• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Kaybetmeyi yönetebilmek

EKREM DURUL

Kaybetmeyi yönetebilmek

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 24 Temmuz 2026

Eski bir tenisçi olan Kevin Anderson'ın eşi Kelsey Anderson, onunla gittiği turnuvalarda kaleme aldığı blog yazılarından biri olan "Yenilgiyle Başa Çıkmak" (Dealing with Defeat)'te tenis sporu için hayli önemli bir konuya değinmişti. "Tenisçiler aslında birer kaybedendir" diyen Anderson, "Matematiksel olarak konuşursak, teniste neredeyse herkes kaybeder. Her hafta düzenlenen turnuvalarda, profesyonel fikstürdeki her bir oyuncu, dünyanın 1 numarası ya da elemelerden gelen bir oyuncu fark etmeksizin, korttan bir yenilgiyle ayrılır. Tabii ki o hafta turnuvayı şampiyon olarak bitiren o tek bir şanslı kişi hariç. Eğer profesyonel bir tenisçiyseniz, hayatınız boyunca her hafta kaybetmeye mahkumsunuzdur." diyor

'İYİ BİR KAYBEDEN' OLMAK
BİR tenis oyuncusunun eşi olarak, bu sürecin perde arkasındaki duygusal yükü en yakından gören kişi olan Anderson, "Otel odalarında yaşanan o sessiz hayal kırıklıklarını, 'Nerede hata yaptım?' sorusuyla geçen uykusuz geceleri izliyorum. Tenis dünyasında zirveye oynayanlar, aslında en çok kazananlar değil; yenilginin zihinlerini zehirlemesine izin vermeyen ve her seferinde yeniden ayağa kalkıp kortta kalmayı başaran 'en dayanıklı kaybedenler'dir." sözleriyle bu sporun kritik kodlarını, bizlere bir tenisçinin turnuva sürecinde en yakınından, yani olayın merkezinden gerçek ve samimi şekilde aktarmış.

GERİ DÖNÜŞ MEKANİZMASI
"Bir oyuncu pazar günü bir turnuvanın finalinde ya da ilk turunda acı verici bir mağlubiyet alabilir. Ağlamak, öfkelenmek veya hayal kırıklığına uğramak için sadece birkaç saati vardır. Çünkü salı günü bir sonraki şehirde, yepyeni bir turnuvada, sanki o yıkıcı mağlubiyet hiç yaşanmamış gibi kortta %100 zihinsel odaklanmayla durmak zorundadır." Anderson'a göre işin sırrı, yenilgiye kısa bir "yas süreci" tanımakta saklı. Ağlama duvarından kalkma vakti geldiğinde, zihinsel mekanizmanın ikinci aşaması devreye girer: Duyguları tamamen silip yerine verileri koymak. Tenisçilerin adeta balık hafızasına sahip olması gerekiyor.

SORUMLULUK SADECE SİZİN
"Tenis, doğası gereği insanı izole eden ve zihinsel olarak fazlasıyla yıpratan bir spor. Takım sporlarında bir maçı kaybettiğinizde suçu paylaşabileceğiniz takım arkadaşlarınız olur, yenilginin yükü bölünür. Teniste ise kortta tek başınasınızdır. Kaybettiğinizde tüm fatura size kesilir; kaçırdığınız o tek bir backhand, yaptığınız o çift hata ya da zihinsel olarak kırıldığınız o an tamamen sizin sorumluluğunuzdadır. Bu yüzden başarılı bir tenisçi olmanın en büyük sırrı, 'iyi bir kaybeden' olmayı öğrenmektir." şeklinde devam ediyor Anderson; "Burada kastedilen yenilgiyi kabullenip pes etmek değil; tam aksine, o yenilginin yarattığı ağır duygusal çöküntüyü çok hızlı bir şekilde sindirebilmektir."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.