Çarşamba günkü yazıda çocuk eğitiminde "dayak" ın yerinden bahsetmiş ve modern psikolojinin temsilcilerinin, psikolojik açıdan sağlıklı çocuk yetiştirmek için "dayak"ın gerekli olduğunu savunduklarından söz etmiştim.
Tabii pek çok kişiden tepkiler geldi, "dayağı mı savunuyorsun?" diye. Tabii ki savunmuyorum, sadece çocuk eğitimindeki öneminden bahsediyorum.
Öncelikle uzmanlar doğru ve yanlış dayak kavramını ortaya atıyorlar. Yanlış dayak derken, sopayla ya da başka bir şeyle çocuğu dövmek ya da onu aşağılayıcı biçimde suratına tokat atmaktan söz ediliyor. Bunu hiç kimse savunmuyor ve savunmamalı. Doğru dayaktan kastedilen ise kaba etlerine bir şamar indirmek.
Psikolog Fitzhugh Dodson'a göre bu olumlu bir davranış. Dodson, "How to Parent" adlı kitabında anne-babalara şunları öneriyor:
►Çocuğunuz yanlış bir hareket yaptığında kaba etlerine bir şamar indirmek, ona neden yanlış yaptığını uzun uzun anlatmaktan daha etkili.
►Özellikle de gerçekten yanlış yaptığı zaman. Yani sizi öfkelendirdiği zaman. Öfkeliyken çocuğa kızar ve ona bir şamar indirirseniz, sizi neden kızdırdığını ve neden böyle bir eyleme maruz kaldığını anlayacaktır.
ÖZÜR DİLEMEK
►Sabahleyin yaptığı yaramazlık için "Bekle de, akşam baban gelince seni bir güzel dövsün" derseniz, çocuk bu serinkanlı dayağa anlam veremeyecek, üstelik beklemek onda bir birikim ve daha çok öfke yaratacaktır.
►Çocuğu dövmenin sizde uyandıracağı suçluluk duygusundan da çekinmeyin. Sinirleriniz yatıştığı zaman, çok öfkelendiğinizi ve bu nedenle bu hareketi yaptığınızı anlatırsınız.
Bir kez daha altını çiziyorum: Dövmek derken, çocuğa zarar verecek, onun ağzını burnunu kıracak bir hareketten söz etmiyoruz. Doğru olan çocuğa bu tür davranışlarda bulunmamak elbette. Hatta bir tokat bile atmamaktır. Ne var ki hiç kimse kusursuz değildir. Anne-babalar da. Ve her anne-baba çok sinirlendiği bir anda çocuğuna bir şamar attığını itiraf edecektir. Ve herkes, çocukken anne-babasından dayak yediğini söyleyecektir.
Dodson, "Onu dövdüğünüz için çocuğunuzdan özür dilemekten, barışmaya yönelmekten de kaçınmayın" diyor ve ekliyor: "Bu davranışınız, aranızdaki içtenliği, yakınlığı, sevgiyi insancıl bir düzeye getirecek ve yoğunlaştıracaktır."
DİSİPLİNİN ÖNEMİ
Eminim ki yine itirazlar gelecektir. Nitekim Dodson da öyle düşünüyor: "Kimileriniz, çocuğu dövmenin ana-babanın öfkesini boşaltmaktan başka bir yararı olmadığı konusunda söylediklerimi kuşkuyla karşılıyor olabilirsiniz" diyerek bir karikatürü örnek veriyor:
Karikatürde baba, oğlunu dizine yatırmış, bir yandan alabildiğine döverken diğer yandan da "Bu da sana adam dövmek nasıl olurmuş öğretir!" diyor. Dodson'un yorumu:
"Gerçekten de öğretir!"
Ama şunu eklemeyi de ihmal etmiyor: "Ne olursa olsun, gerçekten ihtiyaç duyarsanız başvurun."
Önemli olan çocuğa disiplini öğretmek. Bunun yolları neler? Bir başka yazıda buna değineceğim. Zaten disiplin konusundaki öğütlere dikkat edilirse dayağa da gerek kalmaz.
