Söke ilçesine bağlı Ağaçlı Mahallesi'nde yaşayan Bayrakçı ailesinin zeytinle başlayan yolculuğu, bugün uluslararası alanda ödül kazanan bir markaya dönüştü. Mustafa Ünal Bayrakçı'nın 1996 yılında bahçesine diktiği ilk zeytin fidanı, yıllar boyunca büyürken ailenin toprağa duyduğu sevginin ve sabırlı emeğinin de simgesi oldu. Yıllarca yalnızca kendi tüketimleri için zeytinyağı üreten aile, üç kız kardeşin girişimiyle bu birikimi Ferr markası altında buluşturdu. Aile mirasını markalaştıran kardeşler, 2026 yılında katıldıkları Olive Istanbul Uluslararası Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması'nda gümüş madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı.

23 ÜLKEDEN 421 NUMUNE YARIŞTI
Zeytinyağı sektörünün öne çıkan uluslararası organizasyonları arasında bulunan yarışma, farklı ülkelerden üreticileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Akdeniz havzasından Güney Amerika'ya uzanan geniş bir coğrafyadan 23 ülkenin katıldığı yarışmada, toplam 421 natürel sızma zeytinyağı numunesi uzman jüri tarafından teknik ve duyusal açıdan değerlendirildi. Bu değerlendirmeler sonucunda Ferr'in gümüş madalyaya layık görülmesi, yıllardır sürdürülen emeğin karşılığını bulması açısından aile için ayrı bir anlam taşıdı.
'ONA TEŞEKKÜR ETMEK İSTEDİK'
FERR markasının yöneticisi Arzu Bayrakçı Ekinci, markanın kuruluşunda ticari bir girişimin ötesinde, babalarının yıllarca verdiği emeği yaşatma düşüncesinin bulunduğunu söyledi. Babalarının zeytin ağaçlarına sevgiyle yaklaştığını ve bahçeye yıllarını verdiğini anlatan Ekinci, "Babamızın bahçemize yıllar boyunca sevgiyle emek verdiğine tanıklık ettik. Oradaki her ağaç, onun sabrını ve toprağa duyduğu sevgiyi hatırlatıyor. Üç kız kardeş olarak Ferr'i kurarken amacımız, yalnızca ticari bir girişimde bulunmak değil, babamızın emeğini bir markaya dönüştürerek ona bir teşekkür sunmaktı. Ferr zeytinyağının 2026 yılında gümüş madalya kazanması bizi çok mutlu etti. Bahçemizin zeytinyağını başka sofralara ulaştırmak ve bu hikâyeyi paylaşmak bizim için çok kıymetli" dedi.

