Aydın'ın Söke ilçesinde 2003 yılında 24 yaşındayken kaybolan iki çocuk annesi Elife Doğrul'un akıbeti, Müge Anlı ile Tatlı Sert programında araştırılmaya devam ediyor.
Dosyada cinayet, cesedin yakıldığı iddiası, cinsel saldırı ve tehdit suçlamaları gündeme gelirken, tanıkların anlattıkları dikkat çekti. Aile üyeleri ise can güvenliklerinden endişe duyduklarını belirtti.

23 YILLIK SIR PERDESİ ARALANACAK MI?
2003 yılında çocuklarını görmek için Söke'ye geldiği belirtilen Elife Doğrul'dan bir daha haber alınamadı. Son olarak kayınbiraderi Metin Musacalı'nın aracına bindiği öne sürülen Doğrul'un kaybolmasıyla ilgili dosya, kızı Hülya Yıldız'ın çağrısıyla yeniden gündeme geldi.
Dosyada Metin ve Türkeş Musacalı kardeşler hakkında yurt dışına çıkış yasağını da içeren adli kontrol tedbirlerinin uygulandığı belirtildi. Canlı yayında dile getirilen iddialar ise yıllardır yanıt bekleyen soruları yeniden gündeme taşıdı.
"CESEDİ YAKILDI" İDDİASI GÜNDEME GELDİ
Programda konuşan Metin'in kız kardeşi Necibe Hanım, Metin Musacalı'nın ikinci eşi Meral'in geçmişte yaşananları kendisine korku içinde anlattığını ileri sürdü.

Necibe Hanım, Elife Doğrul'un öldürüldüğü ve cesedinin yakıldığı iddialarını dile getirerek yaşananların diğer kadınları korkutmak amacıyla gerçekleştirildiğini öne sürdü.
GENÇ KADINLAR ŞÜPHELİ ŞEKİLDE ORTADAN KAYBOLDU İDDİASI
Öte yandan, Elife Doğrul dışında bazı genç kadınların da geçmişte şüpheli biçimde ortadan kaybolduğu iddia edildi. Metin ve Türkeş Musacalı kardeşler hakkında baskı, istismar ve tehdit iddiaları da canlı yayında gündeme getirildi.

"MEZAR HATTI" TEHDİTİ: TANIKLAR NEDEN KORKUYOR?
Dosyada dikkat çeken bir diğer iddia ise olayla ilgili konuşmak isteyen kişilerin "mezar hattı" olarak adlandırılan gizli numaralar üzerinden arandığı ve tehdit edildiği yönünde oldu.
Tanıklar, bölgede yaşananlar hakkında bilgi sahibi olduğunu düşündükleri kişilerin korku nedeniyle sessiz kaldığını ileri sürdü.
"ELİFE'NİN CESEDİ SOBADA YAKILDI"
Elife Doğrul'un öldürüldüğü ve cesedinin sobada yakıldığı iddiasının Söke'de uzun yıllardır konuşulduğu da programda dile getirildi. Ancak bu anlatımlar henüz kesinleşmiş yargı kararlarıyla doğrulanmış değil.

CİNSEL SALDIRI İDDİASI: 'ABİ YAPMA DİYE BAĞIRIYORDU'
Canlı yayına katılan Ömer Kan, kendisinin ve eşinin zarar görebileceğinden korktuğunu belirterek Elife Doğrul'un kaybolduğu dönemde yaşandığını öne sürdüğü olayları anlattı. Kan, Türkeş Musacalı hakkında cinsel saldırı iddiasında da bulundu.
Olay gününe ilişkin anlatımında Metin Musacalı'nın Elife'yi evden alarak dama götürdüğünü, daha sonra kazma ve kürek almak için Söke'deki eve gittiğini ileri süren Kan, Metin'in ayrılmasının ardından Türkeş Musacalı ile Elife'nin yalnız kaldığını iddia etti.
Kan, yaşandığını öne sürdüğü olayı anlatırken, Elife'nin "Abi, yapma!" diyerek ağladığını iddia etti. Bu açıklamalar, Doğrul'un kaybolmadan önce neler yaşadığına ilişkin soru işaretlerini artırdı.

CEKET MESELESİNDE DİKKAT ÇEKEN ÇELİŞKİ
Programda, Metin Musacalı'nın geçmişte yanında çalıştığı belirtilen Ufuk Koluçolak'ın ailesinin açıklamaları da ele alındı. Ufuk Koluçolak'ın ağabeyi Şafak Koluçolak, olayın yaşandığı dönemde asker olduğunu ve Metin Musacalı'nın o sırada kendisiyle birlikte bulunmadığını söyledi.
'BÜTÜN SÖKE METİN'İN ÖLDÜRDÜĞÜNÜ BİLİYOR'
Ceket meselesine değinen Şafak Koluçolak, "Muhammed'in ceket verdiğini annemden duydum. Bütün Söke, Metin'in bu kızı öldürdüğünü biliyor!" ifadelerini kullandı.
Günay Hanım ise ceketin Metin Musacalı tarafından alınmadığını savunarak, "Bahsedilen ceketi Metin gelip almadı, Muhammed gelip geri aldı!" dedi.
ANNE VE OĞUL BİRBİRİYLE ÇELİŞTİ
Anne ve oğlunun ceketle ilgili farklı anlatımları, dosyadaki soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi.