Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.

Manisa'da doğdu Amerikalı oldu

Anavatanı Manisa olan Sultaniye üzüm William Thompson tarafından ABD’ye götürüldü.

Manisa'da yetiştirilen Sultaniye çekirdeksiz üzüm çeşidi, ihracatta önemli bir yere sahip. Manisa, ülkemiz çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin yüzde 95'ini karşılıyor. Kuru üzümün yüzde 85'i yurt dışına ihraç edilerek, yılda ortalama 500 milyon dolarlık bir döviz elde ediliyor.
Yaklaşık 100 bin civarında insan ekmeğini bağcılıktan kazanıyor.
ATASINA RAKİP OLDU
Manisa Bağcılık Araştırma Müdürü Akay Ünal, Manisa bölgesinde son yıllarda özellikle sultaniye çekirdeksiz üzüm çeşidine rakip olabilecek düzeyde 'Thompson seedless' adlı üzüm çeşidinin adı duyulmaya başlandığına vurgu yaptı. Ünal, Thompson adıyla bilinen üzüm çeşidinin Türkiye'de çok bilinen adıyla "sultaniye" türü olduğunu belirtti. Ünal, "Sultaniye" çeşidinin "Thompson" olarak anılmasından üzüntü duyduklarını kaydetti.
Akay Ünal, sultaniye çekirdeksiz üzüm çeşidi başta ABD, Avustralya ve Yunanistan'a ülkemizden götürüldüğünü belirtti.
AMERİKA YOLCULUĞU
Ünal, Sultaniye çekirdeksiz üzümün İngiliz asıllı William Thompson tarafından ABD'ye götürülme hikayesinden bahsetti. Hikaye kısaca şu: "Özellikle Thomson tipi Thompson seedless olarak geçiyor. Aslında o bir çeşit sultani çekirdeksiz üzüm. 1863 yılında İngiliz asıllı ABD vatandaşı Thompson bizim sultani çekirdeksiz üzüm çeşidimizi alıyor.
ABD'ye götürüyor. ABD'de tescilliyor. Tescilin adına da kendi ismini veriyor. Thompson Seedless çekirdeksiz üzüm diye. Daha sonra bunu Amerikalılar da özellikle California Üniversitesi de kabul ediyor. Manisa'dan götürülen bu tür 1982 yılına kadar ABD'de yaygın olarak üretildi. Daha sonra yurt dışında seleksiyonu yapılan bu üzüm çeşidi, özellikle Güney Afrika'dan getirilen sofralık H5 klonu ülkemizde son yıllarda yoğun olarak geliyor ve üreticilerimiz tarafından rağbet görüyor. Ama özellikle bölge üreticilerimizin bilmesi gereken ana konu bu çeşidin aslında orijini tamamıyla Türkiye'ye ait olan Sultaniye çeşidi olduğudur. Burada kendi klon çalışmalarını yapıyorlar. Hangisi daha iyi sofralık olur diye. Çünkü uzun yıllar aynı çeşit yetiştiriciliği yapılınca işte genetik farklılıklar oluşuyor" dedi.
BİZE SATIYORLAR
Sultaniye üzümün farklı çeşitleri olduğunu söyleyen Ünal, "Bizde de uzun var, hafif çekirdekli olan var, yuvarlağı var.
Biraz erken, biraz geç olanı var, daha ince kabuklu olanı var. Amerikalılar, bunların içinden sofralık olarak H5 sofralık bir klonu seçiyor. Onu da hem bizim ülkemizde hem de Amerika'da Thompson Seedless H5 klonu olarak tescilliyorlar. Ve ona göre üretim yapıyorlar. Bizim ülkemizde de Thompson tipi iki türlü geçiyor. Bizim ülkemizde yetiştiriciliği yapılanlar H5 klonu.
Yani sofralık olarak yetiştirilenler daha uzun bir cins. Bir de kuru üzümde Thompson tipi diye bir ifade kullanıyorlar. Amerikalılar bu tipi dalında kuruttukları bizim gibi yere sermedikleri için onlarınki naturel yani koyu renkli oluyor. Bizimkisi gibi altın renkli olmuyor. O yüzden naturel üzüme daha koyu olan üzüme Thompson tipi üzüm deniliyor bizim ülkemizde. Aslında doğru değil. hepsi sultani çekirdeksiz, birisi bandırmasız yani naturel koyu renkli, bir de bizim işte Avrupa Birliği pazarımız açık renkli istediği için bizimkisi gibi bandırmalı var" dedi.

CÜNEYT HASÇELİK