Böyle bir başlığı okuduktan sonra hemen "tabii ki yüksek karlar" demişinizdir. Haksız da sayılmazsınız. Bankalar da birer ticari kuruluş olduklarından, kar hedefleri her zaman için ön plandaki yerini koruyor. Ancak, yazımız Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından yapılan "Bankacılık Sektörü Yönetici Kesimi Beklenti Anketi" hakkında.
Anket ile banka yöneticilerinin gerek sektöre gerekse makro ekonomik verilere ilişkin algılamaları ve bu konularda ileriye yönelik beklentilerinin neler olduğunun ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Ocak-Mart 2011 dönemini kapsayan ankete 66 üst düzey yönetici katılmış.
Sektöre, dolayısıyla Türkiye ekonomisine yön veren üst düzey yöneticilerin düşüncelerine makro ekonomik göstergelerle başlayalım.
* Katılımcıların yüzde 95'i bu yıl içinde Türkiye ekonomisinin büyümesini bekliyor. Kalan azınlık ise, "Ya yerinde sayar ya da geriye gider" demiş. Orta Vadeli Program'a göre, bu yıl yüzde 4.5 civarında büyüyeceğiz. Yani, gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) yüzde 4.5 yukarı çıkacak. 2010 yılı büyümesine göre ekonomi bayağı hız kesecek.
* Türkiye ekonomisinin sorunlarının başında gelen cari açık konusundaki beklentiler, "Yukarı yönlü hareketine devam edecek" yönünde. 66 katılımcının 60'ı "Yükselecek" düşüncesinde. Zaten, büyüme ile cari açık arasındaki güçlü korelasyon beklentilerin yerinde olduğunu destekliyor. 2009 yılında küçüldüğümüzde cari açık da gerilemişti.
* Üçüncü soru bütçe performansı ile ilgili. Geçen yılın aynı dönemine göre 3 ay içinde bütçe açığının GSYİH'ya oranında bir değişme olmayacak beklentisi ağır basıyor katılımcılar arasında. Bu arada, 24 üst yönetici artış bekliyor. Malum, seçim yılı biraz para muslukları açılabilir düşüncesi ile mali disiplinden taviz gelebilir tahmini yapıyorlar.
Piyasalarla ilgili öngörüleri de oldukça dikkat çekici banka yöneticilerinin...
Yılın son ayında yabancı sermaye kaçışlarına bağlı olarak yükselişe geçen doların 2011 yılının ilk 3 ayındaki akıbeti hakkında anket katılımcılarının yarısı "Aynı kalacak" görüşünü beyan etmiş. Yüzde 41'i yükseleceğini, yüzde 11'i ise düşeceğini iddia ediyor. Dolar kurunun bu yıl içindeki seyrini Merkez Bankası belirleyecek. Eğer sıcak paranın soğutulması için aldığı aksiyonları abartmaz ise, doların daha fazla yükselmesi için herhangi bir neden görünmüyor. Ama, cari açığı göz ardı edip Çin'e özenirse, kur üzerinde yukarı yönlü baskı oluşur.
Kredi almayı planlayan okuyucularımız için de bazı öngörüler var ankette...
* 48 üst düzey banka yöneticisi konut kredilerinin 3 aylık dönemde değişmeyeceğini tahmin ediyor. 10'u yükseleceğini, 8'i ise düşeceğini beyan etmiş. Bu konudaki düşünceleri üzerine fazla yorum yapmayalım. Çünkü, kredi veren onlar...
* Tüketiciler de rahat olsun. 66 katılımcının 47'si tüketici kredi faiz oranlarının aynı kalmasını bekliyor. Ancak 15'i yükselir görüşünde.
* Tasarruf sahipleri için iyi haber gelmemiş anketten. Bankacıların bir kısmı 3 aylık mevduat faiz oranlarının aynı kalacağını, diğer kısmı ise düşeceğini öngörüyor. Merkez Bankası mevduat hesaplarında vadeyi uzatmak için zorunlu karşılık oranlarını yükselttiği için böyle bir sonucun ortaya çıkma olasılığı yüksek görünüyor.
Ankette en dikkat çeken sonuç 3 aylık dönemde "Kredi hacminde" artış beklentisi. Ocak-Mart döneminde konut ve taşıt kredisine başvuranlar artacağı gibi kredi kartı kullanımı da artacak ankete göre. Yani borçlara yeni borçlar eklenecek.
Umarım sizler de gözlemliyorsunuzdur... Eskiden, benzin zamlarından sonra yollar biraz boşalırdı. Şimdi kimsenin umurunda değil... Son yıllarda insanlar kontrol mekanizmalarını devre dışı bıraktı. "Borçlarımı nasıl öderim" soruna aldırmadan ekonomiye can vermeye çalışıyorlar. Tabi, borç yiğidin kamçısıdır.
