• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Bayramda iyilik ve yardımlaşma GONCA ELİBOL Bayramda iyilik ve yardımlaşma gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12.08.2019, 00:00

Herkesin Kurban Bayramını kutlarım. Kurban Bayramı'nın önemi bir başkadır. 'Kurban', Arapça'da "yaklaşmak, yakınlaşmak anlamına gelir. Hz. Muhammed (s.a.v) yakınlaşmayı, yardımlaşmayı, sevgiyi ve dostluğu buyurmuştur. Çevremizdeki insanların dertlerinden dertlenmeyi, onların yardımına koşmayı, komşumuz sefalet içindeyken yardım etmemiz gerektiğini "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" hadisi ile ne güzel anlatıyor.

Çevremizdeki insanların ihtiyaç ve sorunlarına çare bulmak insanlık vazifemizdir. Sevgi, yardımlaşma, adalet, iyi niyet ve vicdan insan olmanın en temel özelliği değil midir? Maalesef günümüzde bu değerler birçok insan tarafından unutulur oldu. Kişisel menfaatler o kadar gün yüzüne çıktı ki, artık insanlar birbirlerine "Bana ne faydası var?" diye sormadan bir işe kalkışmıyor. Birine fayda sağlamak, yardım etmek neden zor? Oysa "İyilik yap denize at" demişler. İlahi adalet gerçek iyiliği karşılıksız bırakmıyor.

Ben iyiliğin bulaşıcı olduğuna inanıyorum. İyilik üzerine yapılan çok fazla bilimsel araştırma var. Mesela Universty of British Columbia'da Ashley Whillans, iyiliğin insan sağlığına etkileri üzerine bir araştırma yaptı. İyilik ve yardımlaşmanın kalp damar sağlığını olumlu yönde etkilediğini kanıtladı.
Yüksek tansiyon hastalarından 2 yıl boyunca iyilik yapması istendi ve tansiyon sevileri normale döndüğünü ortaya koydu.

İYİLİK DALGA DALGA YAYILIR
Claremont Üniversitesi Politika ve Ekonomi Bölümü Profesörü Paul J. Zak ise yardımlaşma ve güven duymaya yönelik nörolojik mekanizmaları keşfetti. Prof. Zak, nöroekonomi adlı yeni sitemi oluşturan ilk bilim insanlarından. Araştırmalarında güven, cömertlik, fedakarlık gibi erdemli davranışları desteklediğini, eksikliğinde ise ahlaksızlık, çatışma ve kötü davranışların ortaya çıktığını tespit etti. Zak'a göre 'paylaşmak', beyindeki oksitosin hormonunu arttırıyor, şükran ve güven duygusunu da arttırıyor. Paylaşmanın yalnızlığı yok ettiğini belirtiyor. Öte yandan iyiliğin domino etkisini yarattığını, Kiderra, Kalifornia, Sen Diago ve Harvard Üniversitesi araştırmacıları iyiliğin bulaşıcı olduğunu ve katlanarak arttığını bilimsel olarak ortaya koydular. Araştırmada iyilik yapan kişinin sadece mutlu olmadığını, dalgalar halinde birçok kişiyi olumlu etkilediğini ve iyilik ağı kurulmasına yol açtığını gösterdiler. Bence toplum olarak sosyal ve iş çevresinde en büyük ihtiyaç adalet ve vicdan. Elini vicdana koyup hareket etmek insanları doğru yola iteceği gibi ve birçok haksızlığın da önünü kesecektir.

Çevremizdeki insanlara karşı duyarlı olmak ve sorumluluk taşımak zorundayız. Çünkü başka Türkiye yok! Bu vatan uğruna atalarımız, kadınlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız çok fedakarlıklar yaptı. Yoktan var ederek, dönemin kıt imkanları ile çok şeyler başardı. Ülkemizin geleceği, gelişmiş ülke statüsüne çıkması için atalarımızın emanetine sahip çıkmak, milletimizin refahı için iyiliği kalbimize kazıyıp, davranışlarımıza yansıtmalıyız.

ZENGİNLİK VE YOKSULLUK
Ülkemizde çok zengin ve çok yoksul bir kesim var. Bir tarafta lüks içinde yaşayan duyarsız toplum, bir tarafta da kuru ekmeğini paylaşan koca yürekli insanlar. Gelir artışına rağmen gelir dağılımdaki dengesizlik, eğitimsizlik, bilgisizlik, yanlış devlet politikaları, boş vermişlik, işgücünün performans gösterememesi, yanlış yönetim uygulamaları sonucu çalışanını verimsizleştirilen ve işe küstüren yöneticilerin olması gibi birçok neden sayabiliriz. TÜİK'in 2017 yılı gelir ve yaşam koşulları verilerine göre, gelir dağılımıyla ilgili alınması gereken çok tedbir, yapmamız gereken çok ödev var.

Bayramlar, İslam aleminin kendilerini sorgulaması, ihtiyaç sahipleri için yapılabileceklerin düşünülmesi açısından bir fırsattır. Bir zenginin akşam yemeği, bir fakirin aylık geçimini sağlayabiliyorsa burada bir sorun var demektir. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen 11. Büyükelçiler Konferansı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Bir tarafta açlık ve yoksulluk varken, diğer tarafta lüks ve şatafat varsa burada bir sorun var demektir. Bugün bir yanda yapay zekayı, ekonomik büyümeyi konuşurken diğer yanda 2 milyar insan yoksulluk ile yaşıyor. Dünyanın en zengin 60 kişisinin mal varlığı 3,6 milyar insana denk ise burada bir sorun var demektir. 1 milyara yakın insan aç olarak yatağa girerse bir tarafta şatafat varsa burada bir sorun var demektir" sözleriyle bu duruma dikkat çekmişti. Fakirlere yardım etmeye özen gösterelim. Dünyayı iyilik kurtaracak, sorunları sevgi aşacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN