Seda Kaya Güler

Erkekler üçe ayrılır!

Çoğunluğu temsil eden bir grup kadınları eksik yaratıklar olarak görüyor ve kadın cinsini küçümsüyorlar. Onlara göre kadınlar güzel, alımlı, hoş ama boşlar. Becerikli oldukları alanlar var tabii, örneğin annelik, ev işi, karılık vs... O yüzden onları bu alana hapsetmek ve güzel kafalarını ev içi konularla meşgul etmek gerekir. Birinci vazifeleri, kadınları kendi alanlarının dışına çıkmamaya ikna etmek ve erkek işine bulaşmak isteyenlere de hadlerini bildirmektir.
Üst benlikleri böyle diyor ama aslında bilinçaltlarında kadınların kendilerinden daha güçlü olduğunu bilmenin kayıtları var. Bu nedenle kadına karşı böylesine öfke ve şiddet eğilimi içindeler. Bu gerçeği kabullenmedikleri için, kadınları yok saymaya, küçümsemeye, onun üzerinde güç kullanmaya kalkışıyorlar.

İKİNCİ GRUP

İkinci grup, bilinçaltıyla yüzleşmiş. Kadınların biyolojik, psikolojik gibi pek çok alanda erkekten daha üstün olduğunun, erkeğin tek avantajının ise fiziksel güç olduğunun farkındalar. Bilime inandıkları için bilimsel gerçekleri görmezden gelemiyorlar.
Kadınların bu üstünlüklerini kullanıp toplumu ele geçirmek gibi bir niyetleri ve bunu gerçekleştirmelerini sağlayacak şartların olmadığının da farkındalar. Ama ister iktidarı kaybetme korkusu deyin, ister egolarına yenilme, ister kibir, kadınların öne çıkması ve kendi yerlerini almaya kalkmalarından rahatsızlar.
İstiyorlar ki, kendileri nasıl mücadele ediyorsa, kadınlar da aynı mücadeleyi versin. Onlara herhangi bir ayrıcalık tanınmasın.
Ülkemizde yaşayan erkekler üçe ayrılıyor. Kadını küçümseyenler, kadından çekinenler ve kadınla erkeğin birbirini bütünlediğine inananlar.
Bu nedenle mesela kota gibi pozitif ayrımcılıklara fena halde karşılar. Çünkü biliyorlar ki, şartlar eşitlenirse, yani kadınların önlerindeki engeller kaldırılırsa erkeklerin söz sahibi oldukları koltukların yarısı kadınların olacak. Bu Meclis'in, kabinenin, belediye başkanlarının, holdinglerdeki, odalardaki yönetim kurlularının, gazete yayın yönetmenleri ve yazı işlerinin, televizyon kanallarındaki yöneticilerin yarısının kadın olması demek. Bu da rekabetin daha kızışması demek. Sadece kendi hemcinsleri ile rekabet yerine devreye kadınların da girmesi demek.
O nedenle bu ayrıcalıkları istemiyorlar. Şu andaki şartların eşit olmadığını bilmelerine, kadınların yarışa çok geriden başladıklarını görmelerine rağmen. Ve ayrıcalık isteyen kadınları, "Bunu istiyorsanız, eksik olduğunuzu düşünüyor veya bunu kabulleniyorsunuz demek" diyerek ezmeye çalışarak...
ÜÇÜNCÜ GRUP
Sayıları çok az olan üçüncü grup ise, her iki cinsin de kendine göre üstünlükleri ve zayıflıkları olduğunu, bunun nesil devamını, huzurunu, barışını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olduğunu ve iki cinsin de birbirini tamamladığına inanıyor. Kimsenin güç gösterisinde bulunmamasını, bulundukları ortamda birlikte söz sahibi olmaları gerektiğini düşünüyor. Yan yana, omuz omuza, güçleri birleştirerek ve şartları eşitleyerek...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.