Einstellung etkisi, daha önce işe yarayan bir çözümün yeni bir problem karşısında daha etkili seçenekleri fark etmeyi zorlaştırması olarak tanımlanıyor. Psikolog Abraham Luchins'in 1942 yılında gerçekleştirdiği deneylerle gündeme gelen bu kavram, insanların alıştıkları yöntemleri yeni koşullarda da kullanmaya devam edebildiğini ortaya koyuyor.
DİKKATİ DE ETKİLİYOR
Deneyim kazanmak sorunları daha hızlı çözmeye yardımcı olsa da tanıdık bir yönteme bağlı kalmak, daha basit ve işlevsel alternatiflerin gözden kaçmasına neden olabiliyor. Bu durum yalnızca problem çözme deneylerinde değil, iş hayatında, öğrenme süreçlerinde ve yaratıcı düşünmede de karşımıza çıkabiliyor. Bilişsel psikoloji araştırmaları, alışılmış çözümlerin yalnızca düşünme biçimimizi değil, dikkatimizi yönelttiğimiz noktaları da etkileyebildiğine işaret ediyor.
EINSTELLUNG ETKİSİ
Einstellung etkisinin önüne geçmek için ilk akla gelen çözümü hemen uygulamak yerine problemi farklı açılardan değerlendirmek, alternatif yöntemleri karşılaştırmak ve gerektiğinde başkalarının görüşlerinden yararlanmak öneriliyor. Uzun süredir kullanılan bir yöntemin her koşulda en doğru seçenek olmayabileceğini hatırlamak, karar süreçlerinde daha esnek düşünmeye yardımcı olabiliyor. Önemli olan, geçmiş deneyimlerden yararlanırken alışkanlıkların yeni çözümlerin önüne geçmesini engellemek.

