Başkan Recep Tayyip Erdoğan, özellikle krizin ana tarafları olan ABD ve İran hattını bizzat yönetti.

Bu kapsamda ABD Başkanı Donald Trump ile nisan ve mart aylarında gerçekleştirilen temaslar ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yapılan doğrudan görüşmeler, tansiyonun düşürülmesinde anahtar rol oynadı. Türkiye'nin bu süreçteki hamleleri sadece iki ülkeyle sınırlı kalmayarak; Batı dünyasından Doğu'ya, Körfez'den Orta Asya'ya kadar çok geniş bir coğrafyaya yayıldı.

DESTEĞİ KENETLEDİ
Erdoğan bu süreçte Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif gibi isimlerle yoğun bir mesai harcayarak bölgesel desteği bir noktada kenetlerken, aynı zamanda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile de temaslarını sürdürerek Türkiye'nin çok yönlü dış politika gücünü bir kez daha kanıtladı. Körfez bölgesinden BAE, Kuveyt ve Umman gibi ülkelerin yanı sıra Azerbaycan gibi kardeş ve müttefik ülkelerle de sürekli iletişim halinde kalan Erdoğan, sağlanan geçici ateşkesin mimarlarından biri oldu.
DİPLOMASİNİN KALBİ ANTALYA'DA ATACAK
Antalya'da Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde, Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2026) teması, 'Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek' olarak belirlendi. Yarın (17 Nisan Cuma günü) Başkan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açılış konuşmalarıyla başlayacak zirveye, 20'nin üzerinde cumhurbaşkanı ve başbakan düzeyinde devlet başkanları, 40'ın üzerinde ülkeden dışişleri bakanları ağırlıklı olmak üzere çok sayıda sivil toplum örgütü katılım sağlayacak.


