Güzeller güzeli İzmir'in Selçuk ilçesi yılın her mevsimi yerli ve yabancı ziyaretçi akınına uğruyor.

Deniz, güneş, doğa, kültür ve tarih turizminin merkez noktası Selçuk baş döndüren güzellikleriyle sizi bekliyor. Hafta sonları mini tatil rotanıza ekleyeceğiniz Selçuk'u, yakından tanıyan rehber eşliğinde gezin. Doğal güzelliklerinin yanı sıra zengin tarihini ancak bu şekilde keşfedebilirsiniz. Selçuk'ta, uzun yıllardır süren ve daha da sürecek olan kazı ve yenileme çalışmaları kentin uygarlıklar tarihinde her dönem gözde olduğunun kanıtı. Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve antik tarihin birbiriyle harmanladığı başka bir kent size çok farklı duygular yaşatacak.

GÜNEYİN İNCİSİ
İzmir il merkezine sadece 74 km mesafededir. Aydın ve İzmir arasında kalan Selçuk sanki son anda İzmir'i tercih etmiş gibidir. Merkez nüfusu 38 bin civarındadır. Selçuk'un tarihi ve turistlik yerlerini sizlere eksiksiz anlatmaya kalksak inanın sayfalar yetmez. Ama en ünlüsünden başlayalım. Meryem Ana Evi, Efes çevresinde yer alan Bülbüldağında bulunan bir Katolik ve Müslüman mabet yeridir. Selçuk'a 7 km uzaklıktadır. Katolik Kilisesi evin gerçekten Meryem Ana'nın olup olmadığı hakkında bir yorum yapmamıştır, fakat ev keşfedildiğinden bugüne düzenli olarak hac ziyaretleri almaktadır.
PAMUCAK
Selçuk'un 9 km, Efes antik kentinin ise 6 km kuzeyinde, uzunluğu beş kilometreyi bulan Pamucak (Efes Plajı) sahili uzanır. Pamucak sahili yılın her döneminde mutlaka görülmesi gereken eşsiz bir güzellik. Koruma altındaki sahilin endemik bitkileri olan kum zambakları kulaklarınıza fısıldarsa şaşırmayın... İskender'in de buradan geçtiğini, sayısız kral ya da kraliçenin bu sularda serinlediğini... Kentin dışında, Tralleis (bugünkü Aydın) ve Magnesia yolu üzerinde yuvarlak bir mezar yapısının harabeleri ile iyi korunmuş Augustus dönemi Pollio su kemeri de göze çarpmaktadır. Yuvarlak Yapı, Selçuk'un 3,8 km dışındadır.
ST. JOHN KİLİSESİ
12 havariden biri, en sevileni en genci... Hz. İsa'nın annesini emanet ettiği Aziz Yuhanna diğer adıyla St. John Theologos burada yaşadı, burada İncili yazdı hatta burada öldü. 37-38 yıllarında Efes'e geldiği bilinen St John Efes'te Hıristiyanlık inancını yaymak için uğraş verip cemaatine yeni inananları ekledi. Aziz Paulus da bir süre Efes'te kaldı daha sonra buradan ayrıldı. 67 yılında Aziz Pertus ile İncil'i vaaz etmeye başlayan St John, zamanın imparatoru Domitianus tarafından iki kez öldürülmek istendi ve her ikisinden de mucizevi şekilde kurtuldu. 81 yılına gelindiğinde Patmos Adası'na sürgüne gönderilen St John 95 yılında tekrar Efes'e döndü. Son yıllarını Efes'te (Ayasuluk Tepesi'nde) geçiren Aziz Yuhanna, kendi adıyla anılan İncil'i ve mektuplarını burada yazdı. Yaklaşık 100 yaşında burada öldü ve vasiyeti üzerine Ayasuluk Tepesi'ne gömüldü. Efes Halkının 7. yüzyıldan sonra tamamen Ayasuluk'a taşınması ile St. Jean Kilisesi Efes'teki eski Piskoposluk kilisesinin yerini alarak bir hac kilisesi olarak kabul edildi.

ÜÇ DİNİN SEMBOLÜ
İsabey Cami, Artemis Tapınağı ile St. Jean Kilisesi arasında, tepenin güneybatısında yer almaktadır. Bu konumuyla üç ayrı dinin sembollerinin bir üçgen arasında kalması anlamlıdır. Ve dünyada örneği yoktur. Camii 1375 yılında yaptırılmıştır.
NE YENİR?
Priştine, Kirde kebabı ve Şevket-i Bostan mutlaka tatmanız gereken lezzetler. Ve olmazsa olmazı meşhur çöp şiş kebabı... Birbirinden güzel ve nezih restoranları ile çok alternatifli bir yemek çeşitliliğine sahipsiniz.