• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Disiplinin amacı çocuğun canını yakmak değildir! FİLİZ İÇKE ÖNAL Disiplinin amacı çocuğun canını yakmak değildir! filizicke@hotmail.com Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 05.01.2020, 00:00

Anadolu'da bir laf vardır, "Dur dedim, vur anladın" diye... Bizim ebeveyn/yetişkin tutumlarımız da biraz böyle. Çocuk okula başlar, herkes şu cümleyi söylemek için sıraya girer "Eee artık oyun yok. Ders çalışacaksın!" Bir kardeşi dünyaya gelecektir, sanki çok sevimsiz bir durumu bildirir gibi "Eeee, artık abi/abla oluyorsun" denir. Laf olsun, torba dolsun misali!
Biz anne babalar da uzmanların 'ödül-ceza' söylemini çok sevdik mesela. Ama ne kadar doğru anladık, orası tartışılır. Çoğumuzun ödülden anladığı fast food zincirlerinde 'bir öğün zehir' veya daha 10. dakikada sıkılacağı pahalı bir oyuncak. Olmadı ver tableti, telefonu. Ceza mı? E artık Allah ne verdiyse!
Ama işte verdiğimiz o yanlış mesajlar, abartılı ve saçma sapan ödüller, kişiliğini yaralayan cezalar onlara zarar veriyor. Dünyaya hazırlarken, daha şimdiden yara bere içinde bırakıyoruz ruhlarını.
Ne demiş eskiler: Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp... Hele günümüz dünyası için ne kadar da geçerli bir söz. Elimizdeki akıllı telefonlar ve internet sayesinde ihtiyaç duyduğumuz her bilgi, her uzman sadece 'bir tık' ötemizde...
Çocuk ve Genç Psikiyatristi Doç.
Dr. Veysi Çeri'nin, Twitter'daki paylaşımlarından çok faydalanıyorum mesela. Ödül ve ceza konusunda, biraz daha bilgi rica edince sağolsun kırmadı ve şöyle detaylandırdı konuyu:
● Sınır ve ceza meselesi, bir kuşa penceredeki görünmez camın varlığını öğretmeye benzer. Kuşun orada sert bir cam olduğunu bir türlü idrak edememesi, her çarptığında canını acıtır. Ayrıca bu durum onun başka çıkış yolları bulmasını ve kendini gerçekleştirmesini engeller.
● Evde 'neden-sonuç ilişkisi', 'dürtü ve davranış denetimi', 'sorumlulukların savsaklanmaması' ile 'başkalarının sınırları olduğu' bilincini edinemeyen çocuklar topluma açıldıklarında ciddi problemlerle karşılaşır.
● Bunları evde öğrenmeyen çocuklar, tıpkı bir cam gibi görünmez ve sert olan toplumsal kurallara çarparak ciddi sorunlar yaşayabilirler.
● Disiplin ile çocuğun canını yakmak değil; ona dünyayı tanıtıp, gerçekliği benimsetmek amaçlanmalıdır.
● Bunu yaparken de çocuk kaç yaşında olursa olsun, asla onun KİŞİLİĞİNE SALDIRMAMAK, KÜÇÜK DÜŞÜRMEMEK, AKRANLARI YANINDA HATASINI YÜZÜNE VURMAMAK, BAĞIRMAMAK, HİÇBİR SURETTE DÖVMEMEK ya da bir şekilde CANINI ACITMAMAK gerekir.

DEFALARCA UYARMAYIN
Peki ne tür cezalar verilebilir?
Doç. Dr. Veysi Çeri, "Bu konudaki mihenk taşımız yine dış dünya için geçerli olan genel geçer kurallar olmalı. Ancak tabii ki sert cezalardan bahsetmiyoruz" diyor ve ekliyor:
"Örneğin ben sorumluluklarımı yerine getirip çalışmadığımda maaş alamam. Yani sevdiğim şeylerden belli ölçüde marhum kalırım. O zaman çocuk da odasını toplamadığında defalarca uyarmak yerine bu davranışından ötürü çok sevdiği bilgisayar saatinin bir kısmını, o gün için kısmak yeterlidir. Böylelikle çocuğu bir iç muhasebe yapmaya yönlendirip, sorumluluk bilincinin gelişmesine de katkı sağlayabiliriz."

HASSAS ÇOCUĞA KIZMA
Burada önemli bir parantez daha açıyor Doç. Dr. Veysi Çeri: "Ceza verirken mutlaka ama mutlaka çocuğun kronolojik, zihinsel, sosyal gelişimi ve ihtiyaçları ile dezavantajlılıkları göz önünde bulundurulmalı. Desteklenmesi gereken alanlara olumsuz etkide bulunmayacak müdahalelerde bulunulmalı. Örneğin zaten aşırı çekingen, ürkek ve insiyatif almakta zorlanan bir çocuk, yanlış yaptı diye cezalandırmamalı. Aksine yaptığı ne kadar kötü olursa olsun, (diyelim yatağını düzgün toplayamadı) yapma gayreti takdir edilmeli." Ve en önemlisi;
Her çocuk için 'bireysel ödül ceza sistemi' hazırlanmalı. Yanlış tutum ve davranışların cezaları 'daha önceden' çocukla mutlaka konuşulmuş olmalı.
Bu konuda 'keyfilik' ve 'belirsizliğe' yer verilmemeli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA