İZMIR'IN Konak ilçesinde, tarihî Basmane semtindeki Hatuniye Mahallesi'nde yer alan iki katlı ve cumbalı tarihi bir konak olan Rahmetullah Efendi Evi, geleneksel Türk evi özelliklerini taşıyan, iki katlı ve dışa çıkıntılı bir cumbaya sahip kâgir bir yapıdır. Kültür Envanteri kayıtlarına göre tescilli bir kültür varlığı olan fakat uzun yıllar metruk ve bakımsız kalan bina, maalesef 7 Mayıs 2024 tarihinde çıkan bir yangında büyük hasar gördü. Yapı, günümüzde restorasyon ve kurtarılmayı bekleyen bir durumda. Sadece Mustafa Kemal Atatürk ile Latife Hanım'ın nikahını kıyan müftü olarak değil aynı zamanda Yunan işgaline karşı mücadele veren, İzmir valisi İzzet Bey'in Yunan işgaline karşı direnilmemesi telkinine şiddetle karşı çıkan İzmir Müftüsü Rahmetullah Efendi, Tire Müftüsü Sunullah Efendinin yanı sıra, gönüllülerden oluşan ve Demiralay diye adlandırdığı birliklerin de kurucusudur.
RESTORASYON PLANI
Ve İzmir'in işgali öncesi şöyle dediği anlatılır: "Kardeşlerim, ciğerlerinizde bir soluk nefes kaldıkça, damarlarınızda bir damla kan kaldıkça, anavatanımızı düşmanlara teslim etmeyeceğinize Kur'anı Kerim'e el basarak benimle birlikte yemin edin." Yunan işgaline karşı mitinglerde yaptığı konuşmalarda İzmir ve çevresinde etkili olan milli mücadeleye ruh veren biri olarak bilinen Müftü Rahmetullah Efendi, Atatürk'ün en güvendiği din adamların başında gelmektedir. İzmir Müftüsü Mehmet Rahmetullah Çelebioğlu, 1872 yılında İzmir'de doğmuş. 1919 yılından, vefat ettiği 28 Ağustos 1944 tarihine kadar müftülük görevini sürdürmüş. "Kalpaklı Müftü" olarak bilinen Rahmetullah Çelebi, Kokluca Mezarlığı'na defnedilmiş. Yaklaşık 1890'lı yıllarda inşa edilen bu iki katlı ve cumbalı Osmanlı konağı, uzun yıllar boyunca ayakta durmuş. Basmane'nin Yahudi hanları ve eski camileriyle yan yana duran bu yapı, semtin Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişindeki sosyal dönüşümün simgelerinden biri. 19. yüzyıl Ege Bölgesi Osmanlı konak mimarisinin tipik özelliklerini taşıyan ev, iki katlı, ahşap ağırlıklı ve cumbalı cepheye sahipti. Bu cumbalar şimdi maalesef harap halde. Yıllar içinde bakım görmediği için çürümeye başlamış ve bir dönem üstüne "otopark" tabelası asılması bile gündem yaratmıştı. 2019'da yıkılma tehlikesi rapor edilip, Anıtlar Kurulu gözetiminde kısmen restore edilse de, süreç ilerlemedi. 7 Mayıs 2024 gecesi saat 22:30 sularında başlayan yangın, 1890'lı yıllardan günümüze ulaşan tescilli yapıyı adeta küle çevirdi. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 1,5 saat süren müdahalesiyle söndürülen yangın sırasında, metruk binada kalan evsiz bir kadın ekiplerce kurtarıldı. Mahalle sakinleri, binanın madde bağımlıları tarafından mesken tutulduğunu ve yangının bu nedenle çıkmış olabileceğini iddia etti. Günümüzde de ne yazık ki bu kıymetli bina oldukça kötü durumda. Yangın sonrası kararmış duvarları, dökülen sıvaları ve "Dikkat yıkılabilir" tabelasıyla yürek burkuyor. Şu an hala ayakta olsa da kaderi belirsiz; bir restorasyon çalışması yapılıp yapılmayacağı ise bilinmiyor. Bir yapıyı korumak sadece tabelasına "tarihi eser" yazmak değildir; onu yaşatmak, onu kentin yaşayan damarlarına bağlamaktır. Şimdi sormak gerek: Basmane'deki diğer konakların, o cumbalı hatıraların sırasını mı bekliyoruz? Rahmetullah Efendi'nin anısına borcumuz, o evi sadece bir "moloz yığını" olarak bırakmak değil, aslına uygun şekilde ayağa kaldırıp İzmir'e bir "Milli Mücadele Bellek Evi" olarak kazandırmaktır. Eğer bunu yapmazsak, tarih bizi sadece "yakanlar" olarak değil, "sessizce seyredenler" olarak da not edecektir.

