Arapça 'direniş' ve 'kararlılık' anlamlarına gelen Sumud, dünya halklarını İsrail siyonizmine karşı birleştiren filoya ismini verdi. Dünyanın en büyük filosu olarak yola çıkan gemiler, ablukayı kırarak soykırım altındaki Gazze'ye insani yardım ulaştırmaya çalışıyor. Küresel Sumud Filosu'nun 2026 Bahar Misyonu, İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki hazırlıklarını tamamlayarak 27 Nisan sabah saatlerinde Augusta'daki yat limanından ayrılarak yola çıktı. İspanya'nın Barselona kentinden 12 Nisan'da hareket eden ve 23 Nisan'da İtalya'nın Sicilya Adası'na ulaşan filoya, İtalya'dan aktivistler de tekneleriyle Siracusa ve Augusta'da dahil oldu. 400'den fazla katılımcının yer aldığı gemilerde geçtiğimiz yıl 44 gemi yer alırken bu yıl gemi sayısının 80'e çıkması planlanıyor. Gemiler Akdeniz'de ilerlerken Akdeniz'in diğer limanlarında da başka gemiler filoya katılmak için hazırlıklarına devam ediyor. Böylece 2026 Bahar Misyonu, dünyanın en büyük filosu olarak adını tarihe yazdırdı.

SOYKIRIM NORMALLEŞTİRİLİYOR
İtalya'dan yola çıkan filoda yer alan Türk aktivistlerden Görkem Duru, Yeni Asır'a yaptığı açıklamada Sumud Filosu'nda birçok ülkeden, siyasi görüşten ve inançtan katılımcıların olduğuna dikkat çekti. Soykırım altındaki Filistin halkı için bir araya geldiklerini belirten aktivist, "Dünya tarihinin en kalabalık filosuyuz ve illegal bir ablukayı legal bir şekilde açmaya çalışıyoruz" dedi. Duru, dünya halklarının gözü önünde 7 Ekim 2023'ten bu yana canlı canlı bir soykırım yaşandığını söyleyerek, "Son dönemde sahte bir ateşkes adı altında işgal ve abluka devam ediyor. Bu da soykırım ve ablukanın normalleştirilmesidir. Tam da bu normalleştirme girişimine karşı yola çıktık" diye konuştu.

KARADAN DA YOLA ÇIKILACAK
Duru, Latin Amerika'dan Güney Doğu Asya'ya kadar 400'ü aşkın insanın bu misyonda yer almak için gönüllü olduğunu ve çoğunun da yola çıktığını açıkladı. Filonun temel amacının ablukayı yıkıp insani yardım malzemelerini Gazzeye ulaştırmak olduğunu dile getiren Duru, şöyle konuştu: "Bizler denizden ablukayı aşmaya çalışırken karadan da Moritanya'dan bir kara konvoyu yola çıkacak. Onlar da Refah Sınır Kapısı'nın açılması için seferber olacak. Aynı zamanda son dönemde gerek emperyalizmin siyonizmle İran'a ortak saldırısı gerekse de Siyonizmin Lübnan'a dönük işgali aslında filonun hedeflerinden bir tanesini de bölgedeki emperyalist saldırganlığa karşı da halkların tutum almasını sağlamak. Temel hedef ablukanın yıkılması, işgalin sona ermesi ve insani yardım malzemelerinin ulaştırılması. Bu minvalde de hedefimizi gerçekleştirdikten sonra yeniden inşa için özellikle sağlıkçılar ve eğitimciler oluşan gemiler de önümüzdeki süreçte yola çıkacak."

'MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİYİZ'
Geçtiğimiz yıl Filistin mücadelesini desteklemek için dünya halklarının ciddi bir seferberliği olduğunu, ancak bu yıl özellikle siyonizmin bölgedeki saldırgan politikalarıyla seferberliğin durdurulduğunun altını çizen Duru, "Filonun hedeflerinden biri dünya halklarının Filistin'e özgürlük mücadelesi dayanışmasını yeniden canlandırmak; soykırımın, ablukanın, işgalin sona ermesi mücadelesini tekrardan yükseltebilmek" dedi. Özellikle İtalyan liman işçilerinin siyonist devlete yapılan ticareti engellemeye yönelik girişimleri ve akabinde genel grev ilan etmelerine dikkat çeken Duru, toplumsal muhalefetin önemini şu sözlerle anlattı; "İspanya, Yunanistan ve Brezilya'da liman işçilerinin siyonist devlete yük taşımayı reddetmeleri aslında geçtiğimiz yılın niteliksel olarak önemli sıçramalarıydı. Çünkü siyonist devletin işgal ve ablukasının en temel araçlarından bir tanesi aslında işçi sınıfının sahneye çıkıp devletlerinin siyonistlerle tüm ekonomik, ticari, diplomatik, askeri ilişkilerinin kesene kadar seferber olabilmekti. O nedenle buradan temel çağrımız, dünya halklarının filoyu desteklemeleri ve Filistin özgürlük mücadelesinin bir parçası olmaları."
'GÜÇLÜ VE HAKLIYIZ'
DAHA önceki filo üyelerinin işkenceye maruz kalmaları ve gemilere el konulması sonrası şimdiki filonun güvenlik önlemleri hakkında da konuşan aktivist açıklamalarını şu sözlerle sonlandırdı: "Biz hem barışçıl hem de tarihin en kalabalık filosuyuz. İllegal bir ablukayı legal bir şekilde açmaya çalışıyoruz. Güçlü ve haklı olan taraf biz olduğumuz için kendimizi de bu şekilde savunuyoruz. Siyonist devletin işgali, ablukası zaten yıllardır devam ediyor. Mevzu kendimizi savunmak değil aslında kendimizi savunmamızın en temel nedeni haklılığımız."
İLK FİLO SALDIRIYA UĞRADI
ARAPÇADA 'direniş' ve 'kararlılık' anlamlarına gelen Sumud, Mavi Marmara sonrası, İsrail'in zorbalığına karşı halkları bir araya getiren dünyanın en büyük kafilesi oldu. İlk olarak 2025 yılı temmuz ayında yola çıkan Küresel Sumud Filosu, 40'tan fazla ülkeden sivil toplum kuruluşları, aktivistler, doktorlar, gazeteciler ve gönüllülerden oluşan bağımsız ve şiddetsiz bir dayanışma hareketi olarak yola çıktı. 1 Ekim'de Küresel Sumud Filosu'na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda bir saldırı gerçekleştirildi. Aktivistler gözaltına alındı. Dışişleri Bakanlığı bu saldırıyı, "uluslararası hukuku en ağır biçimde ihlal eden ve masum sivillerin hayatını tehlikeye atan bir terör eylemi" olarak niteledi.