• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Güvenli bağlanma ve bağımlılık ARZU GÜNAYDIN Güvenli bağlanma ve bağımlılık arzu.gunaydın@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 06.03.2021, 00:00

İnsanlarla yürekten bağ kurabilmek en büyük ihtiyaçlarımızdan...
Yeni doğanın ilk kurduğu bağ annesi ile mesela... Bu, öyle bir bağ ki, kendini ve annesini bir görmesine sebep oluyor... Sonrasında ise belki de tüm ömrümüz o bir olma duygusunu aramakla geçiyor, kim bilir?
Karşılıklı güven, sevgi ve ilgi ile taçlanan bağlar insan olmanın gereklerinden... İnsan başkaları ile tamamlanabiliyor ancak. Bir olabilmenin mutluluğuna ulaşmadan, eksikliklerimizden sıyrılabilmemiz mümkün mü? Hatta hayatta kalmanın başka bir yolu olabilir mi? Kurduğumuz bağlar sadece insanlarla da değil üstelik...
Diğer canlılarla, kitaplarla, bazen iş ile, hatta nesnelerle, maddi ya da manevi unsurlarla da çeşitli bağlarımız olabiliyor. Bağlar güçlendirirken bizi, bağımlılığa dönüşenleri ise ilk önce değersizlik duygumuzu artırıyor.

YOKSUNLUK HISSI
Her ne ile olursa olsun kurduğumuz ilişki, hayatımızı kısıtlar hale geldiyse, ortada bağdan daha çok bağımlılıktan bahsetmek gerekir.
Bağımlılıklar bizleri tutsak, muhtaç hale getirmekte.
Bağımlılığın kökeninde aslında sağlam olmayan bağlar var. Çocukluğumuzdan itibaren kurduğumuz bağlarda yaşadığımız yoksunluklar bizleri bağımlılığa itmekte. Yani bağın niteliği bağımlılığı belirler ya da engeller. İnsan tek başına da var olabildikçe, kendine yetebildikçe bağımlılıklardan uzak kalır.

KENDINIZ DE YOK OLURSUNUZ
Eğer bağımlıysanız, yokluğunda kendinizi de yok hissedersiniz. Sağlıklı bağlar kurabildiyseniz, kendinizi daha çok var hisseder, kendinizin ve karşınızdakinin değerini görürsünüz.
Öyleyse oturup düşünmeliyiz:
Çocuklarımızı bize bağlı mı yoksa bağımlı mı yetiştiriyoruz? Güçlü bağ kurma yetisi oluşturabildiysek eğer çocuklarımızda, ben sevgiye güveniyorum diyen bireyler kazandırmışızdır topluma... Sevgiye, sevildiğine ve sevdiğine güvenen...

BOSLUK VE ÇATISMA
Hayatlarında sevgiyi alıp veremediklerini düşünen insanlar ise para, statü vb ne ulaştıklarında mutlu olacaklarına inanıyorlar. Ulaştıklarında veya ulaşamadıklarında yaşadıkları içsel boşluk ve çatışmadan bağımlılık geliştirerek kurtulmaya çalışıyor bir kısmı. Aslında kendi yalnızlıklarından ve travmalarından kaçıyorlar.
İşkolik olanlar, sürekli çalışan ya da hep sosyalleşmek için çabalayanlar, sosyal medyadan kopamayan insanlar aslında sadece durmaktan kaçıyor. Çünkü durduklarında kendileri ile yüzleşecekler...
Durmak zorunda kalanlar ise kimi alkol, bazısı uyuşturucu ya da bir kısmı digital dünya ile düşüncelerini uyuşturuyor, kendinden kaçıyor...

ÖZGÜRLÜGÜ KISITLAR
Çocuklarımızla kuracağımız güçlü bağlar onları bağımlılıkların her türlüsünden koruyacak, gelecekte ve şu anda sağlıklı ilişkiler kurmalarını sağlayacak. Bağımlılığın bir çok çeşidinden bahsedilebilir.
Ama hepsinin ortak yönü, özgürlükleri kısıtlaması. Halbuki insan olabilmek, özgün ve özgür olabilmekle ilgili. İnsanlık onurunun korunması , kişinin kendini gerçekleştirebilmesinde saklı değil mi?
Kendimiz olabilmenin ve potansiyelimizi kullanabilmenin yolu ise güçlü bağlar kurmak ve bağımlılıklardan uzak durmakla mümkün...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI