Yoğun iç ekonomik ve siyasi gelişmeler, dışarıda FED faktörü ve yakın coğrafyamızdaki jeopolitik riskler tasarruflarımız için yaptığımız yatırım aracı tercihlerimizde yanılmamıza neden oluyor. Bir de enflasyon yükselmişse tasarruflarımız bırakın artmayı eriyebiliyor bile... Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyonun arındırılarak gerçek getirilerin ölçüldüğü bir çalışma yapıyor. Bu hafta geride bıraktığımız aya ait "Finansal Araçların Reel Getiri Oranları" çalışması verilerini yayımladı.
Ocak ayında ve 3,6 ve yıllık bazda hangi araç ne getiri sağlamış bir bakalım, ardından piyasa beklentileri ne olabilir kısa bir değerlendirme yapalım...
ALTIN ZİRVEDE!
Geçen ay getiri açısından zirveye altın yerleşmiş. Enflasyon çıkarıldıktan sonra altının sadece bir aylık getirisi yüzde 3,78 olmuş. Düşünün 4 ya da 5 aylık reel mevduat getirisine denk geliyor. Böylesine yüksek getiri hemen sizi yanıltmasın, zaman dilimini 3 aya çıkardığımızda altının reel getirisi yüzde -4,96 seviyesine kadar iniyor. Bir yıl boyunca altın sahibi bir tasarruf sahibi de ancak yüzde 3,19 kazanç sağlayabilmiş. Altın yıla sürpriz yaparak başladı. Ciddi bir sıçrama izledik. Somut bir gerekçe var mı altının böylesine yükselmesinde derseniz gerçekten somut ve rasyonel bir yanıt veremeyiz. Yani durup dururken altın fiyatları atağa kalktı tespiti yeterli olabilir. Belki şu gerekçeyi öne sürebiliriz; FED biraz daha güvercinleşecek gibi, dolayısıyla dolarda likit pozisyonu olanlar jeopolitik faktörleri de göz önünde bulundurarak dolardan altına kaymayı tercih ettiler.
Gelelim zirvenin altında yer alan finansal araçlara...
Ocak ayında zirveyi altına kaptıran doların enflasyon sonrası reel getirisi bir ayda yüzde 1,30'a ulaşmış. Fena sayılmaz. Aslında son haftada aşağı gelmeseydi Ocak ayı getirisi daha yüksek olabilirdi. 3 aylık ve 6 aylık TÜFE arındırıldıktan sonraki getirisi sırasıyla yüzde 0,14 ve yüzde 5,40 düzeylerinde... Yıllık getirisi ise yüzde 17,72'ye kadar çıkıyor doların... Euro da dolarla kısmen paralel hareket etmiş. Ocak ayında yüzde 1,15, 3 ayda yüzde -3,35, 6 ayda yüzde 3,95 ve yıllık yüzde 10,01 gerçek enflasyonsuz getiri sağlayabilmiş.
DÖVİZ ÖN PLANDA
Görüldüğü gibi TL yerine döviz tercih eden tasarruf sahipleri kısa ve uzun dönemde kazanan olmuşlar, doğru yatırım aracı seçmişler...
TL'ye dayalı finansal araçlarda durum pek parlak görünmüyor. En büyük kayıp da borsa cephesinde olmuş. Hisse senedi sahipleri hem enflasyonlu yani reel hem de enflasyonsuz yani reel düzeyde kayba uğramışlar. Geçen ayki zararları yüzde 4,82... 6 aylık ve yıllık gerçek getirileri ise yüzde -16,74 ve yüzde -26,65 gibi oldukça yüksek düzeylere kadar çıkıyor. Faiz getirileri de aynı şekilde enflasyon sonrası tasarrufların erimesine neden olmuş. Her dönemde negatif getiri söz konusu mevduat hesaplarında ve devlet tahvili yatırımlarında...
Naçizane bu yıl içinde de dövizin getiri açısından TL'nin önünde seyredeceğini düşünüyorum. Özellikle FED piyasa beklentileri doğrultusunda bu yıl içinde 3 ya da 4 kez faiz artırımı yaparak dolar 2016 yılında da yüzde 20'lere yakın getiriye ulaşabilir. Faiz oranları yüzde 9-10 aralığında kalacağından aynı seviyedeki enflasyondan arındırdığımızda getirisi kocaman bir sıfır olabilir. Borsaya aman dikkat diyerek yazıyı sonlandıralım...
