Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Ticaret Bakanlığı tarafından "Türkiye-Afrika İlişkilerini Güçlendirerek Ortak Kazanımları Paylaşmak" temasıyla İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu'na (TABEF) katıldı.
DÜNYANIN ARTIK YENİ BİR HİKAYEYE İHTİYACI VAR
Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi: İş dünyasının ve sivil toplumun kıymetli temsilcileri, değerli hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en içten saygılarımla selamlıyorum. Kadın liderliğini konuşacağımız bu özel oturumda sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. İnanıyorum ki bugün ilham verici pek çok deneyim paylaşılacak; birbirinizin enerjisinden ve vizyonundan istifade edeceğiz. Bu panelin, yeni ve güçlü iş birliklerinin başladığı ilk platform olmasını temenni ediyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Kıymetli katılımcılar; girişimci, kurduğu hayali inşa edebilen kişidir. Fikirleriyle hayata yön verendir. Girişimci kadın olduğunda ise kurum potansiyelinin zirvesine ulaşılır. Çünkü kadın girişimciler yalnızca kendileri için değil; aileleri, toplumları ve hatta tüm insanlık için hayal kuruyorlar. Hayallerinde üretmekle, barış dolu bir geleceğe de yer veriyorlar. Onların hayat gücü; iyiliği, merhameti ve empatiyi de beraberinde getiriyor. Bugün küresel gündemde hâlâ savaş, soykırım, iklim değişikliği ve yoksulluk gibi başlıklar ilk sıralarda yer alıyor. Dünyanın artık gerçekten de yeni bir hikâyeye ihtiyacı var. Şahsen, bu hikâyenin kadınların kalemiyle yazılacağı kanaatindeyim. Her gün bir kadın, dünyanın bir köşesinde harika bir fikri gerçeğe dönüştürüyor. Bu fikirler, tıpkı karı yaran kardelenler gibi en zor şartlarda bile insanlığa umut aşılıyor.
NESİLLER KADINLARIN ELLERİNDE ŞEKİLLENİR
Küresel sorunlara çözüm üretiyor, barış kültürünü besliyor. Çünkü kadınlar doğal liderlik özelliklerine sahiptir. Nesiller onların elinde yetişir, gelecek de o nesillerle şekillenir. Bu yüzden ekonomik hayata katıldıklarında sadece kendilerini değil, toplumlarını da ileri taşırlar. Araştırmalara baktığımızda görüyoruz ki, kadın parlamenter oranının yüksek olduğu ülkelerde iç çatışma olasılığı azalıyor. Kadınların barış süreçlerine katıldığı durumlarda, barış anlaşmalarının en az iki yıl yürürlükte kalma olasılığı yüzde 20 artıyor. Yine kadın liderlerin varlığı, kız çocuklarının eğitim hayatlarını ve akademik başarılarını olumlu yönde etkiliyor. Ayrıca kadın liderler, çevre sorunlarıyla mücadelede de fark yaratıyorlar. Bir örnek vermek gerekirse; Hindistan'da hava kirliliğinin en büyük nedenlerinden biri anız yakmaktır. Bu konuda yapılan bir araştırma, kadın genel yöneticilerin görev yaptığı bölgelerde hava kirliliğinde yüzde 40'a varan azalma olduğunu gösteriyor. Çünkü anneler, çocuklarının hava kirliliğine bağlı solunum yolu rahatsızlıklarını birinci elden tecrübe ediyorlar. Ve kadın duyarlılığı liderlikle birleştiğinde, hem insanı hem de çevreyi koruyan bütüncül çözümler ortaya koyuyorlar. Kısacası, yaşadığımız tüm küresel, çevresel ve insani krizlerin çözümünde kadın eline ihtiyaç var. İşte bu nedenle kadınların, Türkiye ve Afrika ülkeleri arasındaki iş birliğinin merkezinde olması gerektiğine yürekten inanıyorum.AFRİKALI KADINLARIN BİLGELİĞİNE ŞAHİT OLDUK
