• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Yatırımlar ve getirileri CAHİT SÖNMEZ Yatırımlar ve getirileri cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 09.04.2021, 00:00

Hem küresel hem de Türkiye piyasalarında suların yeniden ısındığı bir süreçte tasarruf sahipleri yine arada kaldı. Yabancı sermaye tam gelişmekte olan ülke piyasalarına pandemi sonrası alışmaya başlamışken, ABD ekonomisinin beklenenden hızlı toparlanma sinyalleri vermesi ABD tahvillerine ilgiyi arttırdı. Türkiye'de yatırımcılar tam TL'ye dönerken, TL enstrümanlarında pozisyonlarını artırırken Merkez Bankası başkanının değişmesi ve para politikalarına yönelik belirsizliklerin artması kurları yukarı itti. Gerek yerli gerekse yabancı tasarruf sahipleri ,bu gelişmeler sonrası 'bekle gör' stratejisine ağırlık vermiş durumdalar.
Finansal araçların tercihleri ve getirileri açısından ilginç bir süreci geride bıraktık. Türkiye İstatistik Kurumu "Finansal Araçların Reel Getirileri" çalışmasında hem geride bıraktığımız Mart ayı getirileri hem de üç aylık, altı aylık ve yıllık sürelerdeki yatırım araçlarının getirilerini kapsıyor.

DOLAR İLK SIRADA
Aylık gerçek getirilerden başlayalım... Geçen ay enflasyonun üzerinde en fazla getiriyi dolar sağlamış. TÜFE arındırıldıktan sonra doların sadece 1 aydaki getirisi yüzde 7.5'e ulaşıyor. İkinci sırada euro var yüzde 5.49 ile. Ne yazık ki diğer tüm finansal araçların getirileri enflasyona karşı yatırımcılarını koruyamamış. Hatta tasarruflarının gerilemesine neden olmuşlar.
Kaybettirenler listesinin başında devlet iç borçlanma senetleri geliyor. Yani Hazine'nin kamu açığı finansmanı çerçevesinde ihraç ettiği devlet tahvili ve hazine bonosu yatırımcısının tasarrufu belirgin bir şekilde erimiş. Sadece bir aylık kayıp yüzde 7.26'ya kadar çıkıyor. Bir yerde 100 liranın yaklaşık 7,26 lirası buharlaşmış.
3 aylık süreçte rekor borsada.
Enflasyon sonrası hisse senetlerin getirisi yüzde 3.56'a yükselmiş. Bu zaman aralığında hisse senetlerini izleyen sadece mevduat hesapları olmuş. Bu iki araç dışında 3 aylık dönemde pozitif reel getiri yapan başka bir tasarruf aracı görülmüyor. Altın, tahvil, euro ve dolar reel kayıpla geçirmişler 3 ayı. Altın yüzde 11, euro yüzde 6.12, dolar 4.02 ve tahvil yüzde 5,14 ile yatırımcısını 3 ayda da üzmüş.

RİSKİ YAYMAK GEREK
Gelelim 12 aylık ortalamada ne olduğuna... Hisse senetleri yıllık enflasyon sonrasında bir yılda yüzde 34.75 civarında gerçek getiriye ulaşmış. Aynı şekilde altın, euro ve dolarda yıllık bazda enflasyon sonrası getiri açısından artıya dönmüşler.
Altın yüzde 12.87, euro yüzde 12.14 ve dolar yüzde 4.28 enflasyon arındırılmış getiriyi sağlayabilmişler. Ne yazık ki TL mevduatları ve TL cinsi devlet tahvilleri sırasıyla yüzde 5.09 ve yüzde 10.05 enflasyondan arındırılmış kayba neden olmuşlar.
Peki, yatırımcıların bu ilginç seyir karşısında nasıl yatırım politikası izlemeleri gerekiyor?
Gerçekten tam "Paran mı var, derdin var" noktasına geldi tasarruf sahipleri. Borsa baz etkisiyle ancak bu getiriyi yarattı. Yani borsanın bu performansının devam olasılığı zor görünüyor. Yabancı sermaye son iki üç yılda hem borsadan hem de tahvilden deyim yerinde ise "gol" yediler.
Düşünsenize tahvilde pozisyon almış bir yatırımcıyı. Özellikle de yabancılar. Dolardan TL'ye döndüler, sonra tahvil aldılar.
Tahvilden kaybettiler, çıkmak istediklerinde ise kurdan ters yumruk yediler. Döviz belirsizliği, Merkez Bankası güven inşa edene kadar sürecek. Altının ons dolar fiyatı her ne kadar durağan olsa da kur ile TL grama çevrildiği için, altın da yerli yatırımcılar için bu süreçte cazip olacak. Dolayısıyla bu piyasa konjonktüründe en doğru olan strateji, tasarrufun biraz döviz ve altın ,biraz da TL ile dağıtılmasıdır.
Tabii tercih her zamanki gibi sizin...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.