Baştan söylemeliyim, ben izliyor ve çok eğleniyorum. 'İşte Benim Stilim' çok akıllıca kurgulanmış bir şov. Birbirinden değişik özelliğe sahip 'aynı' dünyanın insanını bir ortama dahil ederek, birbirlerini 'yemeleri'ne olanak sağlamak ve buna da 'stil yarışması' adı koyarak program yapmak, hem de şahane reytingler almak her baba yiğidin harcı olamaz. Birbirlerini yemek diyorum ya, birbirini yemek yani uğraşmak, birbiriyle didişmek anlamında. Yoksa kimse kimseyi tabağa koyup yemiyor tabii. Bazen "Keşke gerçek anlamda yeseler, hatta az sonra kan gövdeyi götürebilir" de diyorum izlerken. Uzun süre yarışmanın gece yarısından sonra yayınlandığını düşündüm. Zira eve gelip işlerimi bitirip yatağa girmem ve televizyonu açmam ancak on ikiden sonraya denk düşüyor. 'İşte Benim Stilim' kafayı sıfırlayıp uykuya geçmemi sağlayan bir program, 'te Allammm neler var şu dünyada, bu kızlar gerçek mi' falan derken uyuyakalıyorum. Sonradan anladım ki yayın gündüz kuşağında yayınlanıyor ve tabii herkes izliyor. Çoluk çocuk...
TEK SORUN JÜRİDE Mİ?
Burada ciddi bir tehlike olduğunu yeğenimle bir araya gelince anladım; gençler ve çocuklar bu programdan çok etkileniyor. Yayın gerçekten de gece yarısından sonra ekrana gelse ve yarışmacılar birbirlerine terlik bile atsa kimsenin umurunda olmayacak; RTÜK uyarı yollamak zorunda kalmayacak.
Bizde yani ekranda temel sorun, programların yayın saatlerine dikkat edilmemesi. Zaten aileler çocuklarına söz geçiremiyor istedikleri saatte istediklerini izliyorlar, bu bir gerçek; gençlere ve çocuklara yönelik, onların çağına ayak uydurmuş programlar yapılmıyor, bu da başka bir gerçek. İki gün önce "RTÜK'ten Acun'a ağır darbe geldi. RTÜK, Acun Ilıcalı'nın kanalı TV8'in en çok izlenen programlarından olan İşte Benim Stilim'e 'marka' cezası verdi. RTÜK, bu programın gençleri markaya özendirdiğini savunurken, ayrıca jüri üyelerinin yarışmacılara yönelik söz ve hareketlerinin de kadını aşağıladığını vurguladı" diye bir haber vardı gazetelerde. Haber göre RTÜK, programdan ötürü TV8'e 365 bin lira ceza kesmişti. Programa ceza verilmesi gerekçesiyle şöyle açıklanmıştı: "Programın bir moda yarışması olması itibariyle, yapılması gereken kıyafet eleştirisiyken, bazı jüri üyelerinin eleştirilerinde kıyafetler ikinci planda kalmakta, kıyafetlerini beğenmedikleri yarışmacıların tavır ve kişiliklerine yönelik aşağılama, küçük düşürme gibi eleştiri sınırlarını aşan yorumlar yaptıkları ve ses tonlarını yükselterek yarışmacıları azarlayarak konuştukları görülmüştür".
ACUN ILICALI 'SIKI' İŞLER YAPABİLİR
Peki asıl sorun jüri ve tutumu mu? Elbette değil, "Vücudun güzel ama" ile başlayan cümleler gençlerde nasıl bir algı oluşturuyor veya bu algının oluşmaması için kaç liralık ceza kesilmeli? Bence hiçbir miktar bu bedeli ödeyemez. Belki o tarz yayınları izleyerek bizler de büyük kötülük ediyoruz gençlere; bilemiyorum. Bazı işlerin hakkıyla yapılması reyting getirmez mi sahiden? Bence Acun Ilıcalı, sıkı programlar yaparak da var olabilir. Belki araya birkaç tane de farklı iş serpiştirmeli ki; kendisine gösterilen sevgiyi sonuna kadar hak etsin... Çocuklara böyle bir borcumuz var bu ülkede yaşıyorsak, kendimizi düşünüp aradan sıyrılacaksak yazıklar olsun hepimize...
