Başkan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan MKYK toplantısının ardından Ömer Çelik, gündemi değerlendirdi. Çelik, "Cumhurbaşkanımızın Terörsüz Türkiye konusunda talimatları oldu. İran'la ilgili tansiyon takibimizdeydi. Saldırı hiçbir meşruiyeti olmayan bir saldırıdır. Hakkaniyetsizdir, uluslararası hukuka aykırıdır. Üstelik nükleer ve diğer konulardaki müzakereler devam derken diplomasinin stratejisinin berhava olduğu döneme girildiğini gösteriyor. Cumhurbaşkanımız böyle bir masa için yoğun bir tempo ortaya koyarak görüşmeler gerçekleştirdi. Masa çalışırken böyle bir saldırı son derece yanlış, sıkıntılı sonuçlar doğuracak bir girişimdir. İran halkının büyük kayıpları oldu. Bir kız ilkokulu bombalandı ve pek çok öğrenci hayatını kaybetti. Dini lider, askeri ve siyasi liderler hayatını kaybetti. Bu kayıplar için İran'a taziyelerimizi sunuyoruz. İran haksız ve hukuksuz bir saldırı ile karşı karşıya. Bir an evvel masa kurulmasında inisiyatifin ortaya çıkması gerektiğini ifade ediyoruz. Cumhur
başkanımız şansölye Merz ile görüştü ve çatışmanın durması ve çözümün masada aranması gerektiğini söyledi" ifadelerini kullandı.
'REJİM BAHANE EDİLEMEZ'
"Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez" diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik şöyle devam etti: "Rejim değişikliği gibi konuların ne kadar büyük facialara yol açtığı çeşitli ülke örneklerinde de görülmüştür. Küresel düzeye sıçrayacak savaş mekaniğinin çalıştırılması son derece yanlış oldu. Yakın zamandan beri, son gelişmelerden itibaren dünya üzerinde yeni bir düzen arayışı ortaya çıktığı söyleniyordu. İsrail güvenliği bahane edilerek bu şekilde müdahalelerin olması bütün bölgeyi istikrarsızlaştırıcı sonuç ortaya çıkardı. BM üyesi ülkenin yöneticilerine, dini liderine suikastlar düzenlenmesi, İsrail'e has yöntemin uygulanması her bakımdan gayrimeşru olduğu gibi uluslararası hukuka dönük olarak da onu tahrip eden bir yaklaşımdır."
'Kaos amaçlanıyor'
ÖMER Çelik, "Resmen başka ülke liderlerine suikast düzenlemekle övünen bir ülke ile karşı karşıyayız. Rejimi olmayan pek çok ülke var. Dünyadaki her ülkenin aynı rejime sahip olması gerektiğini savunmak doğru değil. Nerede bir rejim değişimine gidilmişse o ülkeler istikrarsızlaşmıştır. Çatışmaların hukuki temele dayanmamasının yanı sıra devlet mimarisinin hedef alınması kaosu amaçlamakta. İsrailli yetkililerin ifade ettiği şekilde o toplumu ayaklanmaya çağırarak devlet mimarisini çökermeye çalışmak daha büyük felaketlere yol açacaktır. Rejim değişikliği dayatmaya kimsenin hakkı yoktur. Türkiye açısından bu gelişmelerin değerlendirilmesi yapılıyor" dedi.

