Adalet Bakanı Akın Gürlek'e TBMM'de yemin ettirmeme rezaletini Ekrem İmamoğlu'nun vesayetinden kurtulamayan Özgür Özel'in "İmamoğlu maskeli" provokasyonu olduğu hararetle tartışılıyor. AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, "İmamoğlu emir verdi" açıklamasında bulundu. Arka plan detaylarda ortaya çıkıyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın tensipleriyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı. Özgür Özel, Çarşamba günü sabah Silivri Cezaevi'ne gidiyor, Ekrem İmamoğlu ile değerlendirme yapıyorlar. TBMM'de yemin töreni (saat 15.00) başlamadan önce, Özgür Özel'in görüşmeden çıktıktan sonra Grup Başkanvekilleri Murat Emir ve Ali Mahir Başarır'a, "Bugün ona (Akın Gürlek) yemin ettirmeyeceksiniz. Kavgaysa kavga, dövüşse dövüş" talimatını verdiği kulislere yansıdı. Bu talimat üzerine, CHP TBMM grup başkanlığı, tüm CHP milletvekillerine, yeni Bakanların yemin töreninde muhakkak bulunmaları için mesaj attı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TBMM Genel Kurulu'na yemin etmek için çağrılınca, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "anayasaya aykırı" itirazı ve usul tartışma yapılmasını istemesi üzerine gerilim arttı. CHP sıralarından Anayasa kitapçığı atıldı. Bakan Gürlek yemin etmeye yürürken CHP'li bazı milletvekilleri planlı provokasyonla, kürsüye yürüyen Gürlek'in önünü kesmeye yeltendi. Meclis tarihinde ilk kez bir yemin töreni kürsü işgaliyle tekmelerin konuştuğu üzücü olaylara sahne oldu. Tüm CHP'li milletvekillerine, "Muhakka TBMM'de yeni Bakanların yemin törenine geleceksiniz" talimatı verilmesine rağmen, önemli bir oranda CHP Milletvekili gelmiyor. Yumrukların, tekmelerin konuştuğu dakikalarda, CHP'nin hemen hemen her olayda görünen bazı milletvekilleri ve onların yanında kavgaya giren 20-25 milletvekili dışında, yaklaşık 50-55 CHP'li milletvekilinin kavgaya karışmadıkları, kürsü işgaline tepki gösterdikleri gözleniyor. Sessiz kalarak tepki gösteren milletvekillerinin bir bölümünün Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimler olduğu konuşuluyor. CHP içinde fay hatları çatlamış görünüyor. Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel'e bağlı bir kısım CHP milletvekilinin sebep olduğu kavgaları bürosunda izleyen Kemal Kılıçdaroğlu, uzun süre sonra ilk görüntüsünü verdi. Deniz Baykal'ın vefatının üçüncü yıldönümünde Devlet Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, burada, ÖZEL VE İMAMOĞLU'NA DERİN mesaj veren bir açıklama yaptı: "Deniz Baykal, bizim siyaset tarihimizin çok önemli bir aktörü. DÜRÜST, NAMUSLU, AHLAKLI,
ÜLKESİNİ SEVEN, SİYASETİ AHLAKİ TEMELLER üzerinde yapan ve geliştiren, bizim de örnek aldığımız bir kişiydi. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum."
