• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Hakan Fidan’ın stratejik görüşmelerinin derinliği

BÜLENT ERANDAÇ

Hakan Fidan’ın stratejik görüşmelerinin derinliği

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 23 Haziran 2026

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın gecen hafta Rusya'ya yaptığı ziyaret, sadece diplomatik gündem açısından değil, aynı zamanda Rusya'nın üç önemli istihbarat teşkilatının (FSB, SVR ve askeri istihbarat) başkanlarıyla yaptığı temaslar açısından da önemliydi.
Ukrayna'daki savaş, Karadeniz çevresindeki gerilimler, Orta Doğu'daki istikrarsızlık ve Güney Kafkasya'daki artan belirsizlik ortamında, bu tür görüşmeler özel bir anlam taşıyor. Rusya Federal Güvenlik Servisi Başkanı Alexander Bortnikov'dan bahsediyoruz. Sorumluluk alanı öncelikle iç güvenlik ve terörle mücadeleyle bağlantılı.
Sergey Naryshkin ise Rusya Dış İstihbarat Servisi'nin başında bulunuyor; bu da gizli diplomasi, stratejik istihbarat ve jeopolitik analiz alanını kapsıyor. Rusya Federal Güvenlik Servisi Direktörü Alexander Bortnikov Igor Kostyukov ise Rus Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı Ana Müdürlüğü'nün başı, yani askeri istihbaratın başıdır. Bu alan doğrudan savaşla, özellikle de Ukrayna'daki çatışmayla ve operasyonel konularla bağlantılıdır.

ORTA DOĞU DEĞİŞECEK
Görüşmelerin istihbarat, güvenlik ve dış politika kesişiminde son derece önemli konulara odaklandığı değerlendiriliyor. Hakan Fidan'ın eski MİT başkanı ve şu anda dünyada isim yapmış Dışişleri Bakanı oluşu aynı anda Rusya gibi bir küresel gücün istihbarat beyin kadrosu ile bu tür isimlerle diyalog kurması, rutin bir diplomatik gündemin ötesine geçiyor. Bu önemli görüşmeler hakkında güvenlik ve istihbarat uzmanı Abdullah Ağar ile görüşmelerin en hassas bölgesel ve askeri-siyasi dosyalar üzerinde koordinasyonu içerdiğini belirtti. Türkiye'nin yakın dostu Pakistan ile Orta Doğu'nun gücünü giderek artıran Suudi Arabistan arasında kurulan savunma ittifakı Orta Doğu'da yeni hatların kurulmasına yol açıyor. Bu ittifakın genişlemesine giden yol taşları döşeniyor. Türkiye'nin Pakistan, Suudi Arabistan ittifakına katılması gündeme taşınırken bu genişlemeye destek olacak bir jeopolitik gelişme önceki gün yaşandı. Bakan Fidan, Mısır- Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları dördüncü kez Kahire'de buluştu.

GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİ
Fidan, görüşme kapsamında Libya, Akdeniz ve Afrika gibi bazı konuların da gündeme getirildiğini belirterek, "Dört ülke arasında çok iyi bir görüş alışverişi oldu. Belli konularda belli uzlaşmalara varmamıza sebep olan tartışmalar oldu. Özellikle bu dört ülke olarak bir araya geldiğimiz ve oluşturduğumuz formatın ortaya koyduğu pozitif neticeleri biraz da onun ağzından dinleme imkanımız oldu.
Cumhurbaşkanımızın mesajlarını ve selamlarını kendisine iletme imkanımız oldu" dedi. Fidan şöyle devam etti: "Tabii bölgemizdeki sorunları sahiplenmemiz, bölgenin siyasal, güvenlik ve ekonomiye ilişkin sorunlarını bu dört ülkenin sahiplenmesi ve çözüm arayışına girmek, bölgesel çabalar ortaya koymak, uluslararası çabaları buradaki sorunların çözümüne yönelik mobilize etmek, biz dört ülkenin şu anda en büyük uğraşısı." Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile de görüştüklerini aktaran Fidan, görüşme kapsamında iki ülke arasındaki ilişki ve konuların masaya yatırıldığını ifade etti. Dört ülke arasında stratejik yakınlaşmanın olası sonuçları Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan arasında son dönemde hız kazanan diplomatik ve askeri temaslar özellikle 3 küresel güç tarafından dikkatle takip edildiği gözleniyor. Dört ülkeli formatın oluşabilecek yeni güvenlik yapılanmasının olası gelişmeleri şöyle değerlendiriliyor.
Suudi Arabistan finansal kaynakları, Türkiye gelişmiş savunma sanayisi ve askeri teknolojisi, Mısır coğrafi konumu ve güçlü ordusu, Pakistan ise askeri kapasitesi, siyasi ağırlığı ve nükleer caydırıcılığıyla öne çıkıyor. Bu dört ülkenin sahip olduğu farklı stratejik avantajların birbirini tamamlayabilecek niteliktedir.

ÜLKELERDE ENDİŞE VAR
Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği ilerleme; 'gazete ve dergilerde manşetle taşınıyor' özel vurgusu yapıldı. İnsansız hava araçları, füze sistemleri, elektronik harp teknolojileri ve yerli savunma projeleri sayesinde Ankara'nın olası bölgesel güvenlik mimarisinin merkez aktörlerinden biri haline geldiği ifade ediliyor. Türkiye'nin sadece askeri üretim kapasitesiyle değil, bölgesel diplomatik etkisiyle de yeni oluşumda belirleyici rol oynayabileceği kaydediliyor.
Dört ülkeli formatla ilgili Middle East Eye dergisinde bir analiz yayınladı. Analizinde, İran'a yönelik savaşın ortaya çıkardığı en önemli sonuçlardan birinin ABD'nin Körfez güvenliğini tek başına garanti edemeyeceğinin anlaşılması olduğu belirtildi.
Washington'ın yıllardır bölgedeki askeri üsler, füze savunma sistemleri ve güvenlik ağları üzerinden oluşturduğu caydırıcılık mekanizmasının mevcut kriz karşısında beklenen etkiyi gösteremediği değerlendirmesi yapıldı. Bu nedenle bölge ülkelerinin kendi güvenlik mimarilerini oluşturacak yeni ortaklıklar arayışına hız verdiği ifade edildi. Haberde, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan arasında şekillenebilecek olası askeri ve stratejik iş birliğinin özellikle İsrail'in yanı sıra Hindistan, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yakından takip edildiği belirtildi.

SONUÇ
Orta Doğu'nun artık eski güvenlik düzenine bağlı kalmak istemediği, bölgesel güçlerin kendi öncelikleri doğrultusunda yeni ittifaklar oluşturmaya yöneldiği net olarak görülüyor. Son yıllarda Ankara ile Riyad ve Kahire arasında normalleşen ilişkilerin savunma, ekonomi ve diplomasi alanlarında önemli anlaşmalarla güçlendiğine dikkat çekiliyor. Bu sürecin önümüzdeki dönemde bölgesel güvenlik dengelerini yeniden şekillendirebileceği değerlendiriliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.