• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
TL ile dış ticaret CAHİT SÖNMEZ TL ile dış ticaret cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12.03.2019, 00:00

Uzun süredir gerek ABD, gerekse Euro Bölgesi ülkelerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar diğer ülkeleri dış ticarette farklı para birimlerinin kullanımına yöneltiyor. Amerika dışında gerçekleşen bir dış ticaret faaliyetinde iki ülke dolar kullanıyor. Ya da Avrupa ülkeleri dışında iki ülke, birbirleri arasında yaptıkları ihracat ve ithalatı euro üzerinden gerçekleştiriyorlar.
Neden? Çünkü teamül olmuş, ülkeler de bir yerde bu dayatmayı kabullenmek zorunda kalıyorlar.
Peki, ülkeler bu süreci devam ettirmek zorundalar mı?
Sorunun yanıtından önce neden doların dominant para birimi olduğuna değinelim.

1944 yılında hemen İkinci Dünya Savaşı sonrası 44 ülke ABD'nin New Hampshire eyaletinin Bretton Woods kasabasında bir araya geldiler. Toplantının ana teması dünya ticaretine katkı yapacak uluslararası finansal sistemin inşa edilmesi idi. Aynı zamanda bu amaca destek verecek kurumların da (IMF ve Dünya Bankası) oluşturulması ve aktive edilmesi hedeflenmişti.

Ünlü iktisatçı Keynes, Amerika'nın empoze etmeye çalıştığı "White Planı"nın kabul edilmesiyle doların hegemonyasının sağlanmak istendiğini fark ettiğinden, kendisi tarafından dizayn edilmiş "Keynes Planı"nı öne sürdü. Ama katılımcı ülkeler tarafından "White Planı" kabul edildi. 35 dolar 1 ons altına sabitlendi. FED açıkça 'dünya merkez bankası' misyonu üstlenmiş oldu. Çünkü 1 ons altın getirene 35 dolar, 35 dolar getirene de 1 ons altın vermeyi taahhüt etti.

Böyle dolar rezerv para birimi oldu ve diğer merkez bankalarının rezervinde, değişimde, dış ticarette ve tasarrufta genel kabul görmeye başladı. Şu an merkez bankalarının rezervlerindeki toplam varlıkların yüzde 60'dan fazlası dolardan oluşuyor.
Tabii durum böyle olunca, her ne kadar doların altına sabitlenmesi sistemi 1970'lerin başında çökmüş olsa da halen altın gibi kıymetli madenler ve petrol fiyatları dolar üzerinden belirleniyor.

İşte ABD dışı ülkeler haklı olarak dolar yerine kendi ulusal paralarını kullanarak dış ticaret yapmak istiyorlar. Gereksiz yere ABD ekonomisinin ve doların riskini üstlenmek zorunda kalıyorlar.

TL'nin toplam dış ticaretteki payı yaklaşık yüzde 7'lerde... 2018-2022 Stratejik Planı'nda bu oranın seneye yüzde 11.3'e, 2021'de yüzde 13'e ve 2022'de yüzde 15'e çıkarılması öngörülüyor. Bu rakamlara ulaşmanın pek de kolay olmadığının altını çizelim.
Rusya ve Çin ile bir dizi anlaşma yapıldı ulusal paralarla ticaret yapılması yönünde.
Her iki ülkeye de dış ticaret açığı veriyoruz.

Hem Rusya hem de Çin ancak ithal ettiği kadar TL'yi kabul edebilir. Çünkü ithalatından fazlası için alacağı TL'yi başka alanda kullanma şansı şimdilik pek yok. Aynı zamanda ithalatı kadar aldığı TL'yi, dolar veya euroya dönüştürme olasılığı da var.

Her ne kadar zorluklar olsa da Türkiye'nin TL ve karşısındaki ülkenin para birimleri ile ticaret talebi, uzun vadede kesinlikle ekonomiye katkı yapacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN