Ülkemizde, 'termal' denilince akla ilk gelen merkezlerden Afyonkarahisar, beş yıldızlı otelleri, yeni ve modern tesisleri, çamur banyoları, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleriyle şifa arayanların vazgeçilmez adresidir. Ege'nin, en soğuk illerinden biri olan Afyon köklü tarihinin yanı sıra "Kaplıca ve sağlık turizmi" ile öne çıkıyor. Uygarlıklar beşiği kent yılın her mevsimi yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Termal suları, insan sağlığını olumlu yönde etkileyen bir terapi imkanı sunuyor.
HANLAR, HAMAMLAR...
Fiziksel ve ruhsal açıdan yüksek oranda iyileştirici, arındırıcı ve tedavi edici özellikler taşıyor. Cilt hastalıkları, akciğer, karaciğer, romatizma gibi birçok rahatsızlığı tedavi edici etkisi bulunduğu ve 5 bin yıllık geçmişe sahip olduğu bilinen kaplıcalar bir yandan şifa dağıtıken, bir yandan da huzurlu bir tatilin kapılarını sonuna kadar sizlere aralıyor. Hamamların geçmişi Romalılara kadar uzanır. Türklerin İslamiyet'i kabul etmeleri ve dinimizin temizliğe verdiği önemle birlikte hamamlar da kültürümüzde önemli bir yer edinir. Evlerde banyoların olmadığı zamanlarda Türk halkı için hamam kültürü adeta bir klasiktir. Çeşitli vesilelerle hamam kültürü yüzyıllar içinde gelişmiştir.

AFYONKARAHİSAR KALESİ
TÜRKİYE'DEKİ en sıra dışı kalelerden biri olan Afyonkarahisar Kalesi, volkanik kaya kütlesine kütlesinin üzerinde bulunmaktadır. Bu yüzden yüksekliği 226 metredir. Kaya kütlesinin çok büyük olması ve tepenin tamamen kaleden oluşması, bu tarihi yapıya muhteşem bir güzellik katmaktadır. Diğer taraftan Hitit imparatorluğu döneminde milattan önce 1350 yılında yapılmış olması, kalenin tarihi özelliğini artırmaktadır.
KOCATEPE ATATÜRK ANITI VE KİTABESİ
KOCATEPE Atatürk Anıtı ve Kitabesi, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1922 yılında bu tepeye gelerek büyük taarruzu başlatması anısına yapılmıştır. 7,5 metre yüksekliğinde olan ve 4 ton ağırlığı bulunan Kocatepe Anıtı, bölgeye gelen turistlerin ilgisini çeken yerlerden biridir.

ISHAKLI HAN
SULTANDAĞI yani eski adıyla İshaklı ilçe merkezinde bulunan tarihi yapı, 1249 yılında inşa edilmiştir. Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyan yapı oldukça geniş olup, dikdörtgen plan üzerine inşa edilmiştir. Ortadaki avlu kısmında altı boş, kemerli ve çift merdivenli bir gözlem odası bulunmaktadır. Yüksekten hoş bir görüntü sunan İshaklı Han, basık kemerli taç kapısının süslemeleri ile Selçuklu mimarisinin izlerini en iyi şekilde yansıtmaktadır.
AFYON ULU CAMİİ
SELÇUKLU eserlerinden biri olan Afyon Ulu Camii 1272 yılında inşa edilmiştir. Sahipata Nusrettin hasan talimatı ile yapılan caminin Afyonkarahisar il merkezindeki en eski ve en büyük camilerden biri olduğu bilinmektedir. Caminin ahşap detayları ve sütunları
mistik bir görüntülü sunmaktadır.

MİLLET HAMAMI
MİLLET Hamamının tam olarak ne zaman yapıldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak yapısal özellikleri incelendiğinde Osmanlı eserlerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Dikdörtgen bir plan üzerine inşa edilen hamam 8 basamaklı bir merdivene sahiptir. Sadece kuzey kısmında 3 pencerenin yer aldığı tarihi hamamın örtülü kare ve kubbesi tahrip olduğu için günümüzde kiremit çatı ile tekrardan yapılmıştır. Anadolu'da bulunan birçok hamama göre oldukça büyük bir yapı olan Millet Hamamı, günümüzde sergi salonu olarak hizmet vermektedir.

TASHAN
ÜVEYS hanı olarak da bilinen Taşhan Hanı, şehir merkezinde bulunmaktadır. 17. Yüzyılda inşa edildiği bilinen tarihi yapı biraz bakımsızlıktan yıpranmış olsa da, yapılan restorasyon çalışmaları sonrası 2018 yılında sosyal alan olarak hizmet vermeye başlamıştır. Bu güzel hanı mutlaka gezip, görün
ILK SIFALI KAPLICAYI KRAL MIDAS YAPTIRDI
AFYON'A ilk kaplıcayı Kral Midas'ın yaptırdığı söylenir. Efsaneye göre, Midas'ın güzeller güzeli bir kızı varmış. Adına şarkılar ve şiirler yazılan prenses Suna günlerden birgün hastalanmış. Sarayın hekimleri, Kral Midas'ın 'Kızımın hastalığının nedenini hemen bulup, tedavi edin' diye gürlemesinin ardından harekete geçmişler. Suna prenses, bırakın iyileşmeyi bir yana cildinde içi irin dolu pis kokulu yaralar çıkmış. Yemeden içmeden kesilen prenses Suna, birgün kalabalıktan sıkılıp sarayın dışına çıkıp, yalnız kalmak istemiş. Kıyafet değiştirerek gizlice sarayı terk etmiş... Bir süre sonra çamurlu bir su birikintisinin yanında yorgun düşen prenses oracıkta uyuya kalmış. Uyandığında su birikintisinde kendi yüzünün yansımasını gören prenses Suna gözlerine inanamamış. Yüzündeki irin dolu iğrenç çıbanlardan eser yokmuş. Sevinçle saraya dönen prenses nasıl iyileştiğini babası Kral Midas'a anlatmış. Midas'ın emriyle hemen oraya bir havuz yapılmış.

AMORİUM ANTİK KENTİ
EMİRDAĞ ilçesinde il merkezinden 70 kilometre uzaklıkta bulunan Amorium Antik Kenti, milattan önce 2 binli yıllarda inşa edilmiştir. Antik kentte yapılan kazı çalışmaları bu yerleşim yerinin Hititler, yunanlar, Roma ve Bizanslılar dışında Selçuklu ve Osmanlılar tarafından da yerleşim yeri olarak kullanıldığı görülmektedir. Çünkü bu medeniyetlere ait birçok arkeolojik eser Amorium Antik Kentinde yapılan kazı çalışmalarında elde edilmiştir.