BIRININ adınızı sürekli yanlış söylemesi ya da size kendi adınız yerine alışkanlık haline getirdiği genel ifadelerle hitap etmesi ilk bakışta önemsiz bir ayrıntı gibi görünebilir. Ancak uyarılara rağmen tekrarlanan bu davranış, zamanla kişinin kendisini değersiz ve görülmemiş hissetmesine neden olabilir. İsimler, bireysel kimliğin önemli bir parçası olarak kabul edilirken birine doğru adıyla seslenmek de onu tanıdığınızı ve dikkate aldığınızı gösteren temel iletişim davranışlarından biri olarak öne çıkıyor. Peki, sürekli yanlış isim kullanmak yalnızca dalgınlıktan mı kaynaklanıyor, yoksa ilişkilerdeki iletişim ve saygı sorunlarına mı işaret ediyor? Bazı durumlarda narsistik özelliklerle ilişkilendirilebilen bu davranışta asıl dikkat edilmesi gereken nokta ise kişinin hatırlatmalara nasıl karşılık verdiği ve karşısındakinin rahatsızlığını ne kadar önemsediği.

KİŞİSEL SINIRLAR
UZMANLARIN da üzerinde durduğu kişisel sınırlar ve sağlıklı iletişim açısından, böyle durumlarda kişinin rahatsızlığını açıkça ifade etmesi önem taşıyor. Adınızın doğru kullanılmasını istediğinizi belirtmenize rağmen aynı davranışın sürmesi, üstelik bunun küçümsenmesi veya alay konusu yapılması, ilişkinizdeki karşılıklı saygıyı yeniden değerlendirmenizi gerektirebilir. Elbette tek başına yanlış isim kullanmak bir kişinin narsist olduğunu göstermez; stres, yorgunluk ve dalgınlık da isimlerin karıştırılmasına neden olabilir. Ancak tekrarlanan davranışlara eşlik eden umursamazlık, dinlememe ve sınırları dikkate almama gibi tutumlar göz ardı edilmemeli. Çünkü bazen insanları yoran büyük tartışmalar değil, sürekli tekrarlanan küçük yok sayılmalardır.

