• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Ankara’nın stratejik gücü

GONCA ELİBOL

Ankara’nın stratejik gücü

gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 28 Haziran 2026

7-8 Temmuz'da Ankara, dünyanın en önemli güvenlik ve diplomasi buluşmalarından NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak. Masada; savunma ekonomisi, yapay zekâ, siber güvenlik, kritik altyapılar, yüksek teknoloji üretimi ve milyarlarca dolarlık yeni savunma yatırımları bulunuyor. Bu nedenle zirve, diplomatik gündemin ötesinde küresel ekonomiyi, savunma sanayiini ve teknoloji rekabetini de yakından ilgilendiriyor.
Zirvenin Türkiye'de düzenlenmesiise elbette bir tesadüf değil. Avrupa, Karadeniz, Kafkasya, Balkanlar, Akdeniz ve Orta Doğu'nun kesişim noktasındaki Türkiye; NATO'nun güney kanadındaki kritik konumu, gelişen savunma sanayii, artan savunma ihracatı ve farklı bölgesel aktörlerle aynı anda diyalog yürütebilme kapasitesiyle stratejik önemini her geçen gün artırıyor. Bu tablo, Türkiye'yi güvenlik politikalarının ötesinde; teknoloji üretimi, yatırım, ihracat ve uluslararası iş birlikleri açısından da öne çıkan ülkelerden biri haline getiriyor.

TARİHİ HEDEFTE UZLAŞI
Hatırlanacağı gibi, 24-25 Haziran 2025 tarihlerinde Lahey'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nde liderler, üye ülkelerin 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ini savunma ve güvenlik alanlarına ayırmasını öngören tarihi bir hedef üzerinde uzlaştı. Kaynağın yüzde 3,5'inin temel askerî kabiliyetlere, yüzde 1,5'inin ise siber güvenlik, kritik altyapılar, savunma sanayii, lojistik ve inovasyona yönlendirilmesi planlanıyor.
Lahey'de belirlenen bu vizyonun uygulama başlıklarının Ankara'da ele alınacak olması, zirveyi stratejik açıdan daha da önemli hale getiriyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'un açıklamalarında Avrupa ve Kuzey Amerika'nın savunma üretim kapasitesini artırması gerektiğini vurgulanıyor. Yapay zekâ, siber güvenlik ve ileri teknoloji üretimi, artık güvenliğin olduğu kadar ekonomik rekabetin de belirleyici unsurları arasında yer alıyor.
Yine Rutte'nin 25 Kasım 2024 tarihinde Türkiye ziyareti sırasında yaptığı bir açıklamasında da vurguladığı gibi, "Türkiye, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip ve güçlü savunma kabiliyetleriyle İttifak'ın ortak güvenliğine önemli katkılar sağlıyor." Bu değerlendirme, Türkiye'nin NATO içerisindeki stratejik ağırlığını da ortaya koyuyor. Son yıllarda, insansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine, radar teknolojilerinden millî savaş uçağı KAAN'a kadar geliştirilen projeler, Türk savunma sanayii ekosistemini küresel ölçekte öne çıkardı.

YENİ FIRSATLAR OLACAK
Yerli ve millî teknolojiler, güçlü Ar- Ge altyapısı ve artan savunma ihracatı sayesinde Türkiye, yüksek teknoloji üreten, güvenilir çözüm ortağı ve stratejik tedarikçi konumunu her geçen gün güçlendiriyor. Dünyanın gözü Türk savunma sanayiinin geliştirdiği teknolojilerde. NATO ülkelerinde savunma bütçelerinin büyümesi; Türk savunma sanayii açısından yeni ihracat pazarları, ortak üretim, teknoloji transferi ve uluslararası Ar-Ge iş birlikleri anlamına geliyor. Bu süreç, yüksek katma değerli üretimi ve Türkiye'nin küresel savunma ekonomisindeki rekabet gücünü daha da artırabilecek önemli fırsatlar sunuyor. Ankara'da alınacak kararlar, NATO'nun gelecek dönem güvenlik mimarisini şekillendirirken küresel savunma ekonomisinin yönünü de belirleyecek. Türkiye açısından bu zirve, önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmanın ötesinde; savunma sanayiindeki teknolojik yetkinliğini, üretim kapasitesini ve ihracat gücünü uluslararası kamuoyuna bir kez daha gösterme fırsatı sunuyor. Belki de bu zirvenin en önemli çıktısı, yayımlanacak bildirilerden çok Türkiye'nin küresel savunma ekosistemindeki konumunu güçlendirecek yeni iş birlikleri, yatırımlar ve ihracat fırsatları olacak. Çünkü artık ülkelerin rekabet gücü, sahip oldukları doğal kaynaklardan çok geliştirdikleri teknoloji, ürettikleri yüksek katma değer ve kurdukları stratejik ortaklıklarla ölçülüyor. Ankara'da kurulacak masa, güvenliğin yanında geleceğin ekonomik dengelerini de şekillendirecek. Türkiye'nin savunma sanayiinde yaptığı bu devrimler, Türk Gücünün ve potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunun en somut kanıtlarından birisidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.