Ege Bölgesi'nin en verimli topraklarına sahip, ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin "Dağlarından yağ, ovalarından bal akan şehir" sözleriyle betimlediği Aydın, Türkiye'nin ve dünyanın en kaliteli kuru incirlerinin yetiştiği merkez olarak öne çıkıyor. Ülke üretiminin yaklaşık yüzde 57'sini karşılayan kent, bu özelliğiyle "incirin başkenti" olarak anılıyor. Germencik, Nazilli, İncirliova, Sultanhisar ve Buharkent gibi ilçelerde yetişen, yüksek aromasıyla öne çıkan ve "dağ inciri" olarak bilinen Aydın inciri, dünya çapında ihraç edilen tescilli bir lezzet olarak büyük ilgi görüyor.

5 AYDA REKOR İHRACAT
Türkiye'nin incir ihracatının yüzde 79'unu tek başına karşılayan Aydın'da kuru incir üretimi en yoğun Germencik, Nazilli ve İncirliova çevresinde gerçekleştiriliyor. Taze incir hasadı ise genellikle Temmuz ayında özellikle Buharkent ilçesinde başlıyor. Dünyanın en kaliteli inciri olarak kabul edilen Aydın inciri, yüksek şeker oranı ve besin değeriyle dikkat çekiyor. Yaz aylarında taze olarak sofralarda yerini alan incir, kuru haliyle ise yıl boyunca hem iç piyasada tüketiliyor hem de dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor. Aydın'ın dünyaca ünlü kuru inciri, 2025- 2026 sezonunda Türkiye'ye 230 milyon 417 bin dolarlık döviz kazandırdı. En fazla ihracat ise ABD'ye yapıldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği verilerine göre, 15 Ekim 2025'te başlayan ihracat sezonunda 10 Mart 2026'ya kadar 35 bin 853 ton kuru incir yurt dışına gönderildi. Geçen sezon aynı dönemde 38 bin 908 ton ihracatla 234 milyon 999 bin dolar gelir elde edilmişti. Bu dönemde en fazla kuru incir ihracatı ABD'ye yapıldı. ABD, 6 bin 609 ton incir alarak Türkiye'ye 32 milyon 558 bin dolar kazandırdı. Kanada'ya ise 1.325 ton ihracat karşılığında 9 milyon dolar gelir sağlandı. Uzak Doğu pazarında ise Çin dikkat çekti. Çin'e yapılan kuru incir ihracatı 2 bin 852 tona ulaşırken 12 milyon 729 bin dolar gelir elde edildi. Bu ülkeye ihracat miktarda yüzde 193, değerde ise yüzde 375 artış göstererek dikkat çekti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve AYTO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ülken, Türkiye ve Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili Aydın Ticaret Odası tarafından alınan Aydın İnciri hakkında değerlendirmelerde bulundu. AYTO'nun 2007 yılında "Aydın İnciri" coğrafi işaret tescilini aldığını hatırlatan Ülken, "Eğer incir Norveç'te yetişseydi biz bunu eczaneden ilaç niyetine taneyle alırdık. Coğrafi işaret tescilini aldıktan sonra incirin raf fiyatı Euro ve dolar bazında önemli bir değer kazandı. İç pazarı genişletebilirsek dış pazardaki fiyatı daha da artırabiliriz" dedi.

AB TESCİLLİ 2. TÜRK ÜRÜNÜ
Ülken, "Biz Aydınlılar olarak Aydın incirini bereket ve yaşamın sembolü olarak betimliyoruz. Türkiye ve Avrupa Birliği Coğrafi İşaret tescili Odamızca alınmış olan yüksek kaliteye sahip Aydın İnciri, AB'de tescilli 2. Türk ürünü, ilk menşe işaretidir. Kentimizin önemli değerlerinden birisi olan incir insanlığın ve medeniyetin doğuşunda da rol oynamış hem tarihe tanıklık etmiş hem de onu biçimlendirmiştir" ifadelerini kullandı. Tarih boyunca incir ağacının sadece meyvesinin değil; yaprakları, kökleri ve reçinesinin de ilaç olarak kullanıldığını belirten Ülken, "İncir sadece tatlı ve lezzetli değil, vitamin, mineral ve lifle dolu bir meyvedir. Bütün kutsal kitaplar incirin iyileştirici özelliğinden bahsetmektedir. Ülkemizde üstün kaliteli kurutmalık incirlerin tamamına yakını Aydın ilinden sağlanmaktadır" diye konuştu.

'İNCİR DENİLİNCE AKLA AYDIN GELİYOR'
EGE Bölgesi'nin ana ürünlerinden birinin incir olduğunu hatırlatan Ülken, incir yetiştiriciliğinin hasat döneminde ihtiyaç duyulan ek iş gücüyle birlikte bölgedeki büyük bir kesimin geçimine ve istihdamına katkı sağladığını söyledi. Üreticiden perakendeciye, toptancıdan ihracatçıya kadar herkesin "Aydın İnciri" markasıyla satış yaptığını kaydeden Ülken, "Odamız tarafından verilen coğrafi işaret logosunun firmalar tarafından yaygın kullanımı sayesinde incir denilince ulusal ve uluslararası pazarda akla ilk olarak 'Aydın İnciri' gelmektedir. Tescil ile incir, ulusal ve uluslararası alanda 'Aydın İnciri' markası yaratarak kentimizin tanıtımına büyük katkı sağlamakta, aynı zamanda ürünün raf fiyatını yükselterek ekonomik açıdan da katma değer oluşturmaktadır" dedi. Ülken, coğrafi işaretlerin yöresel değerleri korumak, gelecek nesillere aktarmak, ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak ve üreticilerin emeğini katma değere dönüştürmek açısından büyük önem taşıdığını da sözlerine ekledi.
AB ÜLKELERİ İLK SIRADA
Türkiye'nin kuru incir ihracatının yaklaşık üçte biri Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı. AB ülkelerine 12 bin 164 ton ihracat karşılığında 94 milyon 803 bin dolar gelir elde edildi. En fazla ihracat yapılan ülkeler ise şöyle sıralandı:
Almanya: 3 bin 886 ton - 31 milyon dolar
Fransa: 3 bin 687 ton - 29 milyon dolar
İtalya: 1 bin 259 ton - 10 milyon dolar