• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Dünyamızda yangınlar

FİLİZ ÖZKOL

Dünyamızda yangınlar

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 17 Ağustos 2026

Çok eski yıllarımı hatırlıyorum, çoluk çocuk tüm ailemiz hatta mahalle komşularımızla minibüs kiralayarak yakın ormanlara, çam ağaçlarıyla dolu mesire yerlerine giderdik. Yer sofralarımızı kurar, evlerden getirilen yemekler çıkarılır ve bu şenliklerimiz "mangal" ile taçlandırılırdı. Bunları yaparken içimizde yangın korkusu olmazdı, fakat piknik sonunda mangal ateşi küllenip sönene kadar üzerine su döker, külleri toprakla karıştırırdık. O zamanlar, dünyanın etkilendiği iklim krizlerini, aşırı sıcaklık ve kuraklıkları, sera etkisini bilmezdik. Günümüzde ise, orman yangınlarının çoğunun insan ihmaliyle çıktığı bilindiği için doğal olarak bu geleneksel piknik alışkanlıklarımız kısıtlanmış durumda. Çünkü, önemsemediğimiz küçücük bir insan ihmali yüzlerce dönüm arazideki ağaçlarımızı, yaşayan canlı hayatı ve hatta ormana yakın evlerimizi yok ediyor. Yetişmesi yılları alan habitat alanlarımız yok olurken, atmosfere salınan Karbondioksit, karbonmonoksit, metan gibi gazlar da "sera gazı" etkisini arttırıyor.

EN BÜYÜK ETKEN HAVA KOŞULLARI
Hava koşulları, yangın risk derecesini belirlemede çok önemli bir rol oynar. İklim değişikliği nedeniyle sıcaklık artarken yeryüzündeki buharlaşmalar da artıyor. Buharlaşmanın üzerine yağışların da azalması bitki örtüsünün ve toprakların kurumasına neden oluyor. Çok kuru bir bitki örtüsü ve nem oranının azaldığı bir alanda herhangi bir nedenle yangın daha kolay başlıyor. Yaz ayları başlangıcında köylerinden, kasabalarından yaylalara çıkan yakın tanıdıklarımızı hatırlıyorum. Hayvanlarıyla birlikte aylarca bu yüksek yerlerde yaşarlardı, hayvanları buralardaki meralarda ve ormanlık alanlarda beslenirlerdi. Kırsal nüfusun giderek azalması ve yaylacılık kültürünün zayıflamasıyla ormanlık alanlarda artan kuruyan otlar, çalılar, diğer bitkiler azımsanmayacak bir şekilde yanmaya müsait bir tabaka oluşturabiliyorlar. İnsan hatasıyla veya doğal bir etki nedeniyle oluşan küçük bir kıvılcım bile yüzlerce dönüm arazinin yanarak yok olmasına neden oluyor.

MÜCADELE DE BÜYÜYOR
Dünya genelinde küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin yarattığı aşırı sıcaklardan kurtulamayacağımıza göre, orman yangınlarının şiddetini arttırarak devam edeceği görünüyor. Orman yangınlarından en çok etkilenen ve bu sorunla yoğun bir şekilde mücadele eden Kuzey Amerika, Akdeniz havzası, Okyanusya ve Kuzey Asya ülkeleri; Kanada, ABD, Avustralya, Rusya, Türkiye, İtalya, İspanya, Yunanistan, Portekiz her yıl devasa orman yangınlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Aşırı yaz sıcakları bastırdığı zaman haber bültenlerinde "rüzgarın etkisiyle yayılan alevler", havadan ve karadan müdahale", tahliye edilen yerleşim yerleri" cümlelerini sıklıkla duyuyoruz ve görüntüleri izlerken içimizin yandığını hissediyoruz. Bu binlerce hektar arazinin, canlının, doğal zenginlerin yok olduğu ve atmosfere salınan zararlı gazlara karşı gün geçtikçe giderek artan önleme, eğitim, müdahale, toplumsal katılım ve teknolojik çabaları görüyoruz. Küresel ısınmanın neden olduğu yangınlar bir yana, orman yangınlarının büyük bir kısmı "insan kaynaklı" olarak gerçekleşiyor. Bazen bilinçsizlik, bazen ihmal ve maalesef kasıt işin içine giriyor. Ormanlık alanlarda rastgele attığımız cam şişe, çöp gibi malzemeler bile güneş altında alevlenmeye neden olabiliyor. Bu nedenle; köylüler, çiftçiler, şehirlerde yaşayan bireyler olarak hepimiz bu konuda daha bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Hangi bitkiler kolay tutuşur, hangi malzemeler risklidir ve yangın anında ne yapmalıyız gibi konularda bilgi sahibi olmalıyız. Evlerimizin bir köşesinde mutlaka ilk anda yangına müdahale edebileceğimiz aparatlar bulundurmalıyız. Bu konuda bizi eğitebilecek birçok siteye internet vasıtasıyla ulaşabiliriz. Yangın çıkmadan, yangınla mücadeleye hazır olmalıyız. Özellikle orman-kent bölgelerinde yaşayan topluluklar yangın riskleri konusunda daha bir duyarlı olmalı, gerekli eğitim desteklerini araştırmalıdırlar. Yangınla mücadele sadece kamu kurumlarının değil, halkın da bilinçli bir şekilde yer aldığı alan olmalıdır. Alınması gereken bireysel önlemler konusunda kendimizi eğitmeliyiz. Kişisel çabaların dışında orman yangınlarına neden olan Sıcak hava dalgaları, kuraklıklar, El Nino (Büyük okyanusun aşırı ısınmasıyla oluşan buharlaşmalar), Sera gazı gibi etkenler karşısında ise dünya çapında alınan önlemlerin olumlu sonuçlarını bekleyeceğiz. Ancak dünyamızın devasa bir sorunla karşı karşıya olduğunun bilinciyle hareket etmeliyiz. Örneğin, çok fazla yağışın olduğu yıllarda daha fazla bitki örtüsü oluşur ve bunu takip eden sıcak aylarda kuruyan bitkiler daha yanıcı hale gelir. Bir yıldırım düşmesi bile yangını tetikleyebilir. Bu yangınlar da oluşan dumanlar da zararlı küresel sera etkisine neden olan karbon emisyonlarına yol açıyor. Birbiriyle ilintili ve birbirine bağlı zincirleme reaksiyonlar halkası içinde birçok etkenin olduğu karmaşık olaylar bütünü. Örneğin, devasa buzul kütlelerinin erimesi bile küresel ısınmayı arttıran nedenlerden biri. Orman yangınlarının çoğunlukla insan kaynaklı olduğunun farkında olarak bilgilerimizi arttıralım. Orman yangınlarında ısı, yoğun toz ve duman, yanıklar, kesikler ve aşırı yorgunlukla karşı karşıya bulunan "Yangın Söndürme Ekiplerine" şartlarımızın elverdiği ölçüde kontrollü desteklerimizi verelim. Gözetimsiz kamp ateşlerine, sigara izmaritlerine, atılan camlara izin vermeyelim. Orman yangınlarının bir insanlık suçu olduğunun bilinciyle yaşayalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.