Bundan önceki yazımda Denizli'deki PASVAK (Pamukkale Sağlık Eğitim Vakfı) adlı kuruluştan söz etmiştim. Vakfın kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bülent Topuz eli kalem tutan, Denizli'nin yerel medyasında sık sık yazıları görülen bir yazardır. Vakfı ve faaliyetlerini tanıtan yıllık bir dergi de çıkarmakta. Geçen yıl itibariyle 5. sayısı basılmış. Dergide bazı bağışçılarla yapılan çok hoş söyleşiler var. Buradan anlıyoruz ki Denizlili iş adamların birçoğu, Anadolu'muzun yerli kültürüne sahip, geleneksel irfan ve iman birikimimizden pay almış bilinçli kimselerdir. Bu insanlar güvenilir yapılara karşı cömertçe davranmakta ve seve seve yardımda bulunmaktadırlar. Bugünkü yazımda vakfa katkıda bulunanlarla yapılan söyleşilerden bazı alıntılar yapmak istiyorum:
"Burada yapılan çalışmalarda dikkatimi çeken en önemli şey samimiyet oldu. Gösteriş ve farklı beklenti yok. Yalnızca ihtiyaç sahiplerine ulaşma gayreti var. Yardımların kimlere ve nasıl ulaşacağı büyük bir titizlikle takip ediliyor. Orada karşılaştığınız bir yaşlının "Allah razı olsun" demesi, bir çocuğun yüzündeki tebessüm… Bunlar insanın kalbine doğrudan dokunan, parayla veya başka şeyle karşılığı olmayan duygular. Verilen bir lokmanın duaya dönüşmesi duygulandırıcı. Burası yalnızca sıcak yemek dağıtan bir aşevi değil, şehrin dayanışma ruhunu ayakta tutan, yardımlaşmayı devamlı kılan çok önemli bir sosyal yapı."

Prof. Dr. Bülent Topuz
GÖNÜLLERİ ISITMAK
"Vakfı ilk ziyaret ettiğimde sıradan bir aşeviyle karşılaşmadım. Orada gördüğüm şey organize, sistemli ve şeffaf bir iyilik hareketiydi. Her gün binlerce vatandaşımıza sıcak yemek ulaştırılırken sadece karınlar doymuyor, aynı zamanda gönüller de ısınıyordu. Modern tesislerde hijiyen kurallarına titizlikle uyularak hazırlanan yemekler, hem merkezde hem kırsal mahallerimizde vatandaşlarımızın sofrasına ulaşıyordu. Dağıtılan her tabak yemeğin ardında iyi planlanmış bir lojistik, gönüllülerin fedakarlığı ve hayırseverlerimizin güvenle yaptığı bağışlar vardı. Bu şeffaflık ve güven PASVAK'ın en büyük sermayesidir."
"Vakfın hiçbir cemaate veya kuruma bağlı olmadan, tamamen insani değerler doğrultusunda hareket etmesi ve yardımları ihtiyaç sahiplerine doğru bir şekilde ulaştırması son derece kıymetlidir. Bu yönüyle örnek alınması gereken bir kuruluştur."
TOPLUMUN VİCDANINA DOKUNMAK
"PASVAK veren elin alan eli görmediği, son derece güvenilir bir kurum. Günümüzde böylesine fedakarca çalışan ekiplerin sayısı ne yazık ki çok az. Hem bireysel hem de şirket olarak bu tür yardımlaşmalara her zaman hazırız. Elimizden geldiğince, gücümüzün yettiğince bu desteği sürdürmek en büyük arzumuz. Toplumsal sorumluluk, kurumsal kültürümüzün en başında yer alıyor. Yoğun emek gerektiren bir üretim süreci yürüttüğümüz için emeğin değerini çok iyi biliyor, her zaman emeğe saygıyı esas alıyoruz."
"PASVAK gibi kurumlar yalnızca ihtiyaç sahiplerine değil, toplumun vicdanına da dokunuyor. Bu çalışmalar, şehirde iyilik duygusunu canlı tutan en güçlü köprülerden biri. Biz de bu köprünün bir taşı olabildiysek ne mutlu."
Evet, PASVAK haftanın 6 günü ihtiyaçlı evlere yemek dağıtıyor, pazar günün yemeği cumartesiden veriliyor.
