• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Dolar hegemonyası zayıflatılabilir mi? CAHİT SÖNMEZ Dolar hegemonyası zayıflatılabilir mi? cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 07.09.2018, 00:00

Dolar ya da euro, Japon yeni ve İsviçre frangı gibi güçlü para birimi (hard currency) kullanmayan ülkeler döviz piyasalarında yaşadıkları dalgalanmalar sonrasında dolar hegemonyasından nasıl kurtulabiliriz sorusunun yanıtını aramaya başlıyorlar. Haksız da sayılmazlar. Kendisinin ve karşı tarafın ulusal paraları dururken ihracat ve ithalat yaparken dolar veya diğer ana para birimlerini kullanmak zorunda kalıyorlar.
Neden? Çünkü teamüller gereği, böyle gelmiş böyle gider.
Gerçekten böyle gitmek zorunda mı?
Doların nasıl bu güce eriştiğine kısaca göz atalım. Küresel düzeyde genel kabul gören ilk uluslararası parasal sistem 1890'larda başlayan "Altın Standardı Sistemi" idi. Ülkeler ulusal paralarını belli ağırlıkta altına sabitlediler ve paraların kendi aralarındaki değerleri de sabitlenen altın gramajına göre belirlendi. Ülkeler rezervlerindeki altın miktarına göre parayı tedavüle çıkarıyorlardı. Birinci Dünya Savaşına kadar uygulanabildi. Ülkeler koşullar zorlaştığından rezerv kadar para çıkarma ilkesine uymamaya başladılar.
Kabus diyebileceğimiz enflasyonist ortamı da beraberinde getirdi. Almanya'da o yıllarda enflasyon yüzde milyonlarla açıklanabiliyordu.

ALTINA SABİTLENDİ

Altın Standardı sisteminin çökmesinden sonra iki dünya savaşı arasında ülkelerin hemfikir oldukları bir sistem küresel düzeyde uygulanmadı. Daha doğrusu uygulanamadı. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlanması ile 1944 yılında ABD'nin New Hampshire eyaletinde Bretton Woods kasabasında yapılan toplantıda doların altına diğer para birimlerinin de dolara sabitlenmesi kabul edildi. White Planı olarak adlandırılan bu sistem karşısında Keynes'in önerisi vardı doların daha da güçlenmesini önleyecek. Ne yazık ki ABD'nin kulisleri ile White Planı uygulamaya girdi. 35 dolar 1 ons altına sabitlendi.
Amerika Merkez Bankası 1 ons altın getirene 35 dolar ya da 35 dolar getirene 1 ons altın vermeyi taahhüt etti.
Böylece altın merkez bankalarının rezerv parası olurken aynı zamanda dış ticarette de en ağırlıklı kullanılan para birimi oldu. Şimdi merkez bankalarının rezervlerinde toplam rezervlerinin yüzde 60'ına denk gelen dolar var. Örneğin Avrupa Merkez Bankası, İngiltere, Çin ve Japonya merkez bankaları gibi dünyanın 6 büyük merkez bankasının rezervlerinde yaklaşık 15 trilyon dolar yer alıyor.

YÜZDE 60'I ABD PARASIYLA

Dünya dış ticaretinin de yaklaşık yüzde 62'si dolar ile yapılıyor. Doğal olarak ABD bu durumdan oldukça memnun...
Hem küresel ekonomiyi ve piyasaları şekillendirebiliyor hem de dolar basma işleminden iyi para kazanıyor. Malum bir banknot paranın kağıt ve boya gibi basım maliyeti var bir de üzerinde yazan rakam üzerinden satışı var. Aradaki farka "senyoraj geliri" diyoruz. 2-3 dolara bastığı 100 dolarlık banknottan FED 97-98 dolar gelir elde edebiliyor.
Son yıllarda Türkiye, TL dolar ya da TL euro kurlarında yoğunlaşan kur risklerinden çok etkilenmeye başladığından yapacağı ihracat ve ithalatta TL ve karşı tarafın ulusal parasını kullanmak istiyor ve bu yönde bazı ülkelerle anlaşmalar imzalıyor.
En son Katar ile swap anlaşması yapıldı.
Daha önce Çin ile gerçekleştirilmişti.
Şu an ihracatımızda TL'nin payı yüzde 4'e, ithalatımızda ise yüzde 5'e ulaşıyor.
Oysa dolar toplam ihracatta yüzde 50, euro yüzde 46 pay alıyorlar. İthalatta ise doların payı yüzde 60'a çıkıyor.
Ne yazık ki kısa vadede dolar ve euroyu kullanmaya devam etmek zorundayız. Bu yüzden, TL için çabalar ve önlemler devam ederken, kısa vadede kurların bulunduğu seviyelerin ve kur riski yönetiminin ekonomimiz için ne kadar hayati önem taşıdığı gerçeğini dışlamamalıyız. Tabiki gönlümüz çabaların orta ve uzun vadede meyvelerini vermesinden yana.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN