İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları ve yıllardır süren ablukası nedeniyle evlerini yitiren ya da zorla yerinden edilen yüzlerce Filistinli, Gazze kentinin kuzeyinde ağır hasar görmüş bir okul binasında, yokluğun ve belirsizliğin gölgesinde ramazanı karşıladı. Bir zamanlar çocuk sesleriyle çınlayan sınıflar, bugün bombardımandan kaçan ailelerin umutlarını ve korkularını taşıyan dar, karanlık sığınaklara dönüşmüş durumda.
NE ELEKTRİK NE DE SU VAR
Duvarları çatlamış, camları paramparça, altyapısı çökmüş binada ne elektrik var ne de yeterli temiz su var. İsrail'in Gazze Şeridi'ne gaz girişine izin vermemesi nedeniyle yakıt da neredeyse tükenmiş durumda. Aileler, sınıfların önünde yaktıkları küçük ateşlerin başında, duman ve is kokusu arasında yemeklerini pişirmeye çalışıyor ve iftarlarını bu zorlu şartlar altında açıyorlar. Okulda yalnızca bir aile değil, İsrail saldırılarında evlerini yitiren ya da yaşadıkları yerlerden zorla koparılan yüzlerce aile barınıyor. Bu aileler için ramazan, ibadet ve sabrın ötesinde, hayatta kalmanın başka bir adı. Enkazdan arta kalan hayatların, dumanı tüten küçük ateşlerin ve karanlığa gömülmüş sınıfların arasında kurulan mütevazı sofralar, ağır bir insani trajedinin sessiz ama derin tanıklığını yapıyor.

