Milyonlarca emekli Ocak 2027 zammını beklerken, emeklilik hakkını elde eden sigortalılar için maaşı artırmanın yolları da yeniden gündemde. Prime esas kazançtan ek ödemelere, borçlanmadan birden fazla işte çalışmaya ve dilekçe tarihine kadar birçok ayrıntı emekli aylığının tutarında belirleyici olabiliyor. Daha yüksek emekli maaşı hedefleyenler için dikkat edilmesi gereken kritik noktalar belli oldu. Detaylar…

SGK'YA BİLDİRİLEN KAZANÇ ÖNEMLİ
Emekli aylığının belirlenmesinde çalışırken SGK'ya bildirilen prime esas kazanç önemli bir rol oynuyor. Yalnızca prim gününün fazla olmasının daha yüksek aylık anlamına gelmiyor, bazı durumlarda daha az prim günü bulunan kişiye daha yüksek emekli aylığı bağlanabiliyor.
Bunun temel nedenlerinden biri, çalışanın SGK'ya bildirilen kazancının aylık hesabında dikkate alınması. Ayrıca farklı dönemlerde uygulanan aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayıları da emekli aylığının tutarını etkiliyor.

EK ÖDEMELERİN BORDRODA GÖSTERİLMESİ GEREKİYOR
Çalışanın yalnızca temel maaşının değil, prime esas kazanca dahil olan ek ödemelerinin de doğru şekilde bildirilmesi önem taşıyor. Birden fazla işyerinde çalışmak da prime esas kazancı yükseltebiliyor. Ancak bu durumdaki kazançların SGK'ya bildirilmesi ve prim hesabının ilgili sınırlar çerçevesinde yapılması gerekiyor.

BORÇLANMA KARARI AYLIK HESABINI ETKİLEYEBİLİYOR
Askerlik, doğum gibi borçlanmalar da emekli aylığı hesabında etkili olabiliyor. Ancak borçlanmanın aylığı ne ölçüde değiştireceği, kişinin primlerinin hangi dönemde bulunduğuna ve hangi kazanç üzerinden yatırıldığına göre farklılık gösterebiliyor.
Bu nedenle borçlanmanın emekli aylığı üzerindeki etkisinin kişisel prim ve kazanç geçmişi üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor.

EMEKLİLİK DİLEKÇESİNDE TARİH NEDEN ÖNEMLİ?
Emeklilik hakkı kazanan sigortalılar açısından yalnızca yapılacak zam değil, dilekçenin verildiği tarih de maaş hesabında belirleyici oluyor. Emekli aylıkları, başvurunun yapıldığı yıla göre farklı güncelleme katsayıları üzerinden hesaplanıyor. 1999 öncesi dönem, 2000-2008 arası dönem ve 2008 sonrası dönem için uygulanan hesaplama yöntemlerinde de farklılıklar bulunuyor.
Takvim'den Çığın Ön Yener'in haberine göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri 2026'nın ocak ayında yüzde 12,19, temmuz ayında ise yüzde 17,76 oranında zam aldı. Bu iki artışın kümülatif etkisi yüzde 32,11 olarak hesaplanıyor.

2027'de dilekçe verenlerin hesabında ise 2026 yılı enflasyonunun tamamı ile büyümenin yüzde 30'u üzerinden oluşacak güncelleme katsayısı dikkate alınacak.
Yıllık enflasyon ile büyüme payının toplamının yüzde 32 seviyesine ulaşmaması halinde, 2027 yılında emeklilik dilekçesi verenlerin aylıkları 2026'da emekli olanlara göre daha düşük kalabilecek.
Orta Vadeli Program'daki 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4, büyüme tahmini ise yüzde 3,3 olarak veriliyor. Bu varsayımlarla güncelleme katsayısının yüzde 29,39, yani 1,2939 olması bekleniyor.
Piyasa Katılımcıları Anketi'ndeki yüzde 29,61 yıl sonu enflasyon ve yüzde 3 büyüme tahminleri dikkate alındığında ise güncelleme katsayısının yüzde 30,51, yani 1,3051 seviyesinde oluşabileceği hesaplanıyor. Bu durumda 2027'de emeklilik başvurusu yapanların maaşı 2026'da yapanlara göre daha az olacak.
KASIM ENFLASYONU KRİTİK ÖNEMDE
Emeklilik dilekçesi konusunda kesin tablonun ortaya çıkması için yılın son aylarındaki enflasyon verileri önem taşıyor. Özellikle kasım ayına ilişkin TÜFE verisi, iki farklı dönemde emekli olacakların maaş hesabına ilişkin beklentileri netleştirecek. Aralık ayında açıklanacak kasım enflasyonunun ardından 2026'da emekli olmak ile 2027'ye kalmak arasındaki fark daha net görülebilecek.

SSK VE BAĞKUR TABAN AYLIĞI NE KADAR OLACAK?
Mevcut 23 bin 552 liralık taban aylığın dört senaryoya göre en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL'den 25 bin 681 TL ile 26 bin 96 TL arasına çıkabilecek.
En düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylığı için beklentiler şu şekilde:
OVP senaryosu: 25 bin 681 TL
AA Finans senaryosu: 25 bin 900 TL
Piyasa Katılımcıları Anketi: 25 bin 924 TL
FKB senaryosu: 26 bin 96 TL