Efsanevi çizgi roman kahramanı Örümcek Adam yeni bir ekiple sinemadaki yeni yolculuğuna çıkıyor. Andrew Garfield bedeniyle Örümcek Adam'a hayat verirken filmin kaptan koltuğu da Marc Webb'e emanet edilmiş. Aksiyondan ziyade daha içli, daha dokunaklı, Kemalettin Tuğcu tadında bir macera 'İnanılmaz Örümcek Adam' filminde sevenlerini bekliyor.
Gelelim sevimliği 'Örümcek'imizin macerasına: Peter Parker ailesi tarafından terk edilmiş yakınlarının büyüttüğü, sosyal hayatta zayıf karakterli, lise çağında bir gençtir. Her ergenin yaşadığı "Ben kimim? Nereye aitim?" sorunları daha derin sormaktadır. Bir yandan da Gwen Stacy'ye kör kütük aşıktır. Bir gün babasına ait bir çanta bulan Parker, anne ve babasının ortadan kaybolmasının ardındaki sırları çözmeye karar verir. Karşısına Oscorp şirketi ve babasının eski ortağı olan Dr. Curt Connor'ın laboratuvarı çıkar. Artık hiçbir şey Peter Parker eskisi gibi olmayacaktır...
Çizgi roman ustası olan Stan Lee'nin yarattığı -Steve Ditko'yla beraber- "Örümcek Adam" yeniden huzurlarımızda. Sam Raimi'nin 2002'den itibaren üç filmlik seriyle sinemaya aktardığı bu süper kahraman üç boyutlu olarak sinemada boy gösteriyor. Fakat yeni bir macera yerine, tekrar baştan başlayıp 3D'li yeni bir Örümcek Adam evreni yaratılıyor: Daha naif bir Örümcek ve kuşkusuz yepyeni düşmanlarla.
Kesinlikle ezik değil ama çok naif. Süper güçlerine rağmen dünya bir yana o bir yana moodunda. Açıkçası dünyadan çok kendi paçasını kurtarmanı derdinde. Ayrıca süper kahraman yerine ademoğlu olarak varolmanın hafifliğini yaşıyor. Aşkını kalbine gömmüyor; sevgilisine kimliğini daha en başında anlatıyor.
DR. CONNOR KİM?
Dr. Connor için hemen dost yüzlü düşman diyebilirim. Daha önce düşman kategorisinde 'Yeşil Işın', 'Doktor Octopus', 'Venom' ve 'Kum Adam' çıkmıştı. Bu kez de dev bir kertenkeleyle tanışıyoruz. Dr. Curt Connor aslında bir aile dostu yani Parker'ın babasının mesai arkadaşı. Parker'ın babasından aparttığı bilgiler ve bilgisini karanlık kişilere satması sonucunda Dr. Connor karanlıkların prensi olmaya yakın. Önce masumca başlayan bir uzuv yenileme projesi zamanla bambaşka boyutlara ulaşıyor. Dr. Connor'ın kanına şeytan giriyor ve kötü tarafı ortaya çıkıyor.
Yeni Örümcek Adam filminin nasıl bir farkı var derseniz yönetmen Marc Webb ve 3D'den başka bir şeyi olduğunu söylemek zor. 3D'de meselesinde de Martin Socorssese imzalı Hugo'yu aşan bir film ben daha göremedim. Buna Örümcek Adam da dahil. Yönetmen Marc Webb'in ilk filmi Aşkın 500 Günü'ne bayılmıştım. Bunda da elinden geleni yapmış. Görsellikmolarak bundan da fazlası olamazdı.
RHYS IFANS'A DİKKAT
Oyuncu olarak da Sally Field ve Rhys Ifans filmin sürprizleri bence. Oscarlı Field'ı sinemada izlemeyeli epey oldu. Özlemişim. Dr. Connor'u oynayan Rhys Ifans kertenkeleye dönüştüğü sahnelerde çok başarılı. Bence Örümcek'ten bile rol çalıyor. Sevgili olarak Stone Gwen ve Andrew Garfield ise birbirlerine yakışıyor ama Garfield'ın Örümcek Adamlığı tartışılır. Örümcek Adam sonuçta eğlenceli bir seyirlik.
Haftanın Filmi
Peki Şimdi Nereye?
Yönetmen Nadine Labaki'den Ortadoğu'nun diken üstündeki coğrafyasında dinsel çatışmalara ve savaşın anlamsızlığına esprili kadınca bir bakışSavaş sonrası Müslüman-Hıristiyan ayrımı yapmadan yaşayan köylüler çatışma haberlerinin gelmesi üzerine birbirlerine düşman kesilirler. Şiddeti çıkartan erkekleri yatıştırma görevi kadınlara düşer. 2011 Cannes Film Festivali'nde beğenilen film Toronto Film Festivali'nden Halk Ödülü ile döndü... Kaçırmayın! Hatta Labaki'nin diğer filmi 'Karamel'i de DVD izleyin.
