BESLENME VE DİYET UZMANI MEHLİKA ÖKTEM DİYOR Kİ...
Her anne baba çocuğunun yaşıtları kadar, hatta mümkünse biraz daha uzun olmasını ister. Peki süt içirmek, yumurta yedirmek, ip atlatmak ya da vitamin takviyesi kullanmak gerçekten boy uzatır mı? Çocukların büyümesinde beslenmenin, hareketin ve genetiğin rolünü doğru bilmek, iyi niyetle yapılan yanlışlardan çok daha değerlidir. Bir çocuğun boyunu belirleyen en önemli etkenlerden biri genetik mirasıdır. Ancak genetik, çocuğun ulaşabileceği boyun tek başına garantisi değildir. Anne karnından itibaren yeterli beslenme, genel sağlık durumu, hormonlar, uyku ve ergenliğin zamanlaması da büyüme sürecini etkiler. Burada önemli bir ayrıntı var: Amaç çocuğu genetik potansiyelinin ötesine taşımaya çalışmak değil, sahip olduğu büyüme potansiyeline ulaşmasını desteklemektir.
YETERLİ BESLENME
Boy uzaması yalnızca kalsiyum tüketmekle gerçekleşmez. Vücudun yeni doku oluşturabilmesi için yeterli enerjiye, proteine, vitaminlere ve minerallere ihtiyacı vardır. Yeterince yemek yemeyen, çok kısıtlı beslenen veya bazı besin gruplarını gereksiz yere tüketmeyen çocuklarda büyüme olumsuz etkilenebilir. Yumurta, et, balık, tavuk, yoğurt, peynir, kuru baklagiller ve diğer protein kaynakları bu nedenle önemlidir. Protein, büyüme sırasında yeni dokuların oluşturulmasında görev alır. Kalsiyum deyip geçmeyin: Kemiklerin yapı taşları sofrada Çocukların kemiklerinin gelişmesi ve güçlenmesi için kalsiyum vazgeçilmezdir. Özellikle büyümenin hızlandığı dönemlerde yeterli kalsiyum alımı önem kazanır. Süt, yoğurt, peynir ve kefir günlük beslenmede kullanılabilecek pratik kaynaklardır. Ancak süt içmeyen bir çocuğun yeterli kalsiyum alamayacağını düşünmek yanlıştır. Susam ve tahin, kalsiyumla zenginleştirilmiş ürünler, bazı yeşil sebzeler ve kılçığıyla tüketilebilen küçük balıklar da beslenmeye katkı sağlayabilir. Bitkisel kaynaklardaki kalsiyumun emilimi besinin türüne göre değişebilir; bu nedenle çeşitlilik önemlidir. Örneğin kahvaltıda yumurta ve peynir, ara öğünde yoğurt veya kefir, ana öğünlerde kuru baklagiller ve sebzeler tercih edilebilir. Tahin de uygun porsiyonlarda kahvaltıya veya ara öğünlere eklenebilir. Burada hedef tek bir besini mucize hâline getirmek değil, gün boyunca farklı kaynaklardan yeterli besin alımını sağlamaktır. Kalsiyumun yanında D vitamini de unutulmamalıdır. Çünkü D vitamini, bağırsaklardan kalsiyum emilimine yardımcı olur. D vitamini eksikliği kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir. Ancak her çocuğa gelişigüzel vitamin veya mineral takviyesi vermek doğru değildir; ihtiyaç, yaş ve sağlık durumuna göre değerlendirilmelidir. Ebeveynlerin sıkça merak ettiği konulardan biri de fiziksel aktivitedir. Basketbol oynayan, yüzme kursuna giden veya her gün ip atlayan çocukların daha uzun olacağı düşünülür. Oysa belirli bir spor dalının çocuğun genetik boy potansiyelini artırdığına dair güçlü kanıt bulunmamaktadır. Bununla birlikte hareket etmek kesinlikle önemlidir. Koşmak, zıplamak, ip atlamak, seksek oynamak, basketbol oynamak, dans etmek ve yaşına uygun açık hava oyunları kemiklerin güçlenmesine, kasların gelişmesine ve genel sağlığın desteklenmesine yardımcı olur. Özellikle ağırlık taşıtan ve zıplama içeren aktiviteler kemik sağlığı açısından yararlı olabilir. Büyüme hormonu, günün farklı zamanlarında salgılansa da özellikle derin uyku dönemlerinde belirgin artış gösterebilir. Bu nedenle çocukların yaşlarına uygun sürelerde uyuması önemlidir.
HER ÇOCUK FARKLI
Önemli olan düzenli bir uyku rutini ve yeterli toplam uyku süresidir. Çocukları yalnızca sınıftaki arkadaşlarıyla karşılaştırmak yanıltıcı olabilir. Aynı yaştaki iki çocuğun boyları; genetik özellikleri, büyüme hızları ve ergenliğe giriş zamanları nedeniyle farklı olabilir. Daha anlamlı olan, çocuğun boyunun yaşına ve cinsiyetine göre büyüme eğrisinde nasıl ilerlediğini takip etmektir. Okul öncesi dönemden ergenliğe kadar boy uzama hızı aynı kalmaz. Ergenlik öncesinde çocuklar çoğunlukla yılda yaklaşık 5-6 santimetre uzarken, ergenlik döneminde bu hız belirgin biçimde artabilir. Bu değerler yaklaşık ortalamalardır; her çocuğun gelişimi aynı değildir. Boy uzamasının belirgin biçimde yavaşlaması, büyüme eğrisinde aşağı doğru sapma olması veya çocuğun boyunun ailevi beklentilerinin çok altında kalması durumunda çocuk doktoruna başvurulmalıdır. Gerekli görüldüğünde çocuk endokrinolojisi değerlendirmesi yapılabilir. Çünkü bazen sorun yalnızca beslenme değil; tiroit hastalıkları, büyüme hormonu eksikliği, çölyak hastalığı veya başka kronik durumlar olabilir.

