Erkin Usman

Bir yağmurluk şehir İzmir!

Kent girişinde, önemli arterlerde gördüğümüz afişte, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu "İzmir'e hoş geldiniz..." diyor.
Önceki gece düşen yağmurdan sonra, insanlar o afişlerin karşısına geçip sormuşlardır:
"Bu İzmir'e mi?"
Merak ediyoruz. Bu soru karşısında Kocaoğlu, eserine bakıp boynunu bükecek mi? Yoksa celallenip, sağa sola posta koymaya mı başlayacak.
***
İzmir, birkaç saatlik seri yağmurla, EXPO 2020'ye hazırlanan kent olmaktan çıkmış, yirminci sınıf bir kasaba havasına düşmüş gibidir.
Biraz okkalıca bir yağmur, İzmir'in makyajını silip süpürdü. Türkiye'nin Avrupa'ya doğru yola çıkacak üçüncü büyük kenti, orası burası çatlayıp dökülen, buruşukları ortaya çıkan acuzeye döndü.
Koca şehir, sular altında kaldı.
Daracık yollar derelere dönüştü. Bakımsızlıktan tıkanmış kanalizasyonlar yer yer patladı.
Bulvarlar, meydanlar, ara sokaklar göl oldu.
Evleri sular bastı.
Trafik, çeşitli yerlerde tamamen tıkandı.
İnsanlara yardım için yola çıkan araçlar, zaman geldi bir metre ilerleyemedi.
***
Yerel seçime doğru son virajlardayız.
Bir yağmura İzmir'i teslim edenlerin seçmenin karşısına hangi yüzle çıkacaklarını merak ediyoruz.
İşte bu takımın yapacağı tek girişim, "Biz bu işi beceremedik. İşinin ehli biri gelsin..." diyerek, şapkayı alıp gitmektir.
Her gün 5 kadın dayaktan ölüyor
Kadına şiddet, Türkiye'nin gündeminde...
Ve, her kafadan bir ses çıkıyor.
İşte bu aşamada da, İzmir Üniversitesi Kadın ve Toplum dersine konuk olan İzmir Kadın Dayanışma Derneği üyeleri, Türkiye'de her gün 5 kadının aile içi şiddet nedeni ile hayatını kaybettiğine dikkat çekiyor.
İzmir Üniversitesi Kadın ve Toplum dersi öğrencileri bu kez İzmir Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Badegül Güler ve dernek üyeleri Hale Kolay ile Saadet Kaya Alp'i ağırladı.
Türkiye'de kadına yönelik şiddet konusunda rakamlar ile öğrencilerin konuya dikkatini çeken üyeler, şiddete uğrayan kadınların değil, şiddet uygulayanların utanması gerektiğine vurgu yaptı.
* * *
Hale Kolay, insanın en temel duygularının sevinç, korku, öfke ve üzüntü olduğunu konuşmasında dile getirdi ve ekledi:
"Toplumumuz çocukluğundan itibaren erkeklere sevincini gösterme, korkmak ve ağlamayı yasaklamış. Duygularını ifade etmek için erkeklere sadece öfke kalmış. Bu da kadına yönelik şiddetin küçük yaşlardan itibaren alt yapısını oluşturuyor."
Türkiye'de her 3 kadından birinin hayatında en az bir kez şiddete uğradığını, her 6 kadından birinin ise tecavüze uğradığını ifade eden İzmir Barosu Kadın Komisyonu Üyesi Avukat Saadet Kaya Alp ise şöyle devam ediyor:
"Kişiyi olduğu gibi kabul etmeyen, benlik duygusunu bozmaya yönelik her hareket şiddettir. Kol kırılır yen içinde kalır mantığı ile eşinden şiddet gördüğünü çocuğuna, akrabasına, komşusuna söylemeyen kadın, şiddet görmeye devam eder. Oysa utanması, toplumdan uzaklaştırılması, kınanması gereken, kadına şiddet gösterenlerdir."
küpe
Gözyaşları ile yıkanan yüzden daha temiz yüz olamaz.
Shakespeare
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.