ABD-İRAN KRİZİ
ABD Başkanı Trump, alelacele Washington'a gelen Katil-Soykırımcı Netanyahu ile görüştükten sonra, İran'la ilgili çok tehlikeli açıklamalar yapılıyor. Trump, Netanyahu'yu karşılamadı, kameraların bulunmadığı Beyaz Saray'ın güney kapısından gizlice içeri aldırdı. Görüşme sonrası kamera karşısına geçmedi ve katil Netanyahu, Beyaz Saray'an görüntü vermeden ayrıldı. Washington'dan ayrılırken konuşan katil-soykırımcı Netanyahu, olası bir anlaşmanın sadece nükleer değil, balistik füzeler ve İran'ın bölgedeki vekil aktörleri konularını da içermesi gerektiğini üfürdü, "İran ile anlaşma yapılabileceğine karşı şüpheliyim" dedi. ABD Başkanı Trump ise, "İran ile müzakerelerin devam etmesi konusundaki ısrarımı Netanyahu'ya ilettim" ifadelerini kullandı. Tehlikeli gelişmeler sürecinde Türkiye, Katar, Suudi Arabistan, ABD ile yakın ilişkilerini sürdürürken Washington-Tahran çatışmasını önlemek için ortak çalışmalar yapıyor. Yoğun diplomasi trafiği yürütülen bir dönemde dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. Trump'a, İran'a hemen saldırması yolunda, Katil-Soykırımcı Netanyahu/ABD CIA-Pentagon içindeki siyonist-evanjelist kadrolar, silah baronları ve ABD'deki etkili Yahudi lobi AIPAC, baskıyı arttırdı. Bu siyonist-evanjelist kadroların, ABD'yi kontrolsüz bir bölgesel savaşın "cehennemine" sürükleyebileceği öne sürüldü. Trump ve yardımcısı JD Vance'in diplomasiyi desteklediği, ABD'li Cumhuriyetçi senatörler Lindsey Graham, Ted Cruz ve Tom Cotton'ın İran'ı Orta Doğu'daki Amerikan-İsrail düzeninin önündeki son engel olarak görerek, hemen ABD saldırısını istedikleri gözleniyor. The National Interest dergisi, siyonist-evanjelist kadronun savaş yanlısı söyleminin ABD stratejisini etkilediği ancak yeni bir Orta Doğu savaşının maliyetinin yeterince hesaba katılmadığını ifade etti. ABD'de Orta Doğu savaşlarından yorulan geniş bir kesimin yeni bir askeri müdahaleye karşı olduğu belirtildi. Kasım ayında ABD'de yapılacak seçimler dolayısıyla, Trump'ın sınırlı askeri operasyon ile müzakere arasında kaldığı ifade edildi. İran'da rejimin devrilmesinin, uzun süreli Amerikan askeri varlığı ve ciddi siyasi-sosyal kaos anlamına geleceği, bunun da Trump'ın kaçınmak istediği bir senaryo olduğu belirtildi.
"BOĞAZI KAPATIRIZ"
Diplomasinin başarı şansının tarafların karşılıklı "kırmızı çizgileri"ni kabul etmesine bağlı olduğu vurgulanırken, Washington'un dengeyi bulup bulamayacağı ve "savaş yanlısı" ittifakın etkisinin ne ölçüde belirleyici olacağı konusunda tartışmalar sürüyor. İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Sekreteri Celal Dehgani Firuzabadi, savaş halinde enerji güvenliğinin tehlikeye gireceğini ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağını söyledi. Dünyada ham petrolün yaklaşık beşte biri, en dar noktası sadece 40 km genişliğinde olan bu kanal üzerinden taşınıyor. Bu açıklama sonrası petrol fiyatları yüzde 1'den fazla yükseldi. Bölgede daha önce gerilim arttığında, BBC'ye konuşan İngiliz Dış İstihbarat Servisi MI6'nın eski başkanı Sir Alex Younger, "Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, petrol fiyatı üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, açıkçası inanılmaz bir ekonomik sorun olurdu" demişti. Hürmüz Boğazı'ndan ne kadar petrol taşınıyor? Veri analiz firması Vortexa'ya göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen yıl, ortalama günde 20 milyon varilden fazla ham petrol, kondensat (genellikle doğal gazdan üretilen düşük yoğunluklu bir sıvı) ve yakıt geçti. Bu, deniz yolları üzerinden taşınan yıllık yaklaşık 600 milyar dolarlık enerji ticaretine denk geliyor. İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Irak ile birlikte ham petrolünün büyük kısmını, çoğu Asya'ya olmak üzere, Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç ediyor. ABD/İRAN KRİZİNDE ÇOK TEHLİKELİ BİR HAFTAYA GİRİLDİ.