Bildiğiniz üzere Türkiye'nin 2005 yılında başlattığı Afrika açılımıyla birlikte Afrika ülkelerini sıkça ziyaret ettik. Bu vesileyle 30'dan fazla ülkeyi tanıma fırsatı bulduk. Afrikalı kadınların ilham verici gücüne, bilgeliğine, çalışkanlıklarına ve toplumlarına olan katkılarına defalarca şahit olduk. Ve ilk günden itibaren bu güçlü kadınlarla dayanışma arzusu hissettim. Bir Etiyopya seyahatimiz, bu niyetimi hayata geçirmek için önemli bir fırsata dönüştü. Orada, Etiyopya Bakanının saygıdeğer eşinin himayesinde, en savunmasız kadınlara yardım etmek için kurulmuş bir tekstil atölyesini ziyaret ettim. Kadınların ürettiği ürünlerin bir dolara alınıp Avrupa'nın pahalı butiklerinde satıldığını öğrendim. Üzerinden katbekat kâr elde edilen bu ürünler, o kadınların alın teriydi, hayata tutunma umuduydu. Ben de kadınların omuz omuza verdiklerinde adil bir pazarın nasıl kurulabileceğinin örneğini ortaya koymak istedim. Böylece 2016 yılında Ankara'da "Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi"ni kurduk. Dışişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda, birçok ülkeden temin ettiğimiz tamamı kadın emeği ürünleri burada satışa sunduk. O günden beri Afrika'dan aracılığımızla elde edilen tüm gelir, emek sahibi kadınlara ulaşıyor. Kültür alanında da çok özel ve nitelikli çalışmalar gerçekleştirdik. Birlikte Afrika Yemek Kültürü Kitabını çıkardık, gastronomi kermesi düzenledik. Ardından iki cilt hâlinde Afrika Atasözleri Kitaplarını yayımladık. Her 25 Mayıs'ta Afrika Günü'nü çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. Tüm bunların yanında ben de yıllar içinde Afrika'da tanık olduğum insanlık tecrübelerini, Afrika seyahatlerinin hatıralarını kaleme aldım. Çünkü Afrika'nın benim kalbimde çok özel bir yeri ve anlamı var. O güzel yurt; ruhumu zenginleştiren, bakış açımı genişleten ve beni insanların büyük hikâyesine daha çok katkıda bulunmak için ilhamlandıran bir kardeşlik kapısıdır.
KADINLARIN LİDERLİĞİNİ DESTEKLEYECEĞİZ
Kadınların ekonomiye entegrasyonu sadece sosyal bir politika değil, aynı zamanda stratejik bir kalkınma modelidir. Türkiye olarak kadınların liderliğini ve girişimcilik becerilerini desteklemeye büyük önem veriyoruz. Bu yaklaşımımızın olumlu sonuçları rakamlara da yansımaktadır. 2002 yılında yüzde 13,1 olan kadın girişimci oranımız, 2024 itibarıyla yüzde 18,2'ye yükseldi. Yapılan anketler, Türkiye'de kadınların yüzde 60'ının girişimci olmak istediğini gösteriyor. Üstelik Türkiye'deki girişimcilik hikâyelerine baktığımızda, kadınların insanlığa hizmet eden fikirlerle öne çıktığını görüyoruz. Bu fikirler arasında çevre dostu teknolojiler, sürdürülebilir tarım modelleri, yenilenebilir enerji ve inanç temelli sosyal girişimler gibi birçok yenilikçi proje bulunuyor. Afrika kıtasındaki tablo da oldukça etkileyici. Mesela Sahra Altı Afrika, yüzde 26'lara ulaşan kadın girişimci oranıyla dünyada ilk sırada yer alıyor. Her ne kadar bu başarılar umut verici olsa da, kadınların hâlâ birçok güçlükle mücadele ettiklerini biliyoruz. Finansmana erişim zorlukları, eğitim imkânlarının azlığı ve teknolojik uçurum gibi birçok engeli aşmak zorundalar. Bu nedenle kadınlar için somut ve sürdürülebilir çözümler üretmeliyiz. Ortak fonlar, dijital beceri eğitimleri ve mentörlük programlarının bu noktada büyük katkı sağlayacağı kanaatindeyim. Değerli katılımcılar; Türkiye ve Afrika, genç nüfusları, dinamizmleri ve gelişen girişimcilik ekosistemleriyle küresel ekonomide öne çıkan bölgelerdir. Eğer kadınlara gereken desteği sağlarsak, inanıyorum ki onlar ülkelerimizi 21. yüzyılın parlayan yıldızları hâline getireceklerdir. Bu yüzden, dünyaya söyleyecek sözleri, anlatacak hayalleri, paylaşacak fikirleri olan kadınlara kulak verelim. Adil ve umut dolu bir geleceğe giden yolu kadınlarla birlikte yürüyelim. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyorum. Bu anlamlı buluşmayı hayata geçiren Ticaret Bakanlığımıza ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerimi sunuyorum. Her birinizekatılımınız için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizleri muhabbetle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.

