• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Deniz kalkanları tek tek kuruluyor

BÜLENT ERANDAÇ

Deniz kalkanları tek tek kuruluyor

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 19 Ağustos 2026

Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye; Doğu Akdeniz, Adalar Denizi (Ege) ve Karadeniz'de "Mavi Vatan" stratejisi ile denizlerdeki egemenliğini stratejik hamlelerle geliştiriyor. Mavi Vatan, sadece askeri gemilerimizin bayrak gösterdiği bir su kütlesi değil; üzerinde idari tasarrufta bulunduğumuz, hukuki mevzuat uyguladığımız ve koruduğumuz vatan toprağıdır. Katil, soykırımcı, siyonist Netanyahu ile Hindistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan'ın oluşturduğu ittifakın Doğu Akdeniz'e yönelik sinsice planları Türkiye tarafından adım adım takip ediliyor. Olası oldu-bittilere karşı Türkiye anında hem masada hem de sahada son derece stratejik hamleler yapıyor. Önceki gün Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye, Mavi Vatan stratejisinde çok önemli bir hamle yaptı; Mavi Vatan'ın sınırlarına silinmez bir hukuki mühür daha vurdu.

KARŞI HAMLE YAPILDI
Türkiye, Mavi Vatan'daki egemenlik haklarını pekiştirmek amacıyla Ege ve Akdeniz'de iki büyük bölgeyi Resmi Gazete kararıyla "Deniz Milli Parkı" ilan etti. Bu kapsamda Muğla'nın Fethiye ve Antalya'nın Kaş ilçeleri açıklarında 21 bin 706 kilometrekarelik Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ile Çanakkale ve Tekirdağ sınırları içindeki bin 742 kilometrekarelik Kuzey Ege Deniz Milli Parkı kuruldu. Mavi Vatan'ın yaklaşık yüzde 5'ini koruma altına alan bu tarihi hamle, sadece çevresel bir koruma bilinci değil, aynı zamanda uluslararası hukuk ve deniz jeopolitiği açısından stratejik bir kalkan niteliği taşıyor. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz'de eş zamanlı olarak ilan ettiği ilk "Deniz Milli Parkları", Ankara'nın deniz jeopolitiğinde "reaktif" yani tepki veren bir pozisyondan, oyun kurucu "proaktif" bir konuma geçtiğinin en net göstergesidir. Yunanistan'ın geçmiş dönemlerde çevrecilik örtüsü altında, Ege ve İyon denizlerinde tek taraflı deniz parkları ilan ederek fiili durum yaratma çabalarına karşı Türkiye bu adımlarla, masada ve sahada çok güçlü bir diplomatik hamle yaptı. Türkiye, bu hamlesiyle uluslararası kamuoyuna şu mesajı net olarak veriyor: Mavi Vatan'ın her bir metrekaresinde idari, hukuki ve çevresel yetki tamamen Türkiye Cumhuriyeti'ne aittir. Bu hamle, Türkiye'nin dünyada deniz yetki alanlarında milli park ilan edebilen seçkin ülkeler arasına girmesini sağlıyor. Stratejik Önem: Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege Aksı. İlan edilen bölgelerin koordinatları incelendiğinde, kararın ne kadar hassas bir askeri ve siyasi zekayla planlandığı anlaşılmaktadır. Meis ve Doğu Akdeniz Hattı: Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı, Meis Adası çevresinde sık sık yetki alanı tartışmalarının yaşandığı kritik bir bölgeyi kapsıyor. Türk devlet aklı geçen yıl bu bölgeyi kontrol edecek DENİZ KUVVETLERİ AMFİBİ MERKEZİ kurmuştu. Türkiye, egemenlik haklarını koruma iradesini karasularının ötesine taşıyarak Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı tezlerini idari bir koruma statüsüyle perçinliyor. Kuzey Ege Sınırı: Limni, Semadirek ve Taşoz adalarına yakın konumda yer alan Kuzey Ege Deniz Milli Parkı, Ege Denizi'ndeki hukuki pozisyonumuzla tam uyumludur. Deniz Kuvvetleri Çanakkale'de de DENİZ AMFİBİ MERKEZİ kurmuştu. Bu adımlar Doğu Akdeniz'de ve Adalar Denizi'nde (Ege) tek taraflı egemenlik iddiasında bulunmaya çalışan aktörlerin hareket alanını daraltmaktadır. Evet, hem ekolojik egemenlik hem seyrüsefer güvencesiyle devasa bir ekosistem devlet güvencesine alındı. Bu parklarda, Türkiye'nin askeri eğitim alanları, balıkçılık hakları ve Mavi Vatan'daki enerji/ sismik araştırma faaliyetleri devam edecek. Park sınırları içerisinde uluslararası hukuka uygun olarak seyrüsefer serbestisi de eksiksiz şekilde korunacak. Yani Türkiye, uluslararası alanda elini güçlendiren diplomatik bir pozisyona sahip olacak.

ALİYEV İLE İTTİFAK
Türk Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev, TDT çerçevesinde askeri iş birliği mekanizmasını ilmek ilmek örüyor. Karabağ zaferinden sonra beş ülke ile müttefiklik anlaşması imzalanmıştı. TDT'nin Asya jeopolitiği açısından stratejik bir eksen olduğu, yeni dünya düzeni inşa edilirken ne kadar stratejik bir konuma sahip olduğu görülüyor. Bu bağlamda Türk Devletleri Teşkilatı'na KKTC'nin tam üye olması da gündeme giriyor. Can kardeşlerimiz Azerbaycan'ın, KKTC'nin TDT'ye tam üyeliğini desteklediği açıklandı. Türkiye ile Azerbaycan Karabağ zaferinden sonra dış politika koordinasyonunda daha aktif hareket ediyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.