
Kosova'da savaşın ardından başlayan barış görevinde Türk askerinin üstlendiği en tehlikeli görevlerden biri, patlamamış mühimmatların temizlenmesiydi. Hava Silah Mühimmat Astsubay Başçavuş Hüseyin Kutlu da bu görevin başındaki isimlerden biriydi. Kutlu, 22 Eylül 1999'da Dragaş'ta patlamamış bir BLU-97 mühimmatını etkisiz hale getirirken şehit düştü. Aradan geçen 27 yıla rağmen adı Kosova'da unutulmadı. Anıtı ve adını taşıyan park, Türk askerinin bölgede ödediği bedelin simgesi oldu.

BARIŞ İÇİN GİTTİ
Kosova'daki savaş 1999 yılında sona erdi. NATO öncülüğündeki KFOR'un bölgeye konuşlandırılmasıyla Türk askeri de barış gücü kapsamında Kosova'da görev almaya başladı. Ancak çatışmaların bitmesi, tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmiyordu. Savaş boyunca döşenen mayınlar ve bombardımanlardan kalan patlamamış mühimmatlar büyük risk oluşturuyordu. Evlerine dönmeye çalışan siviller için tarla, yol ve yerleşim alanlarında ölüm tehlikesi devam ediyordu. Bölgenin yeniden güvenli hale getirilmesi gerekiyordu. Bu görev için özel eğitimli EOD timleri sahaya çıktı. Hüseyin Kutlu da bu timlerde görev yapan tecrübeli bir mühimmat uzmanıydı. 7 Temmuz 1999'da Dragaş'taki patlayıcı mühimmat imha ekibinin başında görevlendirildi. EOD, İngilizce "Explosive Ordnance Disposal" ifadesinin kısaltması. Türkçesi ise "Patlayıcı Mühimmat İmha." EOD timleri mayınları, patlamamış bombaları ve diğer tehlikeli mühimmatları tespit ediyor. Mühimmatın türünü belirliyor, güvenli hale getiriyor veya kontrollü biçimde imha ediyor. Bu görev yalnızca teknik bilgi istemiyor. Soğukkanlılık, tecrübe ve büyük bir dikkat gerektiriyor. Çünkü çalışma prensibi, mesleğin tehlikesini tek cümlede anlatıyor: Herkes patlayıcıdan uzaklaşırken EOD personeli ona yaklaşır. Hüseyin Başçavuş da Kosova'da her gün bu riskle görev yaptı.

SON GÖREVİ DRAGAŞ'TA
22 Eylül 1999 günü Hüseyin Kutlu yine görev başındaydı. Dragaş'ta patlamamış bir BLU-97 tipi mühimmatın etkisiz hale getirilmesi gerekiyordu. Kutlu, mühimmata müdahale ettiği sırada meydana gelen patlamada şehit düştü. Henüz 36 yaşındaydı. Kosova'ya savaşmak için değil, savaşın geride bıraktığı tehlikeyi ortadan kaldırmak için gitmişti. Görevi, insanların yeniden güvenle yürüyebileceği yollar ve araziler bırakmaktı. Ancak savaş bittikten sonra toprağın üzerinde kalan ölüm, bu kez onu buldu.
ADINA ANIT YAPILDI
Hüseyin Kutlu'nun adı, şehit olduğu topraklarda unutulmadı. Priştine'deki KFOR ana karargâhında adına bir anıt yapıldı. Şehit düştüğü Dragaş'ta da Hüseyin Kutlu'nun hatırasını yaşatan bir anıt bulunuyor. Kutlu'nun adı ayrıca Dragaş'taki bir parka verildi. Yıllar boyunca 22 Eylül'de düzenlenen törenlerde Türk askerleri, KFOR personeli ve Kosovalılar anıtının önünde buluştu. Çelenkler bırakıldı. Dualar edildi. Kosova'daki görevi sırasında hayatını kaybeden Türk askerinin adı, görev yaptığı toprakların hafızasına kazındı. 22 Eylül 2026... Hüseyin Kutlu'nun şehadetinin üzerinden tam 27 yıl geçti. Savaş bitti. Kosova değişti. Bir zamanlar ölüm saçan mayınların ve patlamamış mühimmatların bulunduğu topraklarda bugün yeni bir hayat var. Ama Hüseyin Başçavuş'un adı hâlâ orada. Bir anıtta, bir parkta ve Kosova halkının hafızasında... Hava Silah Mühimmat Astsubay Başçavuş Hüseyin Kutlu, insanların güvenle yaşayabilmesi için savaşın geride bıraktığı ölümle mücadele etti. 27 yıl sonra Kosova, uğruna can verdiği Türk askerini hâlâ unutmuyor.