
Muğla'nın Bodrum ilçesinde "Liman" operasyonu olarak bilinen soruşturmanın arka planına dair farklı iddialar gün yüzüne çıkıyor. Bodrum Bölge Liman Başkanı Tuncay Aydın'ın seri numaralı parayla suçüstü yakalandığı operasyonun ardından konuşan sektör temsilcileri, soruşturmaya konu olan talebin tek seferlik olmadığını öne sürdü. Kaynaklara göre istenen tutar yatın bayrağına değil büyüklüğüne göre belirleniyor. Baskı yalnızca acentelerle de sınırlı kalmıyor. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, Rus bir iş insanına ait lüks yatın her Türkiye girişi için 2 bin Euro istendiği iddia ediliyor. Operasyon, seri numaraları önceden kaydedilen paraların makam odasında teslim edilmesinin ardından düzenlendi. Adlarının yayımlanmamasını isteyen sektör temsilcileri, bu tür taleplerin sahada nasıl işlediğini anlattı. Kaynakların ortak iddiası şu: "Soruşturmaya konu olan olay istisna değil, yerleşik bir düzenin görünür hale gelen parçası"
RUS YATLARINA ÖZGÜ DEĞİL
Operasyonun merkezinde Rus bir iş insanının yatı bulunduğu için konu kamuoyunda Rus yatlarıyla özdeşleşti. Kaynaklar ise taleplerin yabancı ya da Türk ayrımı yapmadan herkese yöneltildiğini öne sürdü. Kaynaklara göre belirleyici olan yatın büyüklüğü. Yabancı bayraklı yatların genellikle daha büyük olması, bu yatlar için istenen tutarları da yükseltiyor. Bir kaynak, 90 metrelik bir yat için 2 bin ile 3 bin dolar arasında talep edildiğini ileri sürdü. Bu rakam, müştekinin ifadesindeki giriş başına 2 bin Euro iddiasıyla örtüşüyor.

"GETİR" BASKISI YAPILIYOR
Kaynaklar, talebin tek bir görüşmeyle sınırlı kalmadığını anlattı. Anlattıklarına göre acenteler sürekli aranıyor, para getirmeleri isteniyor, ödeme yapılmadığında işlemler aksatılıyor. Bir kaynak, zamanla talep dilinin de sertleştiğini öne sürdü. Kaynaklara göre acentenin önündeki seçenek dar. Yat sahibi ve misafirleri beklerken işlemin yapılmaması doğrudan müşteri kaybı anlamına geliyor. Bakanlığa şikâyet yolu ise haftalar süren bir süreç başlatıyor.
ACENTELERLE SINIRLI KALMIYOR
Kaynaklardan biri, baskının yalnızca acentelere yönelmediğini öne sürdü. Kaynağa göre donatanlar, marinalar, tersaneler, küçük limanlar ve balıkçı tekneleri de aynı tablonun içinde yer alıyor. Kaynak, büyük yatların yanaşma sürecinde ihtiyaç duyulmayan hizmetlerin dayatıldığını ileri sürdü. Örnek olarak, römorköre ihtiyacı olmayan bir yatın römorkör almaya zorlanmasını gösterdi. Kaynağa göre bu tür ek maliyetler yat sahibine marina üzerinden yansıtılıyor. Kaynak, özel günlerde düzenlenen programlar için acentelerden sponsorluk adı altında para istendiğini duyduğunu da aktardı. Duyduklarına göre bu talepler liman başkanlığı adına, tersaneler aracılığıyla iletiliyor. Marinalardan doğrudan para istenip istenmediğini kesin olarak bilmediğini, ancak böyle bir talepte bulunulmadığını hiç duymadığını söyledi.

HİSSEDİLEN KAYGILAR
Kaynaklar, sektörde bu düzeni bilenlerin sayısının az olmadığını belirtti. Bir kaynak, tersanelerin ve marinaların konuşması halinde çok daha fazla şeyin ortaya çıkacağını öne sürdü. Sessizliğin nedeni olarak iki kaygı öne çıkıyor. Birincisi ticari: Aynı liman başkanlığıyla her gün iş yapmak zorunda olan bir firma için şikâyetçi olmak müşteri kaybı riski taşıyor. İkincisi güvenlik: Kaynaklar, ad vermemelerinin bir nedeninin de can güvenliği endişesi olduğunu söyledi.
SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR
Tuncay Aydın ve Liman Başkanlığı çalışanı Ö.Ç. hakkındaki soruşturma rüşvet ve irtikap iddiaları yönünden devam ediyor. Haberde yer alan para talepleri, dayatılan hizmetler ve sponsorluk talepleri sektör temsilcilerinin iddialarından oluşuyor.