İnternette attığımız her adım, yaptığımız her şey geride bir iz bırakır. Arama motoruna yazdığımız bir kelime, beğendiğimiz bir paylaşım, indirdiğimiz bir uygulama ya da ziyaret ettiğimiz bir internet sitesi... İşte bütün bunların tamamı dijital ayak izi olarak adlandırılıyor. Peki bu ne kadar tehlikeli? Farkında olsak da olmasak da, internet üzerindeki davranışlarımız her zaman kaydediliyor, analiz ediliyor ve çoğu zaman da karşımıza çıkıyor. Konuştuğunuz bir ürünle ilgili bir anda sosyal medyanızda reklam çıktığını fark ettiniz mi? Ya da bir şey almak istiyorsunuz ama bir türlü adını hatırlayamıyorsunuz, kısa süre sonra internette gezerken sayfanın sağında ya da solunda tam da aradığınız ürün duruyor. Sizce bu bir tesadüf mü? En çok rastlanılan örneği ise internette 'ayakkabı' gibi bir kelime arattığınızda, girdiğiniz her sitede alakasız da olsa hep 'ayakkabı' modelleriyle karşılaşmanızdır. Bu örneklerin tamamı aslında bize şunu gösterir: Bütün aramalarınız ve tıklamalarınız kayıt altında...
VERİLER KAYITLI
Dijital ayak izleri kendi içlerinde iki farklı şekilde incelenir. Bunlardan ilki aktif dijital ayak izidir. Bu, bilerek yaptığımız paylaşımlardır. Örneğin, sosyal medyada paylaştığımız fotoğraflar, attığımız yorumlar, doldurduğumuz formlar, özellikle arattığımız ürünler... Bir diğeri ise pasif dijital ayak izidir. Bunlar çoğu zaman bizler farkında olmadan oluşur. Girdiğimiz siteler, konum bilgilerimiz, çerezler ve uygulamaların arka planda topladığı veriler, farklı kelimelerle aratmaya çalıştığımız ürünlerin listesi... Yani paylaşım yapmasak bile internette tamamen "görünmez" olmamız mümkün değil. Veriler her zaman kaydedilir...
NEDEN ÖNEMLİDİR?
Peki bu dijital ayak izi denilen kayıtlar neden bu kadar önemli? Çünkü bunlar aslında bizim günlük yaşamımızı doğrudan etkileyen faktörlerdir. Hangi reklamlara maruz kalacağımızı, hangi içeriklerin karşımıza çıkacağını, hatta bazı durumlarda iş başvurularında hakkımızda oluşturulan algıyı bile etkileyebilir. Yani siz konuşurken, konuştuğunuz konuyla ilgili bir şeyle internette karşılaşmanız normal bir durum değildir. Örneğin bugün yaptığınız bir paylaşım ya da bir arama çok uzun bir zaman sonra karşınıza bambaşka şekillerde çıkabilir. EVET. Kontrolsüz bir dijital ayak izi...

RİSKLERE DİKKAT!
Dijital ayak izinin çok sayıda riski bulunuyor. Kişisel verilerin kötüye kullanılmasına, dolandırıcılık riskine ve itibar kaybına neden olabilir. Bir bankaya verdiğiniz bilgileri düşünün. Kısa süre sonra sizi çok fazla banka aramaya başlar ya da bankadan aradığını söyleyenler olur. Çünkü onlar veri havuzundan bilgileri çeker ve size ulaşır. Aynı zamanda özellikle herkese açık paylaşımlar ve zayıf gizlilik ayarları da bu riskleri artıran en önemli faktörlerdir. Ama ne yazık ki kötü haber şu: Dijital ayak izleri tamamen silinemez sadece azaltılabilir. Bunu da sosyal medya gizlilik ayarlarını düzenleyerek, güvenilmeyen uygulamalara izin vermeyerek, her siteye e-posta ve telefon numarası bırakmayarak, güçlü ve farklı şifreler kullanarak ya da kullanılmayan hesapları kapatarak yapabilirsiniz.

