• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Savaşların yol açtığı korkunç acılar

MEHMET DEMİRCİ

Savaşların yol açtığı korkunç acılar

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 05 Haziran 2026

Son kurban bayramı günlerinde iki kitap okudum. İlki Kemal Arı'nın yazdığı Büyük Mübadele (İş Bankası yayını). İstiklal Savaşı sonrası yapılan anlaşmayla Türkiye'den Yunanistan'a 1 milyon 200 bin Rum, oradan Türkiye'ye 500 bin Müslüman Türk göçtü. Buna "mübadele" denir.
Kitaptan öğrendiğimize göre bu olay çok sancılı ve sıkıntılı olmuş.
Yunanistan'daki Müslümanlar büyük bir baskıya maruz kalıp her şeylerini bırakarak limanlara yığılmış. Hepsini bir anda taşıyacak gemi yoktur, mevsim kış. Gelenleri uygun yerlere yerleştirmek zor. Devlet henüz yeni kuruluyor, yoksulluk diz boyu. Yol yok, araç yok. birtakım suiistimalleri önlemek mümkün değil. Gelen yarım milyon insanı Türkiye'nin çeşitli bölgelerine yerleştirmek, onlara aş ve iş bulmak epey zaman alır. Mübadil olarak anavatana gelenler çok büyük sıkıntı yaşarlar.
Aynı şey Yunanistan'a giden Rumlar için de geçerli. Yakıp yıkarak ayrıldıkları Türkiye topraklarındaki huzur ve güveni Yunanistan'da buluncaya kadar onlar pek çok zahmet çekerler. Bütün bunların sebebi savaştır, harplerdir.

NURİYE ORTAYLI
Dr. Nuriye Ortaylı (d. 1959) İlber Ortaylı'nın en küçük kardeşi. İyi bir eğitim gördü, başarılı bir hekimdir. Ayrıca Türkiye'de ve yurt dışında sağlık politikaları ve kalkınma projeleri üzerine çalışmalar yürüttü. Bu defa çok değerli bir kitapla karşımıza çıktı: "Annem Şefika". Alt başlığı: "Kırım'dan Stalingrad'a, Avusturya'dan Ankara'ya." (Kronik yayını) Kitabın kahramanı Şefika Kırım'ın varlıklı ve asilzade ailelerinden. Rusya'daki Bolşevik ihtilalinden sonra aile yurdundan yuvasından olur. Sürgünler, savaşlar, esir kampları, açlık ve yoksulluk içinde oradan oraya savrulurlar.
İnançlı, dirençli ve sabırlı olan Şefika her şartta ayakta kalmasını bilir. Şöyle demekten kendini alamaz: "Bizim hayatımızı mahvettiler. Ne için? Ne işe yaradı? Bari söyledikleri gibi komünizmi kurabilmiş olsalardı."

ANNEM ŞEFİKA
Kitabın arka kapağında şunlar yazılı: "1917'de doğan; hayatı Kırım'dan Stalingrad'a, Nazi kamplarından Ankara'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Rus Dili hocalığına uzanan, yoksulluk, baskı ve vatansızlıkla sınanan bir hayat. Atlattığı onca badireye rağmen insani değerleri, merhameti ve umudu kaybetmemiş bir kişilik Şefika Karaşay Ortaylı.
Şefika Ortaylı, 20. yüzyılın en sert kırılmalarını yaşamış bir kuşaktan. Çocukluğunu ve gençliğini savaşların ve ideolojik baskıların gölgesinde geçirdi; Türkiye'de ise yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Bu sayfalarda şekillenen yalnızca bir öğretmen ya da akademisyen değil; anlatmayı seven, dinlemeyi bilen, insanları kökenlerine, inançlarına ya da siyasi tercihlerine göre ayırmayı reddeden güçlü bir vicdanın portresi.
Nuriye Ortaylı, annesinin yıllar boyunca günlük sohbetler sırasında aktardığı anıları bir araya getiriyor. Büyük tarih anlatılarının dışında kalan, çoğu zaman görünmeyen insan hikâyelerini görünür kılıyor.
Sürgünlerin, savaşların ve sessiz direnişlerin içinden geçen bu anlatı, insanın her durumda nasıl insan kalabildiğini anlatıyor." Savaşın her türlüsü, hele ideolojik harpler insanlığın yüz karasıdır, onulmaz ıstıraplara yol açar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.