• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Seviyor... Sevmiyor FİLİZ ÖZKOL

Seviyor... Sevmiyor

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 04.03.2019, 00:00

Hepimizin anılarında yer etmiştir.
Çocukluk yıllarımıza kadar uzanır.
Şarkılara şiirlere konu olan ve belki de bir çoğumuzun en sevdiği ve en ihmal ettiği bir çiçektir papatyalar. Baharda yemyeşil kırlarda dolaşırken bazen görmeden o narin yapraklarına üzerine bastığımız ve özür dilemesek de bizi affetmeye hazırdır o güzelim çiçekler. Yıllardır sevgililerin sevgilerinden emin olmak için papatya yapraklarını kopararak baktıkları papatya falının öyküsü oldukça ilginçtir. Ne zaman bu hikayeyi dinlesem sanki içimin bir yerlerinde yapraklar dökülür. Bilmeden ezdiğimiz, papatyalar gelir aklıma.

Hikaye şöyle başlar; kozasından çıkan bir tırtıl kendisine yuva yapmak için harekete geçer. Yuvasını yapar ve ertesi günü çok güzel bir kelebek olarak uyanır. Kendi güzelliğine hayran olur. Mutlulukla uçmaya başlar. Dinlenmek için durduğu yerde gözüne uzakta duran bir papatya çarpar ve onun muhteşemliğine tutulur, adeta çarpılır. Aralarında garip bir tutku başlar. Gece olduğunda yıldızları seyrederken uyuyakalan papatya ve kelebek birbirlerine çılgınca aşık olmuşlardır. Fakat bir türlü sevgilerini söylemezler.

Bir süre geçtikten sonra kelebek artık gitmesi gerektiğini söyler. Papatya üzüntüyle neden dediğinde kelebek üç günlük ömrü olduğunu söyler ve son nefesi ile papatyaya "Seni Seviyorum" der. Papatya ise üzüntüsünden konuşamaz, zorluklar içinde "Bende seni" diyebilir ancak. özleri yaşlı bir şekilde "Beni seviyormuş, bilseydim beni sevdiğini ondan önce ben söylerdim" diyen papatya kahrolur.

Sevdiğini kaybetmenin üzüntüsü ile papatya solmaya başlar. Solduğunda her düşen yaprağında kelebeğin onu sevdiğini tekrarlar. "Beni seviyormuş"

Kıssadan hisse derler ya. Hayatımızda en sevdiklerimize bir türlü söyleyemediğimiz ne çok duygular saklıdır. Defalarca dudaklarımızın arasında dolaşır durur. Her an dökülmeye hazırdır. İçimizde ki o garip inat "Dur önce o söylesin" diyerek bizi engeller. "O" karşınızdadır. Gözlerinize bakıyor ve belki de sizden söyleyemediğiniz fakat defalarca içinizden tekrar ettiğiniz iki kelimeyi bekliyordur. İnadınızın sizi esir almasına bu kadar direnmek niye? Cesaret edemediğiniz cümleleri bir başkası sizden önce söyleyiverir. Dalından koparıverir yüreğinizdeki papatyayı. Öksüzleşirsiniz. O çok sevdiğiniz küçücük kelimeyi esirgediğiniz için, ellerinizden kayıp gitmiştir sevdiğiniz. Belki onu sevdiğinizi hiçbir zaman öğrenemeyecektir.
Sevgiler ve aşklar adına ne derseniz deyin, bir yüreğin içine düşmüşse kıymetlidir. Hele narin bir çiçeğin yapraklarına umut bağlayacak kadar değerliyse bence hiç beklemeden bu duyguları söylemeli insan. Koşmalı, coşmalı haykırmalı hiç zaman kaybetmemelidir.

Biliyorum ki, papatya hikayelerimiz hiç bitmeyecek. Çünkü bu evren aşktan asla vazgeçmeyecek ve aramaya devam edecek. Sevgi nerede olursa olsun kaybolmayacak. Nesilden nesile hikayeler hep aktarılacak. Gizli aşk kahramanlarının yüreğinde hep olacağız Onlar da bizim kalbimizde yerlerini koruyacaklar. Her bahar gelişinde farkında olmadan ellerimiz yine papatyalara takılacak. Her şeye rağmen, gerçek sevginin, söylenmeden ve kavuşmadan da var olabileceğini, unutmayacağız.
Sevginin bedelini, yine sevgi ödeyecek.
Haydi bakalım bir papatya bizi bekliyor.
SEVİYOR... SEVMİYOR diye...

Papatyadır bizi aşka bağIayan, yeri gelince ayrılmayı sağlayan.
(anonim)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA