• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Yeni sorunlar başlayabilir ARZU GÜNAYDIN Yeni sorunlar başlayabilir arzu.gunaydın@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 25.09.2021, 00:00
Schopenhaur 'Büyük acılar daha önemsizlerinin hissedilmesini engeller ve tersine büyük acıların yokluğunda en küçük dertler ve sıkıntılar bile bize büyük acı verir' demiş... Bizde de sık duyduğumuz ve bilgelik içeren dualardan biri 'Allah bu acını unutturmasın' temennisidir. Çünkü biliriz ki, daha büyük acı çekilirse ancak bir önceki unutulabiliyor. Allah kimseye büyük acılar yaşatmasın ama biz ebeveynler pandemiden önce çocuklarla ilgili romantik sayılabilecek dertlerimizi şu günlerde arar olmadık mı? Hani bu çocukların yarış atı gibi o kurstan bu kursa koşmasından başlayan dem vurmalarımız, sorumsuzluklarından dert yanışlarımız pandemiden sonra çok anlamsızlaşmadı mı? Okullar açılsın diye dört gözle beklerken, evlerden çıkamayan ekrana gittikçe daha da bağımlı hale gelen çocuklarımızı götüreceğimiz kursların bile hayallerini kurduk değil mi? Duruş bozuklukları, göz problemleri ya da artan obezite sorunlarının yanı sıra azalan sosyal beceriler her geçen gün daha çok endişelendirdi bizleri çünkü.

EVE DÖNME ISTEĞI
Nihayet okullar açıldı. Çocukların bir kısmı okullara sevinçle koştular.
Bir bölümü ise en baştan beri gitmeyi hiç istemedi. Arkadaşları ile bir araya gelen öğrenciler bunun mutluluğu ile üç haftayı geçirdiler. Ancak okula gitmeyi dört gözle bekleyen öğrencilerin dahi bir kısmı, bugünlerde uzaktan eğitime dönmeyi özlediklerini söylemeye başladı. Bunda birçok etken olmalı. Tam zamanlı eğitimle birden derslere gömülmekten, hastalıkla ilgili kaygılara; okulda maskeyi çıkaramamanın verdiği sıkıntıdan, saatlerce okulda kalmak zorunda olmaya kadar bir çok faktör sayılabilir.
Bu haftadan sonra evin konforunu özlemeye başlayan çocuklarla ilgili sorunları daha çok gözlemleyebiliriz.
Arkadaşları ile buluşmanın ilk heyecanını da atlattılar çünkü.

OKULUN İŞLEVİ
Dünya çok hızlı değişiyor, beraberinde dengeler de... Doğru değişime uyumlu ya da o süreci belirleyen bireyler olabilmenin yolu eğitimden geçmekte hiç kuşkusuz. Bu süreçte eğitimde de yeni koşullara uygun düzenlemeler kaçınılmaz görünüyor. Dönemin ve yeni nesil çocukların ihtiyaçları göz önüne alınmadan verilecek eğitim, 8-9 saat sürecek işkenceye dönüşebiliyor çünkü... Daha da kötüsü öğrenme isteklerini hatta merak duygularını dahi köreltebiliyor. Öncelikle okul tanımını, işlevini gözden geçirip yeni uygulamalara geçilmede geç kalınmamalı.
Sanayi devrimi döneminin ihtiyaçları için kurulan bu okul sistemi, günümüz dünyasının gereksinimlerine ne kadar yanıt veriyor, enine boyuna düşünülmeli.
Özellikle de bu süreçte.
Değişen dünyada önceliğimiz sağlıklı kalmak elbette. Ancak pandemiye odaklansak da sağlığın tanımının içinde ruhsal iyilik halinin olduğu da unutmamalı.
Çocukların sosyal yanlarının eksik kalması ruhsal bütünlüklerine de zarar verecek hiç kuşkusuz. Sonrasında akademik başarıya da.

RUHSAL SAĞLIK
İlk günlerde iletişim kurmayı unutan çocukların yalnızlıklarını gözlemledik okullarda. Oyun kuramayanları, selam bile veremeyenleri, kurulan oyuna dahil olamayanları da. Bu yüzden azalan özgüvenlerini üzülerek gördük.
Buna bir de pandemide artan obezite eklendiğinde benlik algılarının alt üst olduğuna şahit olduk, oluyoruz.
Salgından korumaya çalıştığımız çocukların sosyal ve ruhsal yönden de sağlıklı kalmasını sağlamak hiç kolay değil elbette. Sosyal mesafeyi korumaya çalışan öğrencinin ruhsal yakınlığa girebilmesini beklemek de.
Üstelik daha önce yaşanmadığından böyle bir dönemin tecrübeleri ya da verileri de yok elimizde. Adeta el yordamı ile yaşadıkça öğrenip çözümler bulmaya çalışıyoruz. Bu aşamada öğretmenlerin, uzmanların bir arada olup tecrübelerini paylaşmalarının çok değerli olduğuna inanıyorum. Özetle, bilgiye ulaşmak bu kadar kolaylaşmışken, okulları ruha ve kalbe dokunan mekanlar haline getirebilenler farklılık yaratacak... Gerisi zaten gelecektir.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.