Bu yıl 5'incisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nun açılış töreni dün gerçekleştirildi. Forumun resmi açılış törenine eşi Emine Erdoğan ile birlikte katılan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, açılış konuşmasını yaptı. Kahramanmaraş'ta okuldaki silahlı saldırı sonrasında telefonla arayarak veya mesaj göndererek üzüntülerini bildiren herkese şükranlarını sunarak konuşmasına başlayan Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nun, küresel aklın ortak kürsüsü haline geldiğini söyledi.

"DİNAMİKLER DOĞRU OKUNMALI"
Erdoğan, "İnsanlık ailesi olarak içinden geçtiğimiz dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmemiz, dinamikleri doğru okumamız şarttır. Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Güç dağılımı değişiyor, yeni aktörler yükseliyor, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bugün dünya, güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuzu görüyoruz" diye konuştu.

GAZZE'DE ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLAR
Kural temelli olduğu iddia edilen sistemin, kuralların ihlal edildiği yerde susarken insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmaların en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kaldığını belirten Erdoğan, "Buradaki esas sorun seçici davranan adalet, araçsallaştırılmış ilkeler ve güç ilişkilerine mahkum edilmiş müşterek değerlerimizdir. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz, evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze'ye bakmak yeterlidir. Son 2,5 yılda, 73 bin Filistinli İsrail saldırılarında can verirken, yaralananların sayısı 172 bini geçti" diye konuştu.
"DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR DEMİŞ ŞAİR"
Erdoğan, "Bizim dünya beşten büyüktür şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün olur. Sadece güçlülerin hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta Pakistan Başbakanı Şerif'in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir" şeklinde konuştu.

"BARIŞIN YOLU DİYALOGDAN GEÇER"
Barışa giden en kestirme yolun yapıcı diyalog ve diplomasi olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli'nin ifadesiyle 'Barış tek kanatlı bir kuş değildir'. Tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmeleri sonuç alınmasında büyük önem arz ediyor. Yine bu kritik aşamada İsrail'in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazırlıklı ve müteyakkız olunmalıdır. Tansiyonun tırmandığı Hürmüz geçişi ile ilgili bizim tavrımız çok nettir. Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Savaşın komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığını görüyoruz. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum. Yakın çevremizdeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna'daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyuyoruz. Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim. Türkiye tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır" dedi.