holstein ve Jersey gibi süt verimi yüksek ırklar tercih edilir. Elde edilen süt, doğrudan pazarlanabildiği gibi peynir, yoğurt gibi ürünlere de dönüştürülebilir. Süt ve besi sığırcılığına girmek isteyen çiftçinin önündeki ilk büyük ayrım, hayvanı ete mi süte mi yönlendireceğidir. Besi sığırcılığında amaç, hayvanı belirli bir sürede canlı ağırlık kazandırıp satmaktır; süt sığırcılığında ise sürüyü uzun yıllar elde tutup her gün ürün almaktır; belirleyici olan hayvanın türü değil, işletmenin sermayesi, emek gücü, yem imkanı ve pazarıdır. Besi ve süt sığırcılığı, iş modeli olarak birbirinden ayrılır. Besicilik bir dönemsel iştir sütten kesilmiş olan, genellikle 6 aylık danayı alırsınız, belirli bir süre besleyip canlı ağırlık kazandırırsınız, hedef kiloya ulaşınca satarsınız. Kar, alış ile satış arasındaki farktan ve yeme dönüştürme veriminden çıkar. Süt sığırcılığı ise süreklilik işidir sağmal inek sürüsünü elde tutar, her gün süt sağar, düzenli olarak buzağı alır ve sürüyü yeniler. Burada kar günlük süt gelirinin masrafları aşmasından doğar. Bu fark her şeyi belirler. Besicide para büyük bloklar halinde girer ve çıkar sütçülükte ise küçük ama düzenli bir akış vardır. Bir çiftçinin hangi modele yatkın olduğunu anlamak için önce şu soruyu sorması gerekir: "Ben tek seferlik büyük hasat mı istiyorum, yoksa her ay kasaya giren düzenli bir gelir mi?"

SERMAYE FARKI
Süt sığırcılığı, başlangıçta daha ağır bir sermaye ister. Sağmal inek, besilik danaya göre pahalı bir hayvandır üstelik yanında sağım ünitesi, süt soğutma tankı, düzenli su ve elektrik, nitelikli bir barınak gerektirir. Kaba yem deposu ve silaj imkanı zorunludur. Besicilikte ise ahır standardı daha esnektir, sağım altyapısı yoktur ve hayvanı az miktarda istediğiniz sayıda alıp riski böldüğünüz için başlangıç eşiği daha düşük tutulabilir. Buna karşılık besicide sermaye sürekli hayvan alımına bağlanır her yeni parti için ciddi nakit gerekir. Emek konusunda süt sığırcılığı çok daha bağlayıcıdır. İnek sağımı günde en az iki kez, her gün, yapılmak zorundadır sağımın aksaması hem verimi düşürür hem hayvanın konforunu bozar. Bu yüzden süt işletmesi çiftçiyi sürüye bağlar. Besicilikte iş yükü daha esnektir yemleme, sulama, altlık ve gözlem günlük rutindir ama sağım gibi saat tutan bir zorunluluk yoktur.
SAĞLADIĞI KAZANÇLAR
Risk açısından iki model farklı tehlikelere açıktır. Besicinin en büyük riski fiyat makasıdır. Yem fiyatındaki ani artış da kar marjını hızla eritir çünkü besi maliyetinin büyük kısmı yemdir. Buna karşılık besici, piyasayı beğenmezse satışı bir süre erteleyip hayvanı elde tutabilme esnekliğine sahiptir. Süt işletmesinde ise risk daha çok süt alım fiyatı ile yem fiyatı arasındaki dengeye bağlıdır bu denge bozulduğunda her gün zarara üretim yapılıyor olabilir. Sütçünün ayrıca sürekli ve güvenilir bir alıcıya, süt toplama merkezine veya birliğe ihtiyacı vardır. Besi eti pazarı ise hayvan pazarları, celepler ve kurban dönemi gibi hareketli talep noktalarıyla daha dağınık ama daha esnektir. Bölgenizde düzenli bir süt alıcısı yoksa süt işletmesi baştan riskli olur; canlı hayvan pazarına yakınsanız besicilik avantaj kazanır. Öte yandan besi hayvancılığı, hızlı kazanç elde etmek isteyen yatırımcılar için daha uygundur.