• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Kaotik dünyada Erdoğan Türkiye için bir şans

BÜLENT ERANDAÇ

Kaotik dünyada Erdoğan Türkiye için bir şans

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 07 Ocak 2026

ABD Başkanı Trump'ın uygulamaya koyduğu MONROE DOKTRİNİ, küresel sistem açısından tam manasıyla DÜNYANIN çivisinin çıktığını, orman kanunlarının geçerli hale geldiğini, adeta BÜYÜK BALIK KÜÇÜK BALIĞI YER sözünün bir kez daha kanıtlanıyor. Uluslararası sistem işlemiyor. BM Güvenlik Konseyi kilitlenmiş durumda. Uluslararası Hukuk yerine GÜÇLÜLERİN HUKUKU devrede. Müttefiklik gerçek güven vermemekte.
Böyle kaotik bir dünyada, her ülke yarınlarını garanti altına almak için GÜVENLİK PARADİGMALARINI gözden geçirmek zorunda. Özellikle Büyük Türkiye yürüyüşünde olan ülkemiz, bulunduğu stratejik konumu itibarıyla jeopolitik kesişim kavşağında olduğundan çok daha dikkatli olmak zorunda. Dünyanın belirsizlik yaşadığı bir süreçte, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, geleceği çok iyi okuyarak gerçekleştirilen İÇ ve JEOPOLİTİK hamleler, Türkiyemiz için büyük bir şans. Dünyanın en tecrübeli Lideri Erdoğan azgın denizlerde TÜRKİYE GEMİSİNİ korunaklı limanlara yürütüyor. 1 Ekim 2023 yılında Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın TBMM'de yaptığı tarihi konuşmasında, İÇ CEPHENİN SAĞLAMLIĞI üzerinde derinlikli ifadelerde bulunmasının anlam ve önemi, çivisi çıkan dünya gerçekleri karşısında ne kadar hayati olduğu ortaya çıktı.

İÇ CEPHE ÇIKIŞI
Erdoğan'ın İÇ CEPHE çıkışı bölgesel ve küresel meydan okumalar karşısında Türkiye'nin Millî Birliğini ve Gücünü pekiştirme arayışının bir yansımasıydı. Tarihsel vurguyu yapan Erdoğan, iç uyumun ve milletin kolektif birliğinin, askerî bir yenilgiden daha büyük, varoluşsal bir tehdidi engelleyici nitelikte olduğunu gözler önüne serdi. Bu stratejik söylem, köklerini Türk Kurtuluş Savaşı dönemindeki Mustafa Kemal Atatürk'ün "İÇ CEPHEYİ SAĞLAM TUTMAK ZORUNDAYIZ" ifadelerinin Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından takipçisi olunmasıdır. Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne yönelik DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR eleştirileri ve Katil-Netanyahu'nun Gazze'deki soykırıma karşı haykırışı, dışarıda etkili bir eylem için iç gücün ön koşul olduğu vurgusunun zeminini oluşturuyordu. "İç cephe" sadece iç uyumla ilgili değil; aynı zamanda Türkiye'nin küresel çapta güç ve etki projeksiyonu için stratejik bir zorunluluktur. MHP Lideri Devlet Bahçeli de "iç cephe" kavramının en güçlü savunucularından lider olarak Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile beraber yol yürüyor. Türkiye'nin dünyada yaşanan gelişmeler karşısında stratejilerini belirlediğini, adımlarını planladığını ve yere sağlam basıp, hiçbir işini şansa bırakmadığını Cumhurbaşkanı Erdoğan özellikle vurguladı. Erdoğan ve Bahçeli'nin, İÇ CEPHYİ SAĞLAMLAŞTIRMAK için başlattıkları TERÖRSÜZ TÜRKİYE-BÖLGE sürecinin önemi ABD Başkanı Trump'ın GÜÇLÜNÜN HUKUKUNU devreye sokmasıyla çok daha iyi anlaşılmaktadır. Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili önemli açıklamalar yaptı: "Terörsüz Türkiye' sürecini kararlılıkla devam ettirerek, 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz. İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız. Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız." Erdoğan, önemli bilgiler verdi: "On yıllardır farklı biçimleriyle mücadele edilen terör belasının, Türkiye'nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır. DEAŞ'ından FETÖ'süne, DHKP-C'sinden PKK'sına gayrimeşru yapıların hepsi birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır. Kahraman güvenlik kuvvetlerimizin destansı mücadelesi, savunma sanayimizdeki atılımlarımızın ülkemize sağladığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarih reformlar ve milletimizin engin basireti sayesinde terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık." Erdoğan'ın final sözleri çok önemli oldu: "Türk ve Türkiye düşmanlarının sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz.
İç cephemizi sağlam tutacak, güçlendirecek, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız."

BAHÇELİ'DEN UYARI
Yeni yılın ilk TBMM Grup toplantısını yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli de, Suriye PKK'sı SDG'yi yeniden uyardı. PKK-SDG'ye "Ya mutabakatla ya zorla" dedi. Bahçeli, "SDG ve YPG'nin müzakere edilemez talepleri gündeme taşıması akıllara evvela uzlaşmadan kaçmak için mazeret ürettiğini getirmektedir, bu yanlıştır istikrar ve huzur hedeflerini sekteye uğratmaktadır" ifadelerini kullandı. Bahçeli, "Ya mutabakatla ya da zorla Suriye'nin toprak bütünlüğü tesis edilmelidir. İsrail'in siyonist planları bozulacaktır" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda AK Parti'den Mustafa Şen, CHP'den Murat Emir, DEM Parti'den Cengiz Çiçek, MHP'den Feti Yıldız, Yeni Yol Grubu'ndan Bülent Kaya'dan oluşan ORTAK YAZIM EKİBİ, 2026 yılı çalışmalarına başladı. ORTAK RAPOR YAZIM ekibi, Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi, örgütün fesih ve silah bırakmasının tespiti, atılacak idari ve hukuki adımlar" gibi başlıkları ele aldı. Komisyonun rapor yazım ekibi ilk kez 22 Aralık 2025'te toplanmıştı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Anayasa'nın ilk dört maddesini, 42. maddeyi ve 66. maddeyi tartışmaların dışında tuttuklarını söylemişti.
AK Parti ve MHP, yasal düzenleme aşamasına geçilmesi için PKK'nın silah bıraktığının "resmi devlet kurumları tarafından teyidini" PKKSDG'nin "Şam yönetimine entegrasyonuna" ilişkin 10 Mart mutabakatına uyulmasını şart koşuyor. CHP ise başta belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması, kayyuma son verilmesi olmak üzere sürecin "demokratikleşme" adımları ile örülmesini istiyor.
DEM Parti anadilde eğitim ve anayasal yurttaşlık dahil, Kürt sorununun çözümüne ilişkin önerilere yer verdi. Komisyonun ortak raporunu Ocak ayı sonuna kadar tamamlaması bekleniyor. Suriye PKKSDG'si 31 Aralık'a kadar verilen sürede Katil Netanyahu'ya güvenerek gerekeni yapmadı.
Suriye'deki gelişmeler ve PKK'nın silah bırakmasıyla ilgili sahadan gelecek raporların sürecin kaderini de belirleyeceği, iktidarın bu alanda somut gelişme görmeden yasal düzenleme için adım atmayacağı ifade ediliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.