ERHAN GÜLENÇ TÜM YAZARLAR
Terör bumerangı Batı’yı vuruyor
3.10.2017 | Arşiv

Terör bumerangı Batı’yı vuruyor

erhan.gulenc@yeniasir.com.tr

Türkiye, aynı anda 3 büyük terör örgütüne karşı mücadele eden tek ülke. Buna rağmen FETÖ, PKK ve DEAŞ isimli bu katil sürülerine kök söktürüyor.
Türkiye bu mücadelesinde batılı ülkelerden gerekli desteği bir türlü alamıyor.
Bugün FETÖ ve PKK birçok Batı ülkesinde cirit atıyor. Türkiye'yi 15 Temmuz'da darbe girişimiyle kana bulayan FETÖ'nün elebaşı ABD'de de besleniyor.
FETÖ ve PKK'nın birçok üst düzey ismi, Batı ülkelerinde el üstünde tutuluyor. Bazı Batı ülkelerinde Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı ve bakanlarına verilmeyen konuşma izinleri, terör örgütlerinin yöneticilerine veriliyor.
Öte yandan ABD, Suriye'de Türkiye'nin can düşmanı PKK'nın uzantısı YPG'yi ağır silahlarla donatıyor. Türkiye adeta güneyden adım adım kuşatılmaya çalışılıyor.
Terörle mücadelesinde Türkiye'yi yalnız bırakan, hatta terör örgütlerine açıktan destek veren Batı ülkeleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır yaptığı "Terör bir gün bumerang gibi size dönebilir" uyarısını dinlemeyince aynı belayı kendileri de yaşamaya başladı.
Batı ülkelerinde arka arkaya meydana gelen terör saldırılarının son halkası ABD'de yaşandı. En az 59 can teröre kurban gitti.
Maalesef, teröre karşı bu iki yüzlü tavır sürdükçe dünya metropolleri daha çok hain saldırıya hedef olacak gibi duruyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Eylül 2007'de yani 10 yıl önce Batı'ya yaptığı uyarı ve çağrıyı tekrarlamakta fayda var:
"Terörün dini, vatanı yoktur. Terörün iyisi kötüsü olmaz. Senin teröristin iyi, benim teröristim kötü mantığıyla terörle mücadele edilmez.
Gelin bu insanlık suçuna karşı ortak bir mücadele platformu oluşturalım ve bu mücadeleyi de onurlu bir şekilde sürdürelim.
Gelin bu haklı mücadelemize destek çıkın. Aksi takdirde bizi yakan ateş, bir gün sizin de ocağınıza düşebilir. Bize yönelen bombalar, silahlar bir gün döner sizi de vurabilir.

Meltem Cumbul acınacak halde

Oyuncu Meltem Cumbul'un Uluslararası Adana Film Festivali'nin ödül töreninde en iyi yönetmen ödülünü almak üzere sahneye gelen yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun uzattığı eli sıkmaması olay oldu.
Haklı olarak, Cumbul'un bu yaptığı çirkinliğe birçok tepki geldi.
Anadolu'nun değerlerini, ruhunu yansıtan filmleriyle dikkat çeken Kaplanoğlu'na yapılan bu kaba davranışa ben de kızdım.
Sırf siyaseten aynı şeyleri düşünmüyorsunuz diye Kaplanoğlu gibi usta bir sanatçıya böyle bir saygısızlık yapılmasını birçok kişi gibi ben de 'bağnazlık' ve 'densizlik' olarak değerlendirdim.
Ancak, olaya bir başka pencereden bakınca Meltem Cumbul'a acıdım da. Gençlik yıllarındaki şöhretini kaybeden ve artık çaptan düşen bir oyuncu Meltem Cumbul.
Kaç yıldır ses getiren bir iş yapamadı.
Unutulmamak ve adından söz ettirmek için yapmacık, kof bir siyasi duyarlılık tablosu sergileyerek dikkatleri üzerine çekmeye çalışıyor. Sunucusu olduğu bir ödül töreninde böyle "normal dışı" bir davanışta bulunmasını da ben buna bağlıyorum. Bu açıdan Cumbul'un profesyonel destek almasında fayda var diye düşünüyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.