İnternette yayınlanan ses kasetlerini dinliyoruz. İki Danıştay üyesi konuşuyor. Birisi daire başkanı, diğeri üye. Hakkında konuştukları kişi Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya. Aslında Ahmet İyimaya hakkında konuşmuyorlar. Bu iki hakim, İyimaya'ya, yani milletin oylarıyla TBMM'ne seçilmiş olan bir milletvekiline, Adalet Komisyonu Başkanı olan siyasetçiye küfür ediyorlar. Sövdükleri adam bir hukukçu. Ama bu iki sözüm ona yüksek hakim, o derece seviyesiz, o derece bayağı laflar kullanıyorlar ki, inanmak mümkün değil. Oysa hakim dediğiniz kişide en başta bir vakar olur. Dil dediğimiz vasıtanın en mütekamil, en işlenmiş biçimi dökülür dilinden. Onurlu olur hakim. Ama bu iki sözde hakimde inanın bunların hiçbiri yok. Peki ne var? Ağır bir kuyruk acısı. Çünkü bu milletin yasama organı olan TBMM, yargı kurumlarında 27 Mayıs eşkıyalığı ile birlikte örgütlenmiş olan çeteyi dağıtmaya başlamıştır. Millete yıllarca kendilerini hukukçu diye dayatan ideoloji madrabazları rahatça hüküm süremiyor artık.
***
Ahmet İyimaya'ya sövüyor bu madrabazlar. Niye? Çünkü Türkiye'yi gerçek bir hukuk devleti haline getiren bütün yargı reformlarının arkasındaki teknik zeka ve birikim Ahmet İyimaya'dır. Çünkü Ahmet İyimaya, bu vesayetçi-ideolojik yargı madrabazlığını da, kendilerini hakimlik teminatı arkasına gizlemiş bazı madrabazları da Türkiye'de en iyi tanıyan uzmandır. Ağzı bozuk bazı Danıştay üyeleri İyimaya'ya onun için saldırıyor. CHP'nin politikacıları onun için saldırıyor. Oysa saldırdıkları insan üstün vasıflı bir hukukçu. Onun hukuk bilgisi ve zekası ile baş edemeyenler şimdi İyimaya'ya iftira atmaya, küfür etmeye başladılar. İşte bunlardan birisi CHP'li Muharrem İnce. İyimaya'nın Kenan Evren'in avukatlığını yaptığını söylüyor. İyimaya ile ilgili bulabildikleri tek şey bu. 1990 yılında yaşanmış bir olay. İyimaya'nın hiçbir siyasi kimliği yok o tarihte. Avukatlık yapan bir insan. Evren tavsiye üzerine ondan bir konuda kendisini savunmasını istemiş. Savunmuş ve üstelik avukatlık ücreti de kabul etmemiş. Suçlama da bu. Kim yapıyor bu suçlamayı? Muharrem İnce. Daha birkaç ay önce, çocuğu için kendisinden yardım isteyen bir kadına sarkıntılık ettiği iddiası gazetelerin manşetlerinden duyurulan CHP'li milletvekili. Kim diline doluyor bu komik iddiayı? Başkalarını karalamaktan bir tür haz duyan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.
***
Aslında Ahmet İyimaya'ya yönelik bu saldırılar bir şeyi gösterdi. Ne Türk siyaseti, ne kamuoyu, hatta ne de AK Parti, İyimaya'yı yeterince tanıyor. Kaç kişi biliyor onun Ankara Hukuk Fakültesi'ni birincilikle bitirdiğini? Sorumluluk hukukunda bir avukat olarak Yargıtay'a defalarca içtihat değiştirttiğini? Hukuk üzerine yazdığı eserlerinde kullandığı dipnotların zekatını verse, o kendisine söven küfürbaz yargıç ve politikacıların sülalesine bin yıl yeter. Ancak benim bu haysiyetli adama hayranlık duymamın nedeni onun hukuk kabiliyeti değil. Ben Ahmet İyimaya'ya demokrasi tarihimizin en saygıdeğer demokratlarında birisi olduğu için çok büyük saygı duyuyorum. Çünkü, onun bütün haysiyetiyle ve ilim-irfanıyla TBMM kürsünden verdiği demokrasi mücadelesinin canlı tanığıyım ben. 28 Şubat günlerinde Meclis kürsüsüne her çıktığında, millete tankın namlusunu gösterenleri hukukun kavramlarıyla nasıl perişan ettiğini defalarca gördük.
O nedenle bu ağzı bozuk hakimlere, bu CHP'li İnce'ye bir çift sözüm var: Ahmet İyimaya size birkaç numara kalın gelir!